reddi miras nasıl yapılır, reddi miras nedir, reddi miras dilekçesi, kimler reddi miras yapamaz, reddi miras dilekçesi örneği

Reddi Miras Nasıl Yapılır? Reddi Miras Dilekçesi Örneği 2026

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının, alacaklarının ve borçlarının yasal mirasçılarına geçişini kesin kurallarla düzenler. Türk Medeni Kanunu gereğince, mirasbırakanın vefatı anında mirasçılar terekeyi bir bütün olarak, kanunen ve kendiliğinden kazanırlar. Tereke, sadece gayrimenkul, araç veya bankadaki nakit para gibi aktif değerlerden ibaret değildir; aynı zamanda mirasbırakanın sağlığında biriktirdiği vergi borçları, kredi borçları, SGK prim borçları ve şahsi borçlar gibi pasif değerleri de kapsar.

Mirasbırakanın borca batık olması durumunda yasal mirasçıların kendi şahsi malvarlıklarını koruma altına almaları büyük bir hukuki gerekliliktir. Bu noktada “reddi miras nedir” kavramı hukuki bir güvence olarak gündeme gelmektedir. Reddi miras (mirasın reddi), mirasçıların kanunun kendilerine tanıdığı süre ve usuller çerçevesinde, mirasbırakanın terekesini aktif ve pasifleriyle birlikte kayıtsız şartsız reddetme hakkıdır.

Adli süreçlerin başlatılması aşamasında telafisi imkansız hak kayıpları yaşamamak için “reddi miras nasıl yapılır” sorusunun usuli yanıtlarının eksiksiz ve hatasız bilinmesi şarttır. Mirasın reddi işlemi, mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılacak resmi bir beyanla gerçekleştirilir. Bu beyanın yasal dayanağını oluşturmak üzere usulüne uygun, eksiksiz hazırlanmış bir “reddi miras dilekçesi” sunulması, hukuki sürecin şeffaf ve hızlı ilerlemesi adına en kritik adımdır.

Ancak, kanunun belirlediği yasal sürelerin kaçırılması veya terekeye ait malların satılması, gizlenmesi gibi terekenin fiilen benimsendiğini gösteren durumlarda mirasçıların bu hakkı düşmektedir. İleride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesi adına “kimler reddi miras yapamaz” hususunun somut olayın şartlarına göre detaylıca incelenmesi gerekir. Hukuki adımların doğru atılabilmesi için sayfamızın bu bölümünde, mahkemeye sunulmak üzere doğrudan bilgisayarınıza indirebileceğiniz Word ve PDF formatlarında “reddi miras dilekçesi örneği” yer almaktadır.

Gerçek Reddi Miras Dilekçesi: Mirasbırakanın vefatını öğrendiğiniz tarihten itibaren henüz 3 aylık yasal süre dolmamışsa bu dilekçe örneğini kullanmalısınız. Bu başvuru “hasımsız” olarak doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.

Hükmen Reddi Miras Dilekçesi: Vefatın üzerinden 3 aydan fazla zaman geçmişse ve muris vefat tarihinde borca batıksa (borçları malvarlığından fazlaysa) bu dilekçe örneğini kullanmalısınız. Bu başvuru, alacaklı kurumlara (bankalar, vergi dairesi vb.) karşı “hasımlı” olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir tespit davası niteliğindedir.

  • Reddi Miras Dilekçesi Örneğini (Mirasın Gerçek Reddi) Word (.docx) Formatında İndirmek İçin Tıklayınız
  • Reddi Miras Dilekçesi Örneğini (Mirasın Gerçek Reddi) PDF Formatında İndirmek İçin Tıklayınız
  • Reddi Miras Dilekçesi Örneğini (Mirasın Hükmen Reddi) Word (.docx) Formatında İndirmek İçin Tıklayınız
  • Reddi Miras Dilekçesi Örneğini (Mirasın Hükmen Reddi) PDF Formatında İndirmek İçin Tıklayınız

ÖNEMLİ UYARI: Yukarıdaki bulunan dilekçe örnekleri genel bilgilendirme amaçlıdır. Reddi miras davalarında 3 aylık yasal sürenin kaçırılması veya dilekçede eksik bilgi verilmesi, mirasçıların sınırsız borç yüküyle karşılaşmasına neden olabilir. Herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, bu taslaklar üzerinde işlem yapmadan önce hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.

Reddi Miras Nedir ve Kapsamı

Türk miras hukuku sisteminde geçerli olan temel kural, “külli halefiyet” ilkesidir. Külli halefiyet prensibi uyarınca, mirasbırakanın (murisin) ölümü anında, terekede bulunan tüm aktif değerler (gayrimenkuller, araçlar, mevduat hesapları) ve pasif değerler (vergi borçları, kredi borçları, icra dosyaları) kanun gereği kendiliğinden yasal mirasçılara intikal eder. Mirasçıların terekeyi kazanması için herhangi bir kabul beyanında bulunmalarına gerek yoktur. Ancak, murisin borca batık olması durumunda, mirasçıların kendi şahsi malvarlıklarının tehlikeye girmesini önlemek amacıyla kanun koyucu tarafından koruyucu bir mekanizma öngörülmüştür. Bu noktada “reddi miras nedir” sorusu hukuki bir kalkan olarak karşımıza çıkar. Reddi miras, yasal veya atanmış mirasçıların, muristen kendilerine intikal eden terekeyi hakları ve borçlarıyla birlikte bir bütün olarak, kayıtsız ve şartsız şekilde reddettiklerini mahkeme huzurunda beyan etmeleridir.

Terekenin reddedilmesi, mirasçılık sıfatının geçmişe etkili olarak ortadan kalkması sonucunu doğurur. Bir mirasçı terekeyi reddettiğinde, sanki mirasbırakandan önce vefat etmiş gibi değerlendirilir ve miras payı, kanuni halefiyet kuralları çerçevesinde kendi altsoyuna veya diğer yasal mirasçılara geçer. Bu nedenle, “reddi miras nedir” sorusunun yanıtı sadece bir borçtan kurtulma işlemi değil, mirasçılık statüsünden tamamen çıkma iradesidir. Mirasın reddi işlemi kısmi olarak yapılamaz. Yani bir mirasçı, “murisin gayrimenkullerini kabul ediyorum ancak kredi borçlarını reddediyorum” şeklinde bir talepte bulunamaz. Tereke, lehte ve aleyhte olan tüm sonuçlarıyla birlikte ya tamamen kabul edilir ya da tamamen reddedilir. Şarta bağlı olarak yapılan red beyanları hukuken geçersizdir.

Mirasbırakanın sağlığında biriken devlete ait vergi ve SGK prim borçları da dâhil olmak üzere, şahsi borçlardan kurtulmanın tek yasal yolu mirasın reddedilmesidir. Aksi takdirde mirasçılar, murisin borçlarından dolayı yalnızca terekedeki mallarla değil, kendi şahsi ve bağımsız malvarlıklarıyla da müteselsilen (birlikte) sorumlu tutulurlar. Bu ağır sorumluluktan kaçınmak isteyen yasal hak sahiplerinin, yasal süreleri ve usul kurallarını kesin bir şekilde uygulayarak yasal yollara başvurmaları zorunludur.

Usul Hukuku Çerçevesinde Reddi Miras Nasıl Yapılır?

Mirasın gerçek reddi, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) belirlediği sıkı şekil ve usul şartlarına tabidir. Hukuki süreçte herhangi bir usul hatası yapılmaması için “reddi miras nasıl yapılır” sorusunun yargısal adımları kesin olarak bilinmelidir. Mirasın reddi beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri (ikametgah) Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılır. Yetkili mahkeme kesin olup, farklı bir yer mahkemesine yapılacak başvurular yetkisizlik kararı ile sonuçlanabilir. Red beyanı sözlü veya yazılı olarak yapılabilmekte ise de, yargılama hukukunda ispat kolaylığı ve usuli güvenliğin sağlanması açısından başvurunun yazılı bir “reddi miras dilekçesi” ile yapılması esastır.

Türk Medeni Kanunu madde 606 uyarınca, mirasın reddi süresi 3 (üç) aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kesinlikle uzatılamaz veya durdurulamaz. Üç aylık yasal sürenin başlangıcı, yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihtir. Atanmış mirasçılar (vasiyetname ile mirasçı yapılanlar) için ise süre, murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği (tebliğ edildiği) tarihten itibaren işlemeye başlar. Yasal süre içinde mahkemeye başvurmayan mirasçılar, terekeyi zımnen (örtülü olarak) kabul etmiş sayılırlar ve bir daha mirasın gerçek reddi talebinde bulunamazlar.

Sürecin başlatılabilmesi için mirasçının kimlik belgesi ve eksiksiz olarak hazırlanmış “reddi miras dilekçesi” ile Sulh Hukuk Mahkemesi tevzi bürosuna başvurulması ve gerekli yargılama harçlarının yatırılması gerekir. Mahkeme hakimi, red beyanının süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını inceler. Beyanın şarta bağlı olmadığı, kanuni süre içinde yapıldığı ve geçerli olduğu tespit edilirse, mirasın reddedildiği Sulh Hukuk Mahkemesi’nin özel kütüğüne tescil edilir ve mirasçıya bu durumu gösterir bir mahkeme kararı (ilam) verilir. Elde edilen bu mahkeme kararı, murisin alacaklılarına karşı sunulacak en temel hukuki savunma aracıdır. Bu nedenle “reddi miras nasıl yapılır” adımlarının hiçbir aşaması atlanmadan, yasal süre olan 3 ay içinde idari ve adli başvuruların tamamlanması mülkiyet haklarının korunması için vazgeçilmezdir.

Küçükler ve Kısıtlılar Adına Reddi Miras Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi sürecinde uygulamada en çok karşılaşılan hukuki engellerden biri, mirasçılar arasında 18 yaşından küçük çocukların (reşit olmayanların) veya vesayet altındaki kısıtlıların bulunmasıdır. Kural olarak, küçük çocukların yasal temsilcisi velayet hakkına sahip olan anne ve babasıdır. Ancak, sağ kalan eş (anne veya baba) hem kendi adına mirası reddediyor hem de velayeti altındaki çocuğu adına reddi miras dilekçesi sunuyorsa, burada hukuken “menfaat çatışması” doğar.

Türk Medeni Kanunu gereğince, menfaat çatışmasının bulunduğu durumlarda veli, çocuğu adına tek başına mirasın reddi talebinde bulunamaz. Bu tür durumlarda, öncelikle Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak küçüğü temsil etmek üzere bir “temsil kayyımı” atanması talep edilmelidir. Kayyım atandıktan sonra, vesayet makamından alınacak özel izinle (husumet izni) küçük adına reddi miras nasıl yapılır usulü işletilir ve red beyanı mahkemeye sunulur. Bu zorunlu adımların atlanması, çocuklar adına yapılan red işlemlerinin geçersiz sayılmasına yol açar.

Zımni Kabul ve Hak Düşürücü Haller: Kimler Reddi Miras Yapamaz?

Kanun koyucu, mirasçılara terekeyi reddetme hakkı tanırken, iyi niyet kurallarını korumak ve alacaklıların mağdur edilmesini önlemek amacıyla bu hakkın kullanımına çeşitli sınırlamalar getirmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesi, hangi fiillerin terekeyi “benimseme” anlamına geleceğini ve mirasın reddi hakkını ortadan kaldıracağını açıkça düzenlemiştir. Bir miras hukuk ihtilafında “kimler reddi miras yapamaz” sorusunun cevabı, mirasçının ölüm olayından sonraki eylemlerinde gizlidir. Mirasçı, 3 aylık yasal süre dolmamış olsa dahi, tereke üzerinde mirasçılık sıfatının gerektirdiği tasarruflarda bulunursa reddetme hakkını derhal kaybeder.

Aşağıdaki eylemleri gerçekleştiren mirasçılar kanunen terekeyi örtülü (zımni) olarak kabul etmiş sayıldıklarından, bu kişiler “kimler reddi miras yapamaz” kapsamına dâhil edilirler:

  • Olağan Yönetim İşlerini Aşan Tasarruflarda Bulunmak: Terekeye ait bir gayrimenkulü satmak, kiraya vermek veya murise ait bir aracı kendi üzerine devralmak doğrudan terekeyi benimseme fiilidir. Bu işlemleri yapan mirasçı artık mirası reddedemez.

  • Tereke Alacaklarını Tahsil Etmek: Mirasbırakanın banka hesaplarındaki parayı çekmek, murisin alacaklı olduğu kişilerden ödeme almak veya murisin maaşını tahsil etmek örtülü kabul anlamına gelir.

  • Tereke Mallarını Gizlemek veya Kendine Mal Etmek: Mirasçının terekede bulunan değerli eşyaları (ziynet eşyası, nakit para vb.) diğer mirasçılardan veya alacaklılardan gizlemesi, reddi miras hakkının düşmesine neden olan ağır bir ihlaldir.

  • Murisin Borçlarını Kendi Şahsi Malvarlığıyla Ödemek veya Yapılandırmak: Mirasçının, murise ait bir vergi veya banka borcunu mirasçılık sıfatıyla yapılandırması (taksitlendirmesi), o borcu ve dolayısıyla terekeyi sahiplendiğinin kesin bir hukuki karinesidir.

Buna karşılık, murisin cenaze ve defin masraflarını ödemek, terekenin korunması için acil ve zorunlu tedbirleri almak (örneğin çatısı akan bir evi onarmak) veya kanuni zorunluluk gereği dul ve yetim aylığı bağlatmak terekeyi benimseme fiili sayılmaz. Dul ve yetim aylığı SGK kanunlarından doğan bağımsız bir hak olduğu için mirası reddeden eş veya çocuklar bu aylığı almaya devam edebilirler. Bir ihtilaf yaşanmaması için, hukuki süreç başlatılmadan önce “kimler reddi miras yapamaz” kriterlerinin somut olay bazında değerlendirilmesi ve tereke mallarına mutlak surette dokunulmaması esastır.

Hükmen Reddi Miras (Borca Batıklık) Davası ve Hukuki Nitelikleri

Yukarıda detaylandırılan 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde yapılan red işlemine “Mirasın Gerçek Reddi” adı verilir. Ancak yasal süre kaçırılmış olsa dahi, kanun koyucu mirasçıları koruyan ikinci bir hukuki müessese daha ihdas etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen bu istisnai duruma “Hükmen Reddi Miras” veya “Terekenin Borca Batık Olması” denir. Hukuki uygulamalarda “reddi miras nedir” kavramı incelenirken, hükmen reddin şartları ayrı bir dava türü olarak değerlendirilmektedir. Kanuna göre; ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi (borca batık olduğu) açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır.

Hükmen reddi miras kurumunun en belirgin ve avantajlı özelliği, 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olmamasıdır. Mirasçılar, murisin ölümünden yıllar sonra bile alacaklılar tarafından kendilerine yöneltilen bir icra takibi veya alacak davası karşısında “borca batıklık itirazında” bulunarak hükmen red davası açabilirler. Ancak burada ispat yükü mirasçının üzerindedir. Davacı mirasçı, murisin vefat ettiği tarih itibarıyla pasif malvarlığının (borçlarının) aktif malvarlığından (alacakları ve mallarından) fazla olduğunu, yani terekenin eksi bakiyede bulunduğunu mahkeme huzurunda resmi kayıtlarla ispatlamak zorundadır. Banka hesap dökümleri, icra dosyaları, tapu kayıtları ve vergi dairesi borç sorgulamaları bu davaların temel delilleridir.

Gerçek red işlemlerinin aksine, hükmen reddi miras talepleri çekişmeli yargı kurallarına tabidir ve murisin son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Davalı taraf olarak, mirasbırakandan alacaklı olan kişi, kurum (bankalar) veya devlet idareleri (Vergi Dairesi, SGK) gösterilir. Eğer yargılama neticesinde terekenin ölüm anında borca batık olduğu mahkemece tespit edilirse, mirasçılar murisin borçlarından kurtulmuş olur. Süreyi kaçıran mirasçılar için can simidi niteliğinde olan bu davanın açılabilmesi için de yine terekeyi benimseme (zımni kabul) fiillerinin işlenmemiş olması şarttır. Bu nedenle “reddi miras nasıl yapılır” araştırması yapan bireylerin, süre şartını yerine getirip getiremediklerine göre gerçek red ile hükmen red davaları arasındaki usuli ayrımı iyi analiz etmeleri gerekir.

Dava Açılış Süreci: Reddi Miras Dilekçesi ve İçerik Şartları

Mirasın reddi sürecini başlatan ve davanın sınırlarını çizen en önemli hukuki belge “reddi miras dilekçesi“dir. Mahkemeye sunulan beyanın geçerli olabilmesi için dilekçenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen asgari şekil şartlarını taşıması, net ve şartsız bir ifade barındırması zorunludur. Hatalı, eksik veya şarta bağlanmış talepler mahkeme tarafından usulden reddedileceğinden, hukuki başvuru evrakının büyük bir özenle hazırlanması gereklidir.

Reddi Miras Dilekçesi Örneği(Mirasın Gerçek Reddi)


[İL VEYA İLÇE ADI] SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI (MİRASI REDDEDEN) : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No: …)

ADRESİ                                           : [Tebligata elverişli tam adres yazılmalıdır]

VEKİLİ                                            : Av. [Varsa vekilin adı soyadı]

ADRESİ                                           : [Varsa vekilin adresi]

DAVALI                                           : Hasımsız

MİRASBIRAKAN (MURİS)        : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No: …)

VEFAT TARİHİ                             : …/…/20…

KONU                                       : Mirasbırakanın mirasının kayıtsız ve şartsız olarak reddedildiğinin tespiti ile mirasın reddi beyanımızın mahkemeniz özel kütüğüne tescili talepli dilekçemizi havidir.

AÇIKLAMALAR                          :

  1. Mirasbırakan [Murisin Adı Soyadı], …/…/20… tarihinde vefat etmiştir. Ekte mahkemenize sunduğumuz nüfus kayıt örneği ve vefat ilamından (ölüm belgesi) da anlaşılacağı üzere, tarafım [veya müvekkilim], vefat eden murisin yasal mirasçısı konumundadır.
  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesi ve ilgili diğer yasal mevzuat hükümleri uyarınca, mirasbırakan [Murisin Adı Soyadı]’ndan tarafıma [veya müvekkilime] intikal eden mirası aktif ve pasifiyle birlikte kayıtsız ve şartsız olarak reddediyorum.
  3. Mirasbırakanın vefatından bugüne kadar terekeye ait hiçbir mala dokunulmamış, tereke benimsenmemiş ve mirasçılık sıfatının gerektirdiği olağan dışı hiçbir tasarrufta bulunulmamıştır. Tereke üzerindeki hiçbir hak ve alacak tahsil edilmemiştir.
  4. Mirasın reddi beyanımız, kanunun öngördüğü 3 (üç) aylık yasal ve hak düşürücü süre içerisinde mahkemenize sunulmaktadır.
  5. Açıklanan nedenlerle, mirasın kayıtsız ve şartsız reddedildiğine dair beyanımızın kabulü ile bu durumun Sulh Hukuk Mahkemesi özel kütüğüne tesciline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                : 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (md. 605 ve devamı), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                    :

  1. Nüfus Kayıt Örneği,
  2. Vefat İlamı (Ölüm Belgesi),
  1. Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi – Varsa eklenmelidir, yoksa mahkemece celbi talep edilir),
  1. Yemin ve ikamesi mümkün sair hukuki deliller.

SONUÇ VE İSTEM                       : Yukarıda izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;

1) Mirasbırakan [Murisin Adı Soyadı]’nın mirasının tarafımca [veya müvekkilimce] KAYITSIZ VE ŞARTSIZ OLARAK REDDEDİLDİĞİNİN TESPİTİNE,

2)  Mirasın reddi beyanımızın mahkemeniz ÖZEL KÜTÜĞÜNE TESCİLİNE karar verilmesini talep ederim. …/…/20…

 

Davacı (Mirası Reddeden)

Adı ve Soyadı(İmza)

EKLER                                           :

  • Kimlik Fotokopisi
  • Nüfus Kayıt Örneği
  • Vefat İlamı (Ölüm Belgesi)

Reddi Miras Dilekçesi Örneği(Mirasın Hükmen Reddi)


[İL VEYA İLÇE ADI] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI                                           : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No: …)

ADRESİ                                           : [Tebligata elverişli tam adres yazılmalıdır]

VEKİLİ                                            : Av. [Varsa vekilin adı soyadı]

ADRESİ                                           : [Varsa vekilin adresi]

DAVALI                                           : [Alacaklı Kurum veya Kişi Adı – Örneğin: … Bankası A.Ş. veya … Vergi Dairesi]

ADRESİ                                          : [Davalının Adresi]

MİRASBIRAKAN (MURİS)        : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No: …)

VEFAT TARİHİ                             : …/…/20…

KONU                                         : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi uyarınca mirasbırakanın ölümü tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın HÜKMEN REDDİNE karar verilmesi talepli dilekçemizi havidir.

AÇIKLAMALAR                          :

  1. Mirasbırakan [Murisin Adı Soyadı], …/…/20… tarihinde vefat etmiştir. Tarafım, vefat eden murisin yasal mirasçısı konumundadır.
  2. Mirasbırakanın vefat ettiği tarih itibarıyla terekesi açıkça borca batıktır. Murisin adına kayıtlı hiçbir aktif malvarlığı, gayrimenkulü veya nakit birikimi bulunmamaktadır. Buna karşılık murisin, davalı [Davalı Kurum Adı]’na ve dava dışı başkaca kurumlara yüklü miktarda borcu bulunmaktadır.
  3. Murisin vefatı sonrasında tereke tarafımca kesinlikle benimsenmemiş, terekeye ait herhangi bir hak tahsil edilmemiş ve zımni kabul anlamına gelecek hiçbir hukuki işlem yapılmamıştır.
  4. Türk Medeni Kanunu m. 605/2 uyarınca; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Murisin ölümü anında pasif malvarlığı aktif malvarlığından fazla olduğundan ve ödemeden aczi açık olduğundan, mirası hükmen reddetmiş sayılmamız gerekmektedir.
  5. Davalı kurum tarafından murisin borçlarından dolayı tarafıma yöneltilen/yöneltilme ihtimali bulunan haciz ve icra tehditlerinden kurtulabilmek adına, terekenin ölüm anında borca batık olduğunun tespit edilerek mirasın hükmen reddine karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER               : 4721 Sayılı TMK (md. 605/2), 6100 Sayılı HMK ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                  :

  1. Nüfus Kayıt Örneği ve Mirasçılık Belgesi,
  2. Murisin aktif malvarlığı bulunmadığını gösterir TAKBİS ve EGM (araç) sorgu kayıtları,
  3. İcra dosyaları, banka kayıtları ve SGK dökümleri,
  4. Bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM                       : Yukarıda izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle;

  • Davamızın kabulü ile, mirasbırakan [Murisin Adı Soyadı]’nın ölümü tarihinde terekesinin açıkça borca batık olduğunun TESPİTİNE,
  • Mirasın tarafımızca HÜKMEN REDDEDİLMİŞ SAYILMASINA karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ederim. …/…/20…

Davacı Adı ve Soyadı (İmza)


Bir “reddi miras dilekçesi” hazırlanırken içeriğinde mutlak surette bulunması gereken hukuki unsurlar şunlardır:

  • Yetkili Mahkeme Adı: Dilekçenin başlığında murisin son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi açıkça belirtilmelidir. (Örn: İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi’ne)

  • Davacı Bilgileri: Mirası reddeden mirasçının adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve tebligata elverişli açık adresi.

  • Mirasbırakanın (Murisin) Bilgileri: Vefat eden kişinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve kesin vefat tarihi.

  • Açık ve Şartsız Talep Beyanı: Dilekçenin konu ve sonuç kısmında, muristen intikal eden mirasın “kayıtsız ve şartsız olarak reddedildiğine” dair hukuki irade net olarak yazılmalıdır.

  • Deliller: Nüfus kayıt örneği, ölüm belgesi (vefat ilamı) ve varsa veraset ilamı.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Hukuki Kapsamda Reddi Miras Nedir ve Temel Amacı Nedir?

Türk miras hukuku sistemine göre bir kişinin vefatı ile birlikte tüm malvarlığı, alacakları ve borçları yasal mirasçılarına kendiliğinden geçer. Bu geçiş işlemine “külli halefiyet” denir. Külli halefiyet prensibi uyarınca mirasçılar, murisin borçlarından sadece terekedeki mallarla değil, kendi kişisel malvarlıklarıyla da sınırsız sorumludur. Hukuki bağlamda reddi miras nedir sorusunun cevabı, mirasçıların bu sınırsız borç yükü altına girmekten kurtulmak amacıyla kanunun tanıdığı süre içerisinde terekeyi tüm aktif ve pasifleriyle birlikte reddetme iradesini mahkeme huzurunda açıklamasıdır. Bu işlemin temel amacı, borca batık bir miras nedeniyle mirasçıların kendi şahsi ve ekonomik hayatlarının yıkıma uğramasını kanuni yollarla engellemektir. Red işlemi yapıldığında mirasçılık sıfatı geçmişe dönük olarak tamamen ortadan kalkar.

Adım Adım Reddi Miras Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıl İşler?

Mirasın reddi işleminin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için sıkı şekil şartlarına uyulması zorunludur. Usulüne uygun olarak reddi miras nasıl yapılır sorusunun adımları şu şekildedir:

  • Murisin ölüm tarihi veya mirasçı olunduğunun öğrenildiği tarih itibarıyla 3 aylık yasal süre içinde harekete geçilmelidir.

  • Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki (ikametgah) Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili kılınmıştır.

  • Başvuru, şartsız ve net ifadeler içeren bir reddi miras dilekçesi ile mahkeme tevzi bürosuna yapılmalıdır.

  • Dilekçe ile birlikte kimlik belgesi ve varsa vefat ilamı (ölüm belgesi) sunulmalıdır.

  • Mahkeme hakimi başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığını ve iradenin şarta bağlı olup olmadığını inceler.

  • Şartlar sağlanıyorsa mahkeme bu reddi özel kütüğüne tescil eder ve reddi miras ilamı (kararı) düzenler.

Mirası Reddetme Hakkı Olan Ancak Kimler Reddi Miras Yapamaz?

Kanun koyucu, mirasın reddi hakkını tanırken alacaklıların haklarını da korumayı hedeflemiştir. Mirasçının eylemleri terekeyi benimsediğini gösteriyorsa red hakkı düşer. Yasal olarak kimler reddi miras yapamaz konusu Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde düzenlenmiştir. Üç aylık yasal süre dolmamış olsa dahi; murise ait bir banka hesabından para çeken, murisin aracını kullanan veya satan, terekeye ait bir taşınmazı kiraya verip gelirini alan mirasçılar zımni (örtülü) kabul yapmış sayılırlar. Ayrıca murisin borçlarını kendi parasıyla yapılandıran veya terekedeki eşyaları gizleyen kişiler de red hakkını derhal kaybeder. Bu eylemleri gerçekleştiren mirasçılar artık mirası reddedemezler.

Mahkemeye Sunulacak Reddi Miras Dilekçesi Nasıl Olmalıdır?

Hukuki süreçlerin başlangıç noktası olan dilekçe, mahkemenin talebi doğru değerlendirmesi açısından hayati öneme sahiptir. Geçerli bir reddi miras dilekçesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava dilekçelerinde aradığı temel unsurları barındırmalıdır. Dilekçede yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’nin adı, davacı mirasçının açık kimlik ve adres bilgileri, vefat eden murisin kimlik bilgileri ve ölüm tarihi eksiksiz yer almalıdır. Talebin konusu kısmında “mirasın kayıtsız ve şartsız reddi” ifadesi açıkça yazılmalıdır. “Sadece borçları reddediyorum” gibi kısmi veya şarta bağlı talepler içeren dilekçeler mahkemece usulden reddedilir. Hatasız bir başvuru süreci için hukuki standartlara uygun formatların kullanılması esastır.

Sayfada Yer Alan Reddi Miras Dilekçesi Örneği Nasıl Kullanılır?

Yasal haklarını arayan vatandaşların usul hataları yapmalarını önlemek amacıyla sayfamıza eklediğimiz taslaklar mevcuttur. İndirilebilir Word ve PDF formatlarındaki reddi miras dilekçesi örneği, doğrudan mahkemeye sunulabilecek profesyonel bir hukuki şablon niteliğindedir. Bu evrakı bilgisayarınıza indirdikten sonra, boş bırakılan alanlara kendi kişisel verilerinizi, adresinizi ve mirasbırakanın bilgilerini doğru bir şekilde doldurmalısınız. Belgeyi doldurduktan ve çıktısını aldıktan sonra ıslak imzanızla birlikte ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne teslim etmeniz yeterlidir. Bu reddi miras dilekçesi örneği, yalnızca 3 aylık süre içinde açılacak “gerçek red” davaları için tasarlanmıştır.

Reddi Miras Yapan Kişinin Borcu Altsoyuna (Çocuklarına) Geçer Mi?

Mirasın reddedilmesi durumunda ortaya çıkan en önemli hukuki sonuçlardan biri halefiyet kuralıdır. Bir mirasçı terekeyi reddettiğinde, kanun gereği muristen önce vefat etmiş gibi kabul edilir. Bu durumda reddedilen miras payı, otomatik olarak o mirasçının altsoyuna (çocuklarına) geçer. Dolayısıyla murisin borçları da altsoya intikal etmiş olur. Altsoyun da bu borçlardan sorumlu olmaması için kendi yasal 3 aylık süreleri içinde (mirasın kendilerine geçtiğini öğrendikleri tarihten itibaren) ayrı bir reddi miras dilekçesi ile mahkemeye başvurmaları zorunludur. Aksi takdirde çocuklar borç yüküyle karşı karşıya kalır.

En Yakın Mirasçıların Tamamı Mirası Reddederse Ne Olur?

Eğer mirasbırakanın ölümü anında yasal olarak en yakın mirasçılarının tamamı (örneğin eşi ve tüm çocukları) mirası reddederse, tereke bir alt zümreye (örneğin murisin kardeşlerine veya anne-babasına) geçmez. Türk Medeni Kanunu madde 612 uyarınca, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre resmi tasfiyeye tabi tutulur. Tasfiye sonucunda murisin malları satılır ve borçları ödenir. Borçlar ödendikten sonra geriye bir miktar para veya mal kalırsa, bu bakiye değer sanki mirası reddetmemişler gibi hak sahibi olan o yasal mirasçılara iade edilir. Bu kural, mirasçıları koruyan çok önemli bir yasal güvencedir.

Dul ve Yetim Aylığı Bağlatmak, Kimler Reddi Miras Yapamaz Kuralını İhlal Eder Mi?

Hayır, kesinlikle ihlal etmez. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından vefat eden sigortalının eşine ve çocuklarına bağlanan dul ve yetim aylığı, terekenin bir parçası değildir. Bu aylıklar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndan doğan, mirasçılık sıfatından tamamen bağımsız özel yasal haklardır. Murisin borçlarından kurtulmak için mirası reddeden bir eş veya çocuk, hiçbir yasal engelle karşılaşmadan SGK’ya başvurarak dul ve yetim aylığı bağlatabilir, birikmiş ikramiyeleri alabilir. Bu eylemler terekeyi benimseme fiili sayılmaz ve kimler reddi miras yapamaz sınırlarının tamamen dışındadır.

Üç Aylık Yasal Süreyi Kaçıran Mirasçılar İçin Çözüm Yolu Var Mıdır?

Kanun, üç aylık süreyi kaçıran mirasçılar için istisnai bir hukuki yol daha öngörmüştür: Hükmen reddi miras (borca batıklık davası). Murisin ölüm tarihi itibarıyla borçlarını ödemekten acz içinde olduğu, yani pasifinin aktifinden fazla olduğu açıkça belli ise veya resmi kayıtlarla ispatlanabiliyorsa miras hükmen reddedilmiş sayılır. Hükmen red davası herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir; murisin alacaklıları yıllar sonra icra takibi başlatsa dahi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılabilir. Ancak bu davayı açabilmek için de mirasçının tereke mallarına dokunmamış olması şarttır. Her iki davanın usulü ve görevli mahkemeleri farklı olduğundan reddi miras nasıl yapılır araştırması yapanların bu ayrıma dikkat etmesi gerekir.

Mirasın Reddi İşlemi Kısmi Olarak Yapılabilir Mi?

Mirasın kısmi olarak reddedilmesi hukuken hiçbir şekilde mümkün değildir. Külli halefiyet ilkesi gereği tereke, bütün hakları, alacakları, borçları ve ayni haklarıyla bir bütündür. Bir mirasçı mahkemeye sunacağı reddi miras dilekçesi içinde “murisin banka borçlarını reddediyorum ancak adına kayıtlı taşınmazları kabul ediyorum” şeklinde bir talepte bulunamaz. Kanun, terekenin sadece işe yarar kısımlarının alınıp yükümlülüklerinin bırakılmasına izin vermez. Red iradesi kayıtsız, şartsız ve terekenin tamamını kapsayacak şekilde açıklanmak zorundadır.

Sonuç

Miras hukuku, mülkiyetin intikali sürecinde yalnızca hakları değil, aynı zamanda ciddi maddi yükümlülükleri de mirasçılara devreder. Mirasbırakanın vefatı ile birlikte kendiliğinden işleyen bu hukuki mekanizma, borca batık terekeler söz konusu olduğunda mirasçıların kendi şahsi malvarlıklarını büyük bir risk altına sokar. Bu ağır tablonun yasal yollarla engellenebilmesi için ihdas edilen mirasın reddi kurumu, zamanında ve doğru usullerle işletilmesi gereken, aksi halde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuran hayati bir hukuki haktır. Tüm detaylarıyla incelediğimiz reddi miras nedir kavramı, sadece borçlardan kaçınmayı değil, mirasçılık sıfatının hukuken tamamen sonlandırılmasını ifade eder.

Hukuki sürecin sorunsuz ilerlemesi için reddi miras nasıl yapılır sorusunun yasal çerçevesine harfiyen uyulması gereklidir. Üç aylık hak düşürücü sürenin kati suretle takip edilmesi ve bu süre zarfında tereke mallarına hiçbir şekilde dokunulmaması mülkiyet haklarının korunması için temel şarttır. Gerekli hassasiyet gösterilmediğinde ve tereke üzerinde tasarrufta bulunulduğunda, mirasçılar doğrudan kimler reddi miras yapamaz kategorisine girerek kanuni haklarını geri dönülemez biçimde kaybederler.

Sürecin başlatılmasında mahkemeye sunulacak beyanın geçerliliği, usulüne uygun hazırlanmış bir evraka bağlıdır. Sayfamızda kullanımınıza sunulan Word ve PDF formatlarındaki reddi miras dilekçesi örneği dosyalarını indirerek davanızın usuli altyapısını yasal standartlara uygun bir reddi miras dilekçesi ile güvenle oluşturabilirsiniz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık
Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.