İnfaz Hesaplama (Yatar) 2026
Yazı İçeriği
- 1. İnfaz Ne Demek? Türk Hukukunda Hapis Cezasının İnfazı Süreci
- 2. Yatar Hesaplama Nasıl Yapılır? Koşullu Salıverilme Oranları
- 3. Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve İnfaz Yatar Hesaplama Etkisi
- 4. Denetimli Serbestlik ve Detaylı Yatar Hesaplama İçindeki Yeri
- 5. Müddetnameye İtiraz ve İnfaz Yatar Hesaplama Programı
- 6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 6.1. İnfaz Ne Demek ve Kesinleşmiş Ceza Ne Zaman İnfaz Edilir?
- 6.2. İnfaz Hesaplama Programı Neden Gereklidir?
- 6.3. Detaylı Yatar Hesaplama İşleminde Gözaltı ve Tutukluluk Süreleri Cezadan Düşülür Mü?
- 6.4. Kısa Süreli Hapis Cezaları İçin Yatar Hesaplama Nasıl İşler, Hükümlü Cezaevine Girer Mi?
- 6.5. Müddetnamedeki İnfaz Tarihleri Hatalı Hesaplanmışsa Hangi Kuruma İtiraz Edilmelidir?
- 6.6. İkinci Kez Tekerrür Durumunda İnfaz Yatar Hesaplama Oranları Değişir mi?
- 6.7. Mahkemece Hapis Cezasının Ertelenmesi Durumunda İnfaz Hesaplama Yapılır mı?
- 7. Sonuç
Ceza hukuku pratiğinde, mahkemeler tarafından sanık hakkında kurulan hapis veya adli para cezası hükmünün kesinleşmesiyle birlikte infaz süreci başlar. Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet ilamı bulunan kişilerin en çok yanıt aradığı hukuki soruların başında “infaz ne demek” ve hükmedilen hapis cezasının ne kadarının fiilen cezaevinde geçirileceği gelmektedir. Mahkeme kararında yazan toplam ceza süresi ile kişinin kapalı veya açık ceza infaz kurumunda fiilen geçireceği süre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca birbirinden tamamen farklıdır. Kanun koyucunun belirlediği yasal indirimler, koşullu salıverilme (şartlı tahliye) ve denetimli serbestlik sınırları uygulanarak cezaevinde kalınacak net sürenin matematiksel olarak tespit edilmesine infaz hesaplama adı verilir.
Kişinin suç tarihi, suçun niteliği (terör, uyuşturucu ticareti, kasten öldürme, mükerrerlik durumu) ve yaşı gibi birçok hukuki değişken, yatar hesaplama sürecini doğrudan etkiler. Özellikle 7242 sayılı Kanun ile infaz rejiminde yapılan köklü değişiklikler, tahliye oranlarının (1/2, 2/3, 3/4) ve denetimli serbestlik sürelerinin suç tiplerine göre keskin biçimde farklılaşmasına neden olmuştur. Hükümlünün cezaevine giriş tarihinden tahliye olacağı güne kadar geçen sürenin hatasız bir şekilde öngörülebilmesi için detaylı yatar hesaplama yapılması hukuki bir zorunluluktur. Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından düzenlenen müddetnamelerdeki olası maddi hataların saptanması ve haksız özgürlük kısıtlamalarının önüne geçilmesi, ancak güncel parametrelere sahip, kusursuz bir infaz yatar hesaplama algoritması ile mümkündür.
İnfaz Ne Demek? Türk Hukukunda Hapis Cezasının İnfazı Süreci
Ceza yargılaması sonucunda mahkemeler tarafından verilen mahkumiyet kararlarının, olağan kanun yollarından (İstinaf ve Yargıtay) geçerek veya itiraz edilmeksizin kesinleşmesinin ardından başlayan yaptırım sürecine infaz denir. Hukuki bir terim olarak aranılan infaz ne demek sorusunun en net cevabı; devletin, kesinleşmiş yargı kararlarını maddi gerçekliğe dönüştürmesi ve hükümlü üzerinde infaz kurumları aracılığıyla uygulamasıdır. Türk ceza sisteminde yaptırımların yerine getirilmesi süreci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.
Bir ceza mahkemesi ilamı kesinleştiğinde, dosya hükmü veren mahkeme tarafından ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosuna gönderilir. İnfaz Savcılığı, karardaki hapis cezasının miktarını, suçun türünü ve hükümlünün geçmiş adli sicil kayıtlarını inceleyerek bir “Müddetname” (Yatar hesabı belgesi) düzenler. Hükmedilen ceza miktarı belirli bir sınırın altındaysa hükümlüye “Çağrı Kağıdı” gönderilerek on gün içinde teslim olması istenir; sınırın üzerindeki cezalarda veya çağrıya uyulmaması durumunda ise doğrudan “Yakalama Emri” çıkartılır. Bu aşamada hükümlülerin karşısına çıkan en büyük problem, mahkeme ilamında yazan süre (Örneğin 10 yıl) ile cezaevinde fiilen kalınacak sürenin (Örneğin 4 yıl 2 ay) birbirinden tamamen farklı olmasıdır. Kanunun sağladığı indirim oranları kullanılarak cezaevinde geçirilecek net sürenin bulunması işlemi, hukuki terminolojide infaz hesaplama olarak adlandırılmaktadır.
Yatar Hesaplama Nasıl Yapılır? Koşullu Salıverilme Oranları
Hapis cezalarının infazında, hükümlünün cezaevindeki davranışlarının iyi halli olması şartıyla cezasının tamamını demir parmaklıklar ardında geçirmemesi kuralı benimsenmiştir. Bu kurala “koşullu salıverilme” (şartlı tahliye) adı verilir. Doğru bir yatar hesaplama yapılabilmesi için, öncelikle suç tarihine ve suçun niteliğine göre kanunun belirlediği koşullu salıverilme oranının tespit edilmesi gerekir. 7242 sayılı Kanun ile yapılan köklü değişiklikler sonrasında Türk infaz rejimindeki temel oranlar şu şekilde kategorize edilmiştir:
- 1/2 (Yarı Yarıya) İnfaz Oranı: Kural olarak 30.03.2020 tarihinden sonra işlenen ve kanunda istisna olarak sayılmayan genel suçlarda (Örneğin; basit hırsızlık, dolandırıcılık, kasten yaralama) hapis cezasının yarısı cezaevinde infaz edilir.
- 2/3 İnfaz Oranı: Kasten öldürme (TCK m.81, 82), neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m.87/2-d), cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı (TCK m.102/2, 103, 104/2-3), uyuşturucu madde imal ve ticareti (TCK m.188), devlet sırlarına karşı suçlar ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan cezalarda geçerli olan orandır.
- 3/4 İnfaz Oranı: Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar, devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ve silahlı suç örgütü kurma veya yönetme suçlarında infaz süreci bu oran üzerinden hesaplanır.
Suç tarihinin 30 Mart 2020 öncesi veya sonrası olması, suçun niteliği ve hükümlünün yaş küçüklüğü durumu, oranları doğrudan değiştirmektedir. Örneğin, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan çocuk hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumunda geçirdikleri her 1 gün, koşullu salıverilme hesaplamasında 2 gün olarak sayılmaktadır (5275 sayılı Kanun m.107/5). Tüm bu istisnaların bir arada değerlendirilip milimetrik bir takvime dökülmesi işlemi detaylı yatar hesaplama olarak tanımlanır. Parametrelerdeki tek bir günlük hata, hükümlünün haksız yere aylarca cezaevinde kalmasına yol açabilmektedir.
| Mahkemece Verilen Ceza | Cezaevinde Geçirilecek Net Süre | Koşullu Salıverilme | Denetimli Serbestlik |
|---|---|---|---|
| 1 Yıl | Girdi - Çıktı (Yatar Yok) | 6 Ay | 1 Yıl |
| 2 Yıl | Girdi - Çıktı (Yatar Yok) | 1 Yıl | 1 Yıl |
| 3 Yıl | 6 Ay | 1 Yıl 6 Ay | 1 Yıl |
| 4 Yıl | 1 Yıl | 2 Yıl | 1 Yıl |
| 5 Yıl | 1 Yıl 6 Ay | 2 Yıl 6 Ay | 1 Yıl |
| 6 Yıl | 2 Yıl | 3 Yıl | 1 Yıl |
| 7 Yıl | 2 Yıl 6 Ay | 3 Yıl 6 Ay | 1 Yıl |
| 8 Yıl | 3 Yıl | 4 Yıl | 1 Yıl |
| 9 Yıl | 3 Yıl 6 Ay | 4 Yıl 6 Ay | 1 Yıl |
| 10 Yıl | 4 Yıl | 5 Yıl | 1 Yıl |
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve İnfaz Yatar Hesaplama Etkisi
Önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi durumuna “tekerrür” denir. TCK Madde 58 uyarınca, hakkında tekerrür hükümleri uygulanan sanıklar “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine” tabi tutulurlar. Mükerrirler için cezaevinde kalınacak sürenin tespiti parametreleri tamamen değişir ve cezaevinde kalınacak süre standart suçlara göre ciddi oranda artar. İkinci kez mükerrir olan (mükerrerliği tespit edildikten sonra tekrar suç işleyen) hükümlüler ise koşullu salıverilme hükümlerinden hiçbir şekilde faydalanamazlar ve cezalarının tamamını (4/4) kapalı infaz kurumunda çekmek zorundadırlar.
Mükerrirlerin yatar süresindeki oranlar, yasal değişiklikler nedeniyle karmaşık bir hal almıştır ve Yargıtay’ın güncel içtihatları ile şekillenmektedir.
[Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 16.02.2024 T., 2023/5166 E., 2024/1004 K.]
“Hükümlünün… 17 yıl 11 ay hapis cezasının infazı sırasında müddetnamede mükerrir olduğu anlaşılan müebbet hapis cezasından dolayı… koşullu salıverilmesi için cezaevinde geçirmesi gereken sürenin 40 yıl 4 ay 14 gün olarak tespit edildiği; mahkemenin karar tarihi olan 05.06.2020 tarihinde 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile yapılan değişikliğe göre mükerrirlere özgü infaz rejiminde süreli hapisler için koşullu salıverilme için öngörülen 3/4 oranının 2/3 olarak tayin edildiği, içtima kararına dahil her bir cezanın ayrı ayrı varlıklarını korudukları, bu nedenle de içtima kararındaki her bir ceza yönünden lehe olan infaz rejiminin uygulanması gerektiği değerlendirilmekle… kanun yararına bozma kararı verilmiştir.”
Belirtilen emsal karar, mükerrirlere uygulanan oranların 7242 sayılı Kanun ile 3/4’ten 2/3’e düşürülmesinin lehe kanun uygulaması çerçevesinde geriye dönük infaz dosyalarına nasıl etki edeceğini netleştirmiştir. Bu tür yasal karmaşaların manuel olarak hesaplanması imkansıza yakın olduğundan, ileri düzey infaz yatar hesaplama sistemlerinin algoritmaları bu oran değişikliklerini otomatik olarak revize etmektedir.
Denetimli Serbestlik ve Detaylı Yatar Hesaplama İçindeki Yeri
Koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kalan hükümlülerin, cezaevinden tahliye edilerek dışarıda sosyal hayata adaptasyonlarını sağlamak amacıyla uygulanan infaz modeline denetimli serbestlik denir (5275 sayılı Kanun m.105/A). Hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıması ve iyi halli olması durumunda, yatar süresinin son kısmı denetimli serbestlik ile dışarıda geçirilir.
Kural olarak denetimli serbestlik süresi 1 yıldır. Ancak suç tarihi 30 Mart 2020 ve öncesine ait olan belirli suçlarda (istisna tutulanlar hariç) bu süre 3 yıl olarak uygulanmaktadır. Denetim süresinin hesaplanması ve ihlali durumunda geriye kalan yatar süresinin belirlenmesi katı kurallara bağlanmıştır.
[Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 11.03.2022 T., 2022/1330 E., 2022/1934 K.]
“Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Somut olayda… hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1 yıl 8 ay 15 gün olarak bulunacağı göz önüne alındığında, anılan sürenin yarısı olan 10 ay 7 gün denetim süresi olacağı, hükümlünün koşullu salıverildikten sonra kasten işlediği suçun denetim süresi sona erdikten sonra işlendiği cihetle, denetim süresinden sonra işlenen suç dolayısıyla koşullu salıverilme kararının geri alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Bu Yargıtay kararında açıkça vurgulandığı üzere, koşullu salıverilme kararı sonrasındaki denetim süresinin matematiksel sınırı, cezaevinde geçirilmesi gereken net sürenin tam yarısıdır. Denetimli serbestlik tarihlerinin tespiti, detaylı yatar hesaplama işlemi sırasındaki en kritik adımdır. Hükümlünün açık cezaevine ne zaman geçeceği ve hangi tarihte elektronik kelepçe veya imza yükümlülüğü ile tahliye edileceği bu sürelerin doğru saptanmasına bağlıdır.
Müddetnameye İtiraz ve İnfaz Yatar Hesaplama Programı
İnfaz Savcılığı tarafından hazırlanan ve hükümlüye tebliğ edilen müddetnameler idari birer işlemdir ve yargı denetimine açıktır. Müddetnamede yer alan hesaplamaların hukuka, güncel kanun değişikliklerine veya lehe olan Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu tespit edildiğinde, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu çerçevesinde İnfaz Hakimliğine itiraz başvurusunda bulunulur. Bu itirazlar genellikle TCK Madde 63 kapsamındaki mahsup işlemlerinin (gözaltında veya tutuklulukta geçen sürelerin cezadan düşülmesi) eksik yapılması veya mükerrerlik oranlarının hatalı girilmesinden kaynaklanmaktadır.
Müddetnamelerde sıkça karşılaşılan maddi hatalar şu şekilde listelenebilir:
- Suç tarihinin yanlış tespit edilerek, lehe olan eski kanun oranları (Örn: 3 yıl denetimli serbestlik) yerine aleyhe olan yeni kanun oranlarının uygulanması,
- Yaş küçüklüğü nedeniyle kapalı cezaevinde geçirilen 1 günün 2 gün sayılması (107/5) kuralının mahsup işlemine yansıtılmaması,
- İçtima (cezaların toplanması) kararlarında, her bir suçun ayrı ayrı infaz rejimine tabi tutulması kuralının ihlal edilerek tüm cezalara en ağır oranın yansıtılması,
- Koşullu salıverilme tarihinin, hak ederek (bihakkın) tahliye tarihini aşacak şekilde mantık hatasıyla düzenlenmesi.
İnsan faktörüne dayalı bu tür matematiksel ve hukuki hataların önüne geçmek, ancak yüksek donanımlı algoritmalar kullanan özel yazılımlarla mümkündür. Hükümlülerin ne zaman açığa ayrılacağı, hangi tarihte denetimli serbestlikten yararlanacağı ve koşullu salıverilme tarihinin milimetrik olarak hangi güne denk geldiğini belirlemek adına geliştirilmiş infaz hesaplama programları, savunma makamının en güçlü araçlarıdır. Birden fazla suç türünü, tekerrür durumunu ve yaş istisnalarını saniyeler içinde analiz eden gelişmiş bir infaz yatar hesaplama sistemi, müddetname iptal davalarında hakimin önüne sunulacak en somut bilimsel delili oluşturmaktadır. Hukuki hak kaybı yaşamamak ve haksız yere hürriyet kısıtlamasına maruz kalmamak adına, ceza ilamlarının uzman sistemler ile çapraz kontrolden geçirilmesi şarttır.
Güncel Mevzuat: 12. Yargı Paketi (7589 S.K.) ve Özel Durumlu Hükümlüler
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), infaz hukuku pratiğine yeni standartlar getirmiştir. Kamuoyunda oluşan beklentinin aksine bu yasal düzenleme bir “genel af” veya toplu infaz indirimi içermemektedir. Ancak özellikle dolandırıcılık (TCK 157, 158) gibi suç tiplerinde etkin pişmanlık kurumuna dair spesifik geçiş hükümleri barındırmaktadır.
İnfaz sürecinin nasıl başlayacağını belirleyen en kritik eşik “Çağrı Kağıdı” sınırıdır. Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl ve altındaki cezalar kesinleştiğinde hükümlüye çağrı kağıdı tebliğ edilir. Bu sınırların üzerindeki hapis cezalarında ise doğrudan yakalama emri düzenlenmektedir.
Bunun yanı sıra kanun koyucu, dezavantajlı gruplar için infaz hesaplama parametrelerinde ciddi bir pozitif ayrımcılık öngörmüştür:
- 0-6 Yaş Çocuğu Bulunan Kadınlar: Kasten öldürme, terör ve cinsel suçlar istisna olmak kaydıyla, 0-6 yaş arası çocuğu bulunan kadın hükümlülerin denetimli serbestlik süresi kanunen 4 yıl olarak uygulanmaktadır.
- 70 Yaşını Bitirmiş Hükümlüler: Aynı istisnai suçlar haricinde, 70 yaşını doldurmuş olan hükümlüler de standart 1 yıl yerine 4 yıllık denetimli serbestlik hakkından yararlanırlar.
- Ağır Hastalık ve 65 Yaş Sınırı: Tam teşekküllü bir Devlet Hastanesi sağlık kurulu raporuyla cezaevinde hayatını tek başına idame ettiremeyeceği belgelenen 65 yaş üstü hükümlüler, yasal prosedürlerin tamamlanmasıyla cezalarını doğrudan denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edebilirler.
Adım Adım İnfaz Matematiği: Örnek Yatar Hesaplama (Güne Çevirme Kuralı)
Cumhuriyet Başsavcılıkları müddetname hazırlarken hapis cezalarını daima gün birimine çevirerek matematiksel bir denklem kurarlar. TCK Madde 61/6 fıkrası uyarınca formül son derece nettir: 1 Yıl = 365 Gün, 1 Ay = 30 Gün olarak kabul edilir. Resmi takvim aylarının kaç çektiği (28, 31) dikkate alınmaz.
Kusursuz bir detaylı yatar hesaplama işlemi şu şekilde örneklendirilebilir: Diyelim ki mahkemenin verdiği kesinleşmiş ceza 4 Yıl 2 Ay olsun.
- Yılın güne çevrilmesi: 4 yıl x 365 = 1460 gün.
- Ayın güne çevrilmesi: 2 ay x 30 = 60 gün.
- Toplam Hükümlülük Süresi: 1520 gün.
Bu kişinin “genel suçlar” kapsamında yarı yarıya (1/2) infaz oranına tabi olduğunu varsayarsak; 1520 / 2 = 760 gün koşullu salıverilme süresi bulunur. Eğer bu bölme işlemi sonucunda küsuratlı bir gün çıksaydı (Örneğin 760,5), Türk Ceza Hukukundaki lehe yorum ilkesi gereği rakam tama iblağ edilir (yuvarlanır) ve 761 gün olarak esas alınırdı. Hükümlünün soruşturma veya kovuşturma evresinde gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler (mahsup), işte bu bulunan net “760 günlük” yatardan düşülür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İnfaz Ne Demek ve Kesinleşmiş Ceza Ne Zaman İnfaz Edilir?
Mahkemeler tarafından verilen ceza veya güvenlik tedbiri kararlarının, kanun yollarının (İstinaf, Yargıtay) tükenmesiyle birlikte kesinleşmesinin ardından devletin yetkili organlarınca yerine getirilmesi işlemidir. Hukuki bağlamda aranılan infaz ne demek sorusunun yasal karşılığı, kesinleşen mahkumiyet ilamının fiiliyata dökülmesidir. Karar kesinleştiğinde dosya İnfaz Savcılığına tevdi edilir ve ceza miktarına göre hükümlüye ya çağrı kağıdı gönderilir ya da hakkında yakalama kararı çıkartılır. Hükümlü, ceza infaz kurumuna teslim olduğu an yasal süreç fiilen başlamış olur.
İnfaz Hesaplama Programı Neden Gereklidir?
İnfaz savcılıkları tarafından hazırlanan müddetnamelerde insan faktöründen veya değişen yasalardan kaynaklı matematiksel hatalar yapılabilmektedir. 7242 sayılı Kanun, 671 sayılı KHK ve geçici maddeler nedeniyle her suç tipinin ve suç tarihinin algoritması farklıdır. Güncel oranları saniyeler içinde tarayan, mahsup işlemlerini ve yaş küçüklüğü indirimlerini hatasız bir şekilde denkleme dahil eden özel yazılımlı infaz hesaplama programları, hatalı müddetnamelerin iptal edilmesinde ve haksız hürriyet kısıtlamalarının önüne geçilmesinde en kritik araçtır. İnsan beyninin gözden kaçırabileceği içtima (cezaların toplanması) kuralları, bu programlar aracılığıyla milimetrik olarak tespit edilir.
Detaylı Yatar Hesaplama İşleminde Gözaltı ve Tutukluluk Süreleri Cezadan Düşülür Mü?
Türk Ceza Kanunu Madde 63 uyarınca, hüküm kesinleşmeden önce sanığın aynı suçtan dolayı gözaltında veya tutuklulukta geçirdiği tüm süreler, kesinleşen hapis cezasından mahsup edilir (düşülür). Detaylı yatar hesaplama yapılırken bu sürelerin saati saatine hesaba katılması şarttır. Tutuklulukta geçen bir gün, hapis cezasının bir gününe denk sayılır. Ancak bu düşüm işlemi toplam cezadan değil, infaz kurumunda geçirilmesi gereken net yatardan (koşullu salıverilme hesaplandıktan sonra) yapılmalıdır. Mahsup işleminin yanlış yapılması, doğrudan İnfaz Hakimliğine itiraz sebebidir.
Kısa Süreli Hapis Cezaları İçin Yatar Hesaplama Nasıl İşler, Hükümlü Cezaevine Girer Mi?
Halk arasında 3 yıl veya daha az hapis cezası alanların “hiç hapse girmeyeceği” yönünde yaygın ve yanlış bir hukuki inanış bulunmaktadır. Suçun türüne göre oranlar değişmekle birlikte, 1/2 infaz oranına tabi ve suç tarihi 30 Mart 2020 sonrası olan basit bir suçta dahi, hükümlünün kapalı veya açık ceza infaz kurumuna giriş yapması (teslim olması) yasal bir zorunluluktur. Doğru bir yatar hesaplama neticesinde kişinin doğrudan denetimli serbestliğe hak kazandığı tespit edilse bile, yasal mevzuat gereği kişinin öncelikle infaz kurumuna girmesi, “iyi halli” raporu alması ve ardından İnfaz Hakimliğinin kararıyla tahliye edilmesi gerekmektedir. Cezaevine giriş (teslim) işlemi yapılmadan dışarıdan denetimli serbestlik başlatılamaz.
Müddetnamedeki İnfaz Tarihleri Hatalı Hesaplanmışsa Hangi Kuruma İtiraz Edilmelidir?
Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu tarafından hazırlanan müddetname (yatar belgesi) hükümlüye tebliğ edildikten sonra, içerikteki oranların veya tarihlerin hatalı olduğu düşünülüyorsa itiraz merci İnfaz Hakimliğidir. Yetkili mahkeme, hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumunun bağlı olduğu yer İnfaz Hakimliğidir. Mahkemeye sunulacak dilekçede, kanuni indirimlerin veya mahsup sürelerinin neden yanlış uygulandığı, uzman bir infaz algoritmasından alınan raporla desteklenerek somut delillerle ortaya konulmalıdır.
İkinci Kez Tekerrür Durumunda İnfaz Yatar Hesaplama Oranları Değişir mi?
Bir kişi hakkında tekerrür (mükerrir) hükümleri uygulandıktan sonra, bu kişi cezasını çekerken veya çektikten sonra tekrar suç işlerse “ikinci kez mükerrir” kabul edilir. TCK Madde 58/6 son cümlesi uyarınca, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilme hükümlerinden hiçbir şekilde faydalanamaz. Yani ikinci kez mükerrir olan kişiler için yapılacak infaz yatar hesaplama işleminde oran 4/4 olarak uygulanır ve verilen cezanın tamamı günü gününe kapalı ceza infaz kurumunda çekilir.
Mahkemece Hapis Cezasının Ertelenmesi Durumunda İnfaz Hesaplama Yapılır mı?
Türk Ceza Kanunu Madde 51 kapsamında mahkeme tarafından verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilirse, hükümlü hakkında standart kapalı cezaevi yatar denklemleri kurulmaz. Erteleme kararı ile birlikte mahkeme, 1 yıldan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere bir “denetim süresi” belirler. Bu süre ceza infaz kurumunda değil, dışarıda geçirilir. Ancak hükümlü, mahkemenin belirlediği denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya yükümlülüklerine aykırı davranırsa, ertelenen hapis cezasının ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. İptal kararı sonrası standart yatar algoritmaları devreye girer.
Sonuç
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, kişinin özgürlük hakkını doğrudan kısıtlayan ve telafisi imkansız sonuçlar doğuran katı matematiksel ve hukuki temellere dayanır. İnfaz rejimindeki istisnalar, yaş indirimleri, tekerrür hükümleri ve geçici yasa maddeleri, manuel hesaplamaları riske atan devasa bir hukuki labirent oluşturmaktadır. Hükümlülerin ne zaman açık cezaevine geçeceği, koşullu salıverilme şartlarını hangi tarihte sağlayacağı ve denetimli serbestlik hakkını tam olarak ne zaman kullanabileceği, salt mahkeme ilamına bakılarak öngörülemez. Kapalı ceza infaz kurumunda fazladan geçirilecek tek bir günün dahi hürriyetin ağır ihlali sayıldığı Türk Hukuku sisteminde, adli mercilerce düzenlenen müddetnamelerin güncel, hatasız ve teknolojik altyapıya sahip gelişmiş algoritmalarla çapraz teste tabi tutulması yasal güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır.