Hırsızlık Suçu ve Hırsızlık Cezası (TCK 141-142)
Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 141 ve 142 kapsamında düzenlenen malvarlığına karşı suçlar, ceza hukuku pratiğinde en sık karşılaşılan yargılama konularının başında gelmektedir. Bir başkasına ait taşınır bir malı, zilyedinin rızası olmadan kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hukuki olarak hırsızlık suçu şeklinde tanımlanır. Failin eylemini gerçekleştirme biçimi, malın bulunduğu yer ve mağdurun durumu, mahkemece verilecek hırsızlık cezası miktarını doğrudan tayin etmektedir. Suçun gece vakti işlenmesi, kilit açmak suretiyle veya bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilmesi gibi kanunda sayılan ağırlaştırıcı nedenler ise nitelikli hırsızlık nedir sorusunun yasal sınırlarını çizmektedir.
Ceza yargılaması sürecinde mağdurların ve şüphelilerin en çok merak ettiği usul kurallarından biri, hırsızlık şikayet tabi mi hususudur. TCK madde 144’te belirtilen istisnai akrabalık ilişkileri veya paydaşlık durumları haricinde, basit ve nitelikli hırsızlık fiilleri şikayete tabi suçlar kategorisinde yer almaz; savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturulur ve şikayetten vazgeçilmesi ceza davasını düşürmez. Diğer yandan, suça sürüklenen kişiler açısından ilk hırsızlık suçunun cezası, failin adli sicil kaydının temiz olması, malın değerinin azlığı (TCK 145) ve etkin pişmanlık (TCK 168) gibi hafifletici nedenler çerçevesinde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi lehe kurumların uygulanabilmesi açısından büyük bir hukuki öneme sahiptir. Etkin bir ceza savunması, tüm bu teknik kanun maddelerinin titizlikle değerlendirilmesini gerektirir.
Yazı İçeriği
- 1. TCK 141 Kapsamında Temel Hırsızlık Suçu ve Korunan Hukuki Değer
- 2. TCK 142 Kapsamında Nitelikli Hırsızlık Nedir ve Ağırlaştırıcı Nedenler
- 3. Hırsızlık Şikayet Tabi Mi?
- 4. İndirim Sebepleri ve İlk Hırsızlık Suçunun Cezası
- 5. Mahkeme Sürecinde Verilecek Hırsızlık Cezası Miktarına Etki Eden Faktörler
- 6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 6.1. Hukuki Açıdan Temel Hırsızlık Suçu İle Nitelikli Hırsızlık Nedir?
- 6.2. Soruşturma Aşamasında Hırsızlık Şikayet Tabi mi, Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?
- 6.3. Adli Sicili Temiz Olan Biri İçin İlk Hırsızlık Suçunun Cezası Nasıl Uygulanır?
- 6.4. Gündüz Vakti İle Gece Vakti Verilecek Hırsızlık Cezası Arasında Fark Var mıdır?
- 6.5. Marketlerden veya Mağazalardan Eşya Çalmanın TCK Kapsamındaki Yeri Nedir?
- 6.6. Çalınan Malın İade Edilmesi (Etkin Pişmanlık) Alınacak Hapis Cezasını Düşürür mü?
- 6.7. Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalması Durumunda Ceza Hesabı Nasıl Yapılır?
- 6.8. Malın Değerinin Az Olması Hırsızlık Suçunda Beraat Sebebi midir?
- 7. Sonuç
TCK 141 Kapsamında Temel Hırsızlık Suçu ve Korunan Hukuki Değer
Türk Ceza Kanunu’nun malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan 141. madde, mülkiyet ve zilyetlik haklarını koruma altına almaktadır. Kanuni tanıma göre; zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kişi hırsızlık suçu işlemiş sayılır. Bu suçun oluşabilmesi için maddi unsur olan “taşınır malın alınması” fiili ile manevi unsur olan “yarar sağlama kastı”nın (kast-ı mahsus) bir arada bulunması zorunludur. Sahibinin elinden veya egemenlik alanından çıkarılan eşya üzerinde failin kendi fiili hakimiyetini kurmasıyla birlikte suç tamamlanmış kabul edilir.
Temel şekliyle işlenen hırsızlık fiillerinde, fail Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanır ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma tabi tutulur. Eşyanın mülkiyetinin kime ait olduğundan ziyade, olay anında eşyayı fiilen elinde bulunduran ve onu koruma yetkisine sahip olan zilyedin rızasının hilafına hareket edilmesi, suçun oluşumu için yeterlidir. Elektrik enerjisi, su ve doğalgaz gibi ekonomik bir değer taşıyan ve taşınır mal statüsünde değerlendirilebilen her türlü enerji de bu suçun konusunu oluşturur; ancak karşılıksız yararlanma fiilleri TCK 163 kapsamında ayrı bir rejimde incelenmektedir.
TCK 142 Kapsamında Nitelikli Hırsızlık Nedir ve Ağırlaştırıcı Nedenler
Suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman dilimi veya malın bulunduğu özel konum, failin kusur derecesini artırdığı için kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırımlara bağlanmıştır. TCK madde 142 hükümlerinde sayılan ve cezanın artırılmasını gerektiren bu özel durumlara bakarak nitelikli hırsızlık nedir sorusuna yasal bir çerçeve çizmek mümkündür. TCK 142/1 uyarınca üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektiren haller ile TCK 142/2 uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektiren hallerden bazıları şunlardır:
- Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşyalara karşı işlenmesi.
- Toplu taşıma araçlarında veya bunların duraklarında gerçekleştirilmesi.
- Afet veya genel bir felaketin meydana getirdiği zaruret halinden yararlanılarak işlenmesi.
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanılarak işlenmesi.
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak (kapkaç) suretiyle gerçekleştirilmesi.
- Özel beceriyle (yankesicilik suretiyle) veya taklit anahtar ya da diğer aletlerle kilit açmak suretiyle işlenmesi.
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi.
Eylemin aynı anda birden fazla nitelikli hale temas etmesi durumunda, yargılamayı yapan mahkeme failin alacağı cezayı belirlerken içtima kurallarını işletir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, aynı olayda birden fazla fıkra ihlal edildiğinde cezanın nasıl tayin edileceği şu şekilde hükme bağlanmıştır:
[Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 17.01.2019 T., 2017/5654 E., 2019/853 K.]
“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.02.2014 tarih, 2016/28033 Esas ve 2017/115 karar sayılı kararında da belirttiği üzere; sanığın müştekilerin kilitli olarak bıraktıkları ulaşım aracı olan otobüslerine girerek bozuk para çalması şeklindeki eylemleri ile TCK’nun 142/1-c ve 142/2-h maddelerini ihlal ettiği nazara alındığında, sanığın suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali olan TCK’nun 142. maddenin 2. fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, aynı Yasa’nın 142/1-c maddesi gereğince hüküm kurulması,… BOZMAYI gerektirmiştir.”
Bu karar, eylemin ağırlığının ceza adaletine doğrudan yansıması gerektiğini ve failin her zaman en ağır kusurdan sorumlu tutulacağını açıkça göstermektedir.
| Suçun Türü ve Eylem Biçimi | İlgili TCK Maddesi | Öngörülen Hapis Cezası |
|---|---|---|
| Basit Hırsızlık (Ağırlaştırıcı sebep olmaksızın zilyedin rızası hilafına eşyanın alınması) | TCK Madde 141/1 | 1 Yıldan 3 Yıla Kadar Hapis |
| Nitelikli Hırsızlık (1. Derece) (İbadethane, kamu binası, toplu taşıma, afet dönemi işlenmesi) | TCK Madde 142/1 | 3 Yıldan 7 Yıla Kadar Hapis |
| Nitelikli Hırsızlık (2. Derece) (Kilit kırma, bilişim sistemi, kapkaç, barınak/konut eklentisi) | TCK Madde 142/2 | 5 Yıldan 10 Yıla Kadar Hapis |
| Sıvı/Gaz Enerji Hırsızlığı (Sıvı veya gaz halindeki enerjinin tesislere zarar vererek çalınması) | TCK Madde 142/3 | 5 Yıldan 12 Yıla Kadar Hapis |
| Gece Vakti İşlenmesi (Hırsızlığın gün batımından sonraki gece diliminde işlenmesi) | TCK Madde 143 | Cezada Yarı Oranında Artırım |
Hırsızlık Şikayet Tabi Mi?
Ceza yargılamasında suçlar, şikayete tabi olanlar ve savcılık makamı tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturulanlar olmak üzere iki usuli usule ayrılır. Mağdur olan vatandaşların hukuki süreç başlarken en sık tereddüt ettiği konu hırsızlık şikayet tabi mi hususudur. Türk Ceza Kanunu’nun sistematiği gereği, malvarlığına karşı işlenen hırsızlık eylemlerinin temel (TCK 141) ve nitelikli (TCK 142) halleri kesinlikle şikayete tabi suçlar kapsamında değildir. Bu durum, mağdurun emniyete veya savcılığa giderek şikayetçi olmasından sonra şikayetini geri alması (feragat etmesi) halinde dahi kamu davasının düşmeyeceği anlamına gelir. Kolluk kuvvetleri olayı öğrendiği andan itibaren Cumhuriyet Savcısının talimatıyla iddianame sürecini başlatır.
Ancak bu kuralın kanunda düzenlenmiş çok istisnai bir sınırı bulunmaktadır. TCK madde 144 uyarınca hırsızlık suçunun; paydaş olunan veya iştirak halinde malik olunan bir eşya üzerinde işlenmesi yahut bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hallerinde suçun takibi şikayete bağlı tutulmuştur. Benzer şekilde TCK madde 167 kapsamında (şahsi cezasızlık sebepleri ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi nedenler) suçun haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birine, üstsoy veya altsoya, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlere karşı işlenmesi durumunda faile ceza verilmez; eylemin haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden birine veya aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlere karşı işlenmesi halinde ise fiil şikayete tabi hale gelir. Bu dar kapsamlı istisnalar dışında kalan tüm eylemler şikayet aranmaksızın devlet tarafından takip edilir.
İndirim Sebepleri ve İlk Hırsızlık Suçunun Cezası
Sanık kürsüsüne çıkan kişilerin, eylemlerinin niteliği kadar geçmişlerindeki adli sicil durumu da mahkemenin vereceği kararı doğrudan şekillendirir. Sabıkası bulunmayan, toplum içinde suça karışma eğilimi göstermemiş bir sanık için ilk hırsızlık suçunun cezası, teknik ceza hukuku kurumları işletilerek ciddi oranda hafifletilebilir. Mahkeme, TCK madde 62 uyarınca sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önüne alarak takdiri indirim (iyi hal indirimi) uygulayabilir.
Eğer mahkemece hükmedilen sonuç ceza 2 yıl veya daha az süreli bir hapis cezası ise, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması şartıyla Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 231 uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı, sanığın 5 yıllık denetim süresini kasıtlı bir suç işlemeden geçirmesi durumunda davanın düşmesini ve adli sicile hiçbir kaydın işlememesini sağlar.
Bunun yanı sıra “Değer Azlığı” (TCK 145) kurumu, sanığın cezasında çok majör bir indirim yapılmasını veya failin tamamen cezasız bırakılmasını sağlayan temel bir hukuki enstrümandır. Ancak bu maddenin uygulanması salt çalınan eşyanın maddi değerinin düşük olmasına bağlanamaz; Yargıtay’ın katı kriterlerine tabidir:
[Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 11.12.2014 T., 2013/24862 E., 2014/29813 K.]
“5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinde yer alan “değer azlığı” kavramı, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca ihtiyacı kadar ve değeri az olan malın alınması olup, somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.”
İçtihattan açıkça anlaşılacağı üzere, mağazadaki tüm kasayı boşaltma imkanı varken sadece açlığını gidermek için bir adet ekmek çalan kişi değer azlığı indiriminden yararlanabilirken; kasada sadece 10 TL kaldığı için o meblağı çalan kişi, iradesi dışında az miktar çaldığı için bu indirimden yararlanamaz. İndirimlerin doğru uygulanması, maddi gerçeğin mahkemeye tam olarak sunulmasıyla mümkündür.
Mahkeme Sürecinde Verilecek Hırsızlık Cezası Miktarına Etki Eden Faktörler
Soruşturma aşamasından iddianame düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçilen bir dosyada, sanık hakkında tayin edilecek nihai hırsızlık cezası üzerinde TCK’nın genel hükümleri büyük bir rol oynar. Bu genel hükümlerin başında “Teşebbüs” (TCK 35) gelmektedir. Failin, hırsızlık suçunu işlemek üzere icra hareketlerine başlaması ancak elinde olmayan çevresel nedenlerle (örneğin ev sahibinin uyanması, alarmın çalması veya kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal etmesi) eylemini tamamlayamaması durumunda suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu durumda mahkeme, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre temel cezadan dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapar. Suçun tamamlanıp tamamlanmadığı, failin çaldığı eşya üzerinde kesintisiz bir egemenlik kurup kurmadığı ile ölçülür.
Cezayı büyük oranda düşüren bir diğer temel kurum ise “Etkin Pişmanlık” (TCK 168) mekanizmasıdır. Suç tamamlandıktan sonra, failin kendi özgür iradesiyle ve pişmanlık duyarak müştekinin zararını aynen iade veya tazmin suretiyle gidermesi halinde ceza indirimi yoluna gidilir. Zarar, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenlemeden önce (soruşturma aşamasında) giderilirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Eğer zarar mahkemede dava açıldıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce (kovuşturma aşamasında) giderilirse verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Kısmi iade yapılması halinde ise ceza indirimi uygulanabilmesi için mutlaka mağdurun rızası aranır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hukuki Açıdan Temel Hırsızlık Suçu İle Nitelikli Hırsızlık Nedir?
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, bir başkasına ait taşınabilir bir malı, sahibinin rızası dışında ve bir fayda sağlamak amacıyla bulunduğu yerden almaya basit hırsızlık suçu denir (TCK m.141). Bu fiilin; kilit kırılarak, bilişim sistemleri kullanılarak, gece vakti, ibadethanelerde, kamu kurumlarında veya özel beceri (yankesicilik vb.) kullanılarak işlenmesi gibi kanunda açıkça sayılan ağırlaştırıcı hallerin varlığı ise nitelikli hırsızlık nedir sorusunun hukuki cevabını oluşturur. Nitelikli hallerin mevcudiyeti, basit hırsızlığa kıyasla cezanın çok daha ağır sınırlar üzerinden (3 yıldan 10 yıla kadar) tayin edilmesini gerektirir.
Soruşturma Aşamasında Hırsızlık Şikayet Tabi mi, Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?
Malvarlığına karşı işlenen suçlarda mağdurların hukuki sürece dair en çok merak ettiği usul kuralı, hırsızlık şikayet tabi mi hususudur. TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde düzenlenen hırsızlık eylemleri, kamu düzenini doğrudan ihlal ettiği için kural olarak şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Kolluk kuvvetleri veya savcılık, fiili öğrendiği andan itibaren re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatır. Mağdurun çalınan malını geri alıp kollukta veya mahkemede şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının düşmesine neden olmaz; yargılama devam eder. Yalnızca TCK 144’te belirtilen istisnai hallerde (ortak mülkiyetteki bir malın çalınması veya belirli derecedeki akrabalar arasında işlenmesi durumunda) soruşturma şikayet şartına bağlanmıştır.
Adli Sicili Temiz Olan Biri İçin İlk Hırsızlık Suçunun Cezası Nasıl Uygulanır?
Sanığın geçmişte herhangi bir suça karışmamış olması ve adli sicil kaydının (sabıkasının) temiz olması, mahkeme heyetinin ceza tayininde lehe hükümler uygulaması için kritik bir zemindir. Suça sürüklenen veya suçu işleyen kişi açısından ilk hırsızlık suçunun cezası belirlenirken, mahkeme öncelikle fiilin işleniş biçimine göre cezayı belirler. Eğer mahkemece tayin edilen nihai hapis cezası 2 yıl veya daha altında kalırsa, hakimin takdiriyle CMK m.231 uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı, sanığın 5 yıllık denetim süresi boyunca kasıtlı yeni bir suç işlememesi şartıyla cezanın iptal olmasını ve sabıka kaydına işlenmemesini sağlar. Alternatif olarak TCK m.51 uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesi de ilk defa suç işleyen sanıklar için sıklıkla uygulanan bir ceza hukuku kuralıdır.
Gündüz Vakti İle Gece Vakti Verilecek Hırsızlık Cezası Arasında Fark Var mıdır?
Fiilin işlendiği zaman dilimi, mahkemenin takdir edeceği ceza miktarını doğrudan ve kesin olarak etkiler. TCK m.143 hükmü uyarınca, hırsızlık eyleminin “gece vakti” işlenmesi halinde, verilecek hırsızlık cezası yarı oranında artırılmaktadır. Ceza hukukunda gece vakti kavramı, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eden zaman dilimini ifade eder. Suçun işlenişinin kolaylaşması ve mağdurun eşyasını koruma kabiliyetinin gece karanlığında zayıflaması nedeniyle yasa koyucu bu durumu ciddi bir ağırlaştırıcı neden olarak sisteme dahil etmiştir.
Marketlerden veya Mağazalardan Eşya Çalmanın TCK Kapsamındaki Yeri Nedir?
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan market veya mağaza (AVM) hırsızlıkları, mağazanın fiziksel yapısına göre değerlendirilir. Eşyanın, bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış konumdan çalınması durumu genellikle TCK m.142/2-h bendi kapsamında nitelikli hırsızlık olarak işlem görür ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenir. Ancak malın adet veya tahsis gereği açıkta bırakılan bir eşya (örneğin pazar tezgahındaki bir ürün) olması durumunda suçun vasfı değişebilmektedir. Mağazaların alarm sistemlerinden eşyayı geçirmek veya kabinlerde barkod koparmak da eylemin tamamlanmasına veya teşebbüs aşamasında kalmasına göre ceza oranını değiştiren teknik detaylardır.
Çalınan Malın İade Edilmesi (Etkin Pişmanlık) Alınacak Hapis Cezasını Düşürür mü?
Failin, suçu işledikten sonra bizzat kendi özgür iradesiyle ve pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen iade veya tazmin etmesi, “Etkin Pişmanlık” (TCK m.168) kurumunu devreye sokar. Zararın giderilme zamanı ceza indirim oranını belirler. Fail, Cumhuriyet Savcısı dava açmadan önce (soruşturma evresinde) malı geri verir veya zararı karşılarsa verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir. Eğer iade işlemi dava açıldıktan sonra fakat karar verilmeden önce (kovuşturma evresinde) yapılırsa, verilecek cezada yarısına kadar indirim uygulanır. Zararın sadece bir kısmının karşılanması halinde indirimden faydalanılabilmesi için mağdurun (müştekinin) buna açıkça rıza göstermesi kanuni bir zorunluluktur.
Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalması Durumunda Ceza Hesabı Nasıl Yapılır?
Hırsızlık fiili, failin başkasına ait mal üzerinde kendi fiili hakimiyetini kurmasıyla (egemenlik alanına geçirmesiyle) tamamlanmış sayılır. Ancak fail, malı çalmak üzere harekete geçmesine rağmen (kilit kırma, kasayı açma vb.), alarmın çalması, polis veya bekçi tarafından fark edilmesi gibi kendi elinde olmayan dış etkenler sebebiyle eşyayı alıp götüremezse eylem teşebbüs aşamasında kalır (TCK m.35). Teşebbüs durumunda mahkeme, meydana gelen tehlikenin ve zararın ağırlığını değerlendirerek, failin alacağı temel hapis cezasından dörtte bir (1/4) ile dörtte üç (3/4) oranında ciddi bir ceza indirimi yapar.
Malın Değerinin Az Olması Hırsızlık Suçunda Beraat Sebebi midir?
TCK m.145’te düzenlenen “Değer Azlığı” kurumu doğrudan bir beraat (suçsuzluk) sebebi değildir; ancak cezada çok büyük bir indirim yapılmasına veya hakimin takdiriyle faile hiç ceza verilmemesine olanak tanıyan maddi bir ceza hukuku kuralıdır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, bu maddenin uygulanabilmesi için çalınan malın ekonomik değerinin objektif olarak çok düşük olması tek başına yetmez. Failin, olay yerinde daha fazla mal çalma imkanı ve fırsatı varken, kastını sınırlayarak sadece ihtiyacı kadar olan cüzi miktardaki eşyayı alması şarttır. Bu şartların oluşması halinde hakim cezada indirim uygulayabilir.
Sonuç
Türk Ceza Kanunu’nda (TCK 141-142) vücut bulan hırsızlık suçları, mülkiyet ve zilyetlik haklarını koruma gayesiyle son derece katı yaptırımlara ve ağır hapis cezalarına bağlanmıştır. Kanun koyucu, sadece çalınan malın ekonomik değerini değil; suçun gece vakti işlenmesini, kilit veya bilişim sistemlerinin kullanılmasını ve mağdurun kendini savunamayacak durumda olmasını dikkate alarak nitelikli haller silsilesi oluşturmuştur.
Adli sürecin ilk basamağı olan soruşturma aşamasından kovuşturma sonuna kadar; eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tespiti, malın iadesiyle doğacak etkin pişmanlık indirimleri ve ilk kez suça karışan failler için hayati önem taşıyan HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kurumunun usulüne uygun talep edilmesi, doğrudan failin hürriyetini bağlayan teknik prosedürlerdir. Hukuki yargılama sürecinde şikayetten vazgeçmenin davanın düşmesine sebep olmayacağı kuralı çerçevesinde, maddi delillerin (kamera kayıtları, parmak izi, tanık beyanları) mahkeme heyetine doğru sunulması, ceza adaletinin tesisi açısından en temel hukuki güvencedir.