trafik kazası tazminat hesaplama, yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama, ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama, yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar, geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama

Trafik Kazası Tazminat Hesaplama 2026

Trafik Kazası Tazminat Hesaplama
Karşı tarafın kusur oranına ve Yargıtay'ın güncel aktüerya kriterlerine (Aktif/Pasif Dönem, TRH-2010) göre tazminat tutarınızı simüle edin.
Bu rakam mağdurun 60 yaşına kadarki aktif dönem tazminatını belirler.
Yargıtay "giydirilmiş net ücreti" esas alır.
Önemli: Yargıtay içtihatlarına göre 60 yaşından sonraki bakiye ömür (Pasif Dönem) tazminatınız, kaza tarihine bakılmaksızın her zaman hesap tarihindeki net asgari ücret üzerinden hesaplanır.
TRH-2010 yaşam tablosuna göre kadın ve erkeklerin bakiye ömür beklentileri farklıdır.
Sürekli sakatlıklarda zamanaşımı, kaza tarihinden değil gelişen durumun bittiği ve maluliyetin kesin olarak anlaşıldığı rapor tarihinden başlar. Raporunuz henüz çıkmadıysa bugünü seçin.
Yargıtay paylaştırma sisteminde ana ve babaya da ayrı ayrı 1'er pay verilir. Müteveffanın anne/babasına fiili destek sağladığının kabulü halinde, hesaplamada toplam pay sayısı artar.
Trafik kazasında kusurlu üçüncü kişiye (sigortaya) karşı açılan davada; SGK'nın bağladığı gelirin Peşin Sermaye Değerinin (PSD) yalnızca yarısı (1/2'si) mahsup edilebilir (5510 sy. Kanun m.21/4 kuralı). Hesaplama buna göre yapılacaktır.
Sigortadan talep edilebilecek tutar, işçinin net maaş kaybından SGK'nın ödediği istirahat ödeneğinin düşülmesiyle (mükerrer ödemeyi önlemek için) bulunur.
Hesaplanan tazminat bu limiti aşarsa, aşan kısım sigortadan değil doğrudan kusurlu araç sürücüsü ve sahibinden talep edilir.
Yazı İçeriği

    Karayollarında meydana gelen haksız fiiller sonucunda ortaya çıkan maddi ve manevi zararların yasal yollarla giderilmesi, Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu mevzuatında kesin hükümlerle güvence altına alınmıştır. Meydana gelen haksız fiil neticesinde mağdurların veya hak sahiplerinin talep edebileceği yasal meblağların saptanması, son derece teknik ve detaylı bir aktüerya uzmanlığı gerektirir. Yargısal süreçlerde trafik kazası tazminat hesaplama işlemleri; olaya karışan tarafların kusur oranları, mağdurun kaza tarihindeki yaşı, belgelenebilir net gelir düzeyi ve SGK tarafından belirlenen maluliyet oranları gibi somut hukuki değişkenlere bağlı olarak şekillenir.

    Hukuk sistemimizde zararın niteliğine göre uygulanan hesaplama standartları birbirinden farklıdır. Bedensel bütünlüğün kalıcı olarak zedelendiği vakalarda yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama süreci, kalıcı iş gücü kaybı oranları merkeze alınarak titizlikle yürütülür. Vefat ile sonuçlanan ve telafisi imkansız zararların doğduğu durumlarda ise, geride kalan hak sahiplerinin ekonomik destek ihtiyaçlarını tespit edebilmek için ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama prosedürleri uygulanır. Öte yandan, kazazedenin kalıcı bir hasar almadığı ancak tedavi süresince fiilen çalışamadığı dönemlerdeki gelir kayıplarının giderilmesi amacıyla geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama kriterleri devreye sokulur.

    Poliçe limitleri dâhilinde yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar sorusunun nesnel ve hukuki yanıtını bulmak, mülkiyet haklarının korunması açısından hayati bir adımdır. Zarar kapsamını önceden öngörebilmek ve yargılama öncesinde güçlü bir yasal ön kanaat oluşturabilmek amacıyla sayfamıza özel bir sistem entegre edilmiştir. İlgili program üzerinden; vefat, kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlik durumlarının her biri için güncel Borçlar Kanunu ilkelerine ve Yargıtay içtihatlarına uygun sonuçlar elde edilebilmektedir.

    1. Hukuki Çerçevede Trafik Kazası Tazminat Hesaplama İlkeleri

    Karayollarında meydana gelen kazalar, Türk Borçlar Kanunu kapsamında “haksız fiil” olarak nitelendirilir. Haksız fiil sorumluluğu gereğince, kusurlu eylemiyle bir başkasına zarar veren kişi veya kurumlar, meydana gelen bu zararı eksiksiz olarak gidermekle yükümlüdür. Bir uyuşmazlık durumunda mahkemeler nezdinde yürütülen trafik kazası tazminat hesaplama süreçleri, varsayımlara değil, kesin hukuki delillere ve aktüeryal verilere dayanır. Bu aşamada zararın ve kusurun ispatı, tazminat talebinde bulunan mağdurun veya hak sahiplerinin yasal sorumluluğundadır.

    Tazminat miktarını belirleyen en temel hukuki unsur kusur durumudur. Kaza anında tutulan resmi trafik kazası tespit tutanağı, tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde birincil delil niteliği taşır. Hukuk yargılamalarında genellikle Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar doğrultusunda, sürücülerin kusur oranları yüzde (veya sekizde bir) üzerinden tespit edilir. Trafik kazası tazminat hesaplama işlemleri yapılırken, zarar görenin de olayda müterafik (birlikte) kusuru bulunuyorsa, Türk Borçlar Kanunu madde 52 uyarınca tazminat miktarından hakkaniyete uygun bir indirim yapılır. Zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması mutlak bir yasal zorunluluktur.

    Aktüerya hesaplama standartlarında dikkate alınan diğer temel parametreler şunlardır:

    • Kaza Tarihindeki Yaş: Mağdurun kaza anındaki yaşı, bakiye (kalan) ömür süresinin belirlenmesi için temel alınır. Bakiye ömür, TRH 2010 gibi yargı içtihatlarında kabul gören tablolar üzerinden saptanır.

    • Net Gelir Durumu: Mağdurun kaza tarihindeki aylık net kazancı. Kayıt dışı veya asgari ücretin üzerinde bir gelir söz konusuysa, bunun yasal delillerle (maaş bordrosu, vergi levhası, meslek odası yazıları) ispatlanması gerekir.

    • Maluliyet veya Ölüm Hali: Ortaya çıkan zararın kalıcı bedensel hasar mı yoksa vefat mı olduğu hususu.

    Tüm bu hukuki parametrelerin bir araya gelmesiyle, sayfamıza entegre edilen hesaplama aracı üzerinden her dosyanın kendi somut şartlarına göre şeffaf bir değerlendirme yapılabilmektedir.

    2. Sürekli İş Göremezlik ve Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama

    Bedensel bütünlüğün ihlali sonucunda mağdurun çalışma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmesi durumunda, “sürekli iş göremezlik tazminatı” gündeme gelir. Bu tazminat türü, mağdurun hayatının geri kalanında efor kaybı yaşaması nedeniyle uğrayacağı ekonomik zararların peşin ve toptan olarak giderilmesini amaçlar. Hukuki adımların atılmasında yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama işlemlerinin dayanağını, yetkili sağlık kurullarından alınacak Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu (veya Adli Tıp Kurumu raporu) oluşturur. Bu raporda yer alan kalıcı maluliyet (engellilik) oranı, hesaplamanın doğrudan merkezinde yer alır.

    Aktüerya hukukuna göre bir mağdurun kalıcı maluliyeti varsa, aynı işi yapmaya devam etse ve geliri düşmese dahi tazminat hakkı doğar. Zira mağdur, aynı geliri elde edebilmek için artık emsallerine göre daha fazla “efor” (güç) sarf etmek zorundadır. Efor kaybı teorisi gereğince, yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama sürecinde kişinin bakiye ömrü aktif ve pasif dönemler olarak ikiye ayrılır. Aktif dönem, kişinin yasal emeklilik yaşına (genellikle 60 yaş) kadar olan süreyi kapsar ve bilinen gelir üzerinden hesaplanır. Pasif dönem ise emeklilik yaşından muhtemel vefat tarihine kadar olan süredir ve bu dönemde tazminat genellikle asgari ücret (AGİ hariç) üzerinden formüle edilir.

    Bu süreçte dikkate alınması gereken hukuki aşamalar şunlardır:

    • Kaza ile ortaya çıkan maluliyet arasındaki uygun illiyet (nedensellik) bağının kesin olarak kurulması.

    • Tedavi süreci tamamlandıktan (iyileşme hali sağlandıktan) sonra kesin maluliyet oranının tespit edilmesi.

    • SGK tarafından mağdura rücu edilebilir bir gelir bağlanmışsa, bu gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanan kök tazminattan mahsup (indirim) edilmesi.

    Adli süreçlerin karmaşıklığı göz önüne alındığında, mağdurların poliçe limitlerine ve yasal haklarına en kısa sürede ulaşabilmeleri için uzman bir hukuki analize dayanan yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama formüllerinin hatasız işletilmesi, mülkiyet haklarının korunması için temel şarttır.

    3. Destekten Yoksun Kalma: Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Hesaplama

    Bir haksız fiil neticesinde can kaybının yaşanması, vefat edenin yakınları açısından telafisi imkansız manevi zararların yanı sıra ciddi maddi çöküntülere de yol açar. Türk Borçlar Kanunu madde 53 uyarınca, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler “destekten yoksun kalma tazminatı” talep etme hakkına sahiptir. Bu tazminat, ölenin mirasçılarına intikal eden bir hak değildir; doğrudan doğruya destekten yoksun kalanların şahıslarına bağlı, bağımsız bir hukuki haktır. Bu nedenle mirası reddeden (reddi miras yapan) bir kişi dahi, şartları varsa destekten yoksun kalma tazminatı alabilir.

    Hukuki süreçte ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama işlemleri, vefat edenin (desteğin) yaşarken sağladığı ve şayet yaşasaydı gelecekte de sağlayacağı ekonomik yardımın paylaştırılması esasına dayanır. Destek kavramı yalnızca nakdi yardım anlamına gelmez; hizmet veya ayni yardım da destek kapsamında değerlendirilir. Eş ve çocukların, vefat edenin fiili desteği altında oldukları karine olarak kabul edilir ve bu durumu ayrıca ispat etmelerine gerek yoktur. Ancak anne, baba veya kardeş gibi kişilerin bu tazminatı talep edebilmeleri için, vefat edenin sağlığında kendilerine eylemli ve düzenli olarak destek sağladığını hukuki delillerle ispat etmeleri zorunludur.

    Yargıtay denetiminden geçen ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama kriterlerine göre, ölenin geliri belirli paylara bölünür. Hayatta kalan desteğin kendi yaşamsal giderleri (sosyal durumu, medeni hali vb.) çıkarıldıktan sonra geriye kalan miktar destek payı olarak hak sahiplerine dağıtılır. Örneğin:

    • Vefat edenin eşine ayrılacak destek payı oranı.

    • Çocukların yaşlarına ve eğitim durumlarına (genelde kız çocukları için 22 yaş, erkek çocukları için 18 yaş, üniversite okuyanlar için 25 yaş) göre belirlenen destek süreleri.

    • Anne ve babaya ayrılacak destek payları.

    Vefat edenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması kuralı burada da geçerlidir. Tüm bu dağıtım oranları ve aktif/pasif dönem hesaplamaları, karmaşık aktüeryal denklemler barındırır. Web sitemizdeki hesaplama modülü, ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama işlemlerinde hak sahiplerinin yasal kayıplarını bu kesin içtihatlara göre analiz etmektedir.

    4. İyileşme Döneminde Geçici Hasarlı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama

    Kaza sonucunda bedensel bir zarar gören mağdurun, kalıcı bir sakatlık (maluliyet) yaşamasa bile, tıbbi tedavi sürecinde fiilen çalışamadığı ve işinden uzak kaldığı döneme “geçici iş göremezlik” veya “iyileşme dönemi” adı verilir. Türk Borçlar Kanunu, mağdurun bu dönemde elde edemediği kazanç kayıplarının da haksız fiil sorumluları tarafından karşılanmasını emreder. Adli Tıp Kurumu raporlarıyla tespit edilen bu iyileşme süreci, geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama süreçlerinin temel parametresidir.

    Geçici iş göremezlik süresi, kişinin yaralanmasının mahiyetine göre değişiklik gösterir. Basit bir kemik kırığında bu süre birkaç ay olabileceği gibi, ağır cerrahi müdahaleler gerektiren durumlarda bir yılı aşabilir. Bu süreçte zararın hukuki tespiti yapılırken mağdurun kaza tarihindeki güncel ve belgelenebilir net geliri üzerinden hesaplama yapılır. Eğer mağdur asgari ücretle çalışıyorsa, işinden uzak kaldığı aylar için yasal asgari ücret üzerinden bir tutar belirlenir. Bu doğrultuda yapılan geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama işlemlerinde mağdurun kusur oranına göre indirim yapılması kuralı aynen tatbik edilir.

    Bu tazminat kaleminin talep edilmesinde dikkat edilmesi gereken usul kuralları mevcuttur. Mağdur, geçici iş göremezlik döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kendisine geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası) ödenmişse, mükerrer ödemenin önüne geçmek için bu tutarın hesaplanan tazminattan düşülmesi (mahsup edilmesi) zorunludur. Ayrıca tedavi süresince yapılan yol masrafları, bakıcı giderleri ve faturalı tıbbi harcamalar da maddi tazminat davasının talepleri arasında yer alır. Zarar kalemlerinin doğru tasnif edilmesi ve eksiksiz bir geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama raporunun sunulması, mahkemeler nezdinde haklılığın tescillenmesi için kritik bir aşamadır.

    5. Poliçe Sınırları Çerçevesinde Yaralamalı Trafik Kazası Sigorta Ödemesi Ne Kadar?

    Trafik kazalarından doğan maddi ve bedensel zararların karşılanmasında en önemli hukuki muhataplardan biri sigorta şirketleridir. Karayolları Trafik Kanunu gereğince trafiğe çıkan her motorlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS – Trafik Sigortası) yaptırması yasal bir mecburiyettir. Kazaya karışan kusurlu aracın trafik sigortası, karşı tarafın bedensel zararlarını (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, destekten yoksun kalma) poliçede yazılı teminat limitleri dâhilinde karşılamakla mükelleftir. Bu noktada hak sahipleri tarafından en sık sorulan yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar sorusu gündeme gelmektedir.

    Sigorta poliçelerinin kişi başına ve kaza başına belirlenen ölüm ve sakatlanma teminat limitleri her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından güncellenerek Resmi Gazete’de yayımlanır. Kaza tarihindeki geçerli poliçe limiti, sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu tavan tutarı ifade eder. Bir tazminat dosyasında aktüeryal hesaplama sonucunda ortaya çıkan gerçek zarar miktarı poliçe limitinin üzerinde ise, sigorta şirketi yalnızca poliçe limiti kadar ödeme yapar. Limiti aşan bakiye (kalan) tazminat alacağı için kazaya neden olan araç sürücüsüne, işletenine (araç sahibine) ve varsa ihtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortasına karşı yasal takip başlatılması gerekir.

    Sigorta şirketine başvuru, dava açmadan veya Tahkim Komisyonuna gitmeden önce yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki ön şarttır. Şirket, kendisine iletilen yasal delilleri ve sağlık kurulları raporlarını inceleyerek kendi iç aktüerya birimlerine bir hesaplama yaptırır. Eğer sigorta şirketi tarafından teklif edilen rakam, yasal standartlarda yapılmış olan hesaplama ile uyuşmuyorsa, mağdurun arabuluculuk ve dava yollarına başvurma hakkı doğar. Yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar sorusunun kesin ve net cevabı; kazanın meydana geldiği yılın teminat limitlerine, mağdurun gelirine, kusur durumuna ve kati maluliyet oranına göre hesaplanan tutarın sigorta tavan limitleriyle kıyaslanması neticesinde ortaya çıkar.

    6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    6.1. Hukuki Kriterlerle Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır?

    Hukuk sistemimizde maddi zararların giderilmesi amacıyla yürütülen tazminat süreçleri, matematiksel ve aktüeryal formüllere dayanır. Bir trafik kazası tazminat hesaplama işlemi yapılırken mahkemelerin ve sigorta şirketlerinin dikkate aldığı dört temel unsur bulunmaktadır. Bunlar; tarafların resmi belgelere yansıyan kusur oranları, mağdurun kaza tarihindeki yaşı, mağdurun kaza tarihindeki belgelenebilir net aylık geliri ve yetkili hastanelerden alınan kesin maluliyet (sakatlık) oranıdır. Bu veriler ışığında mağdurun bakiye (kalan) ömrü hesaplanır, aktif çalışma hayatı ve emeklilik (pasif) dönemi için ayrı ayrı gelir hesaplamaları yapılarak toplam tazminat bedeli ortaya çıkarılır. Son aşamada ise, zarar görenin kusuru oranında bu bedelden yasal indirim yapılır.

    6.2. Adli Süreçte Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama İçin Hangi Raporlar Geçerlidir?

    Bedensel zararların tazmini talepli davalarda, mağdurun geçici veya kalıcı efor kaybının hukuken ispatlanması zorunludur. Kesin bir yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama yapılabilmesi için mağdurun iyileşme sürecinin (tedavisinin) tamamen bitmiş olması gerekir. Tedavi süreci tamamlandıktan sonra, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tam teşekküllü devlet hastanelerinden veya doğrudan Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurullarından “Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu” alınmalıdır. Sadece kati (kesin) maluliyet oranını gösteren, kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağını tıbben doğrulayan resmi kurulların verdiği raporlar hukuken geçerlidir. Özel hastanelerden alınan standart raporlar yargılama aşamasında hükme esas alınmaz.

    6.3. Mirası Reddeden Kişi Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Kapsamında Ödeme Alabilir Mi?

    Evet, alabilir. Ölümle sonuçlanan haksız fiiller neticesinde geride kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, vefat edenin terekesine (mirasına) dâhil olan bir hak değildir. Bu tazminat, vefat edenin yaşarken destek sağladığı kişilerin doğrudan doğruya kendi şahıslarında doğan, bağımsız bir maddi tazminat türüdür. Dolayısıyla, murisin (ölenin) borca batık olması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi’nde reddi miras (mirasın reddi) işlemi yapan eş, çocuk veya diğer hak sahipleri; bu red işleminden bağımsız olarak destekten yoksun kalma talebinde bulunabilir. Hak sahipleri adına yapılacak ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama işlemlerinde mirasın reddedilmiş olması hiçbir hukuki engel teşkil etmez.

    6.4. Teminat Limitlerine Göre Yaralamalı Trafik Kazası Sigorta Ödemesi Ne Kadar Sürer?

    Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) kapsamında sigorta şirketlerine yapılan başvurular, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal olarak 15 gün içinde sonuçlandırılmalıdır. Şirket, kendisine sunulan maluliyet raporu ve gelir belgeleri üzerinden bir değerlendirme yapar. Bu aşamada mağdurların en çok merak ettiği yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar sorusunun yanıtı, kazanın meydana geldiği yıl uygulanan poliçe tavan limitleri ile sınırlıdır. Sigorta şirketinin kendi aktüerya departmanına yaptırdığı hesaplama sonucunda ortaya çıkan rakam mutabakatla kabul edilirse ödeme kısa sürede hesaba geçer. Ancak şirket eksik ödeme teklif ederse veya 15 gün içinde hiç yanıt vermezse, mağdurun Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya Asliye Ticaret Mahkemelerine dava açma hakkı doğar.

    6.5. Yüzde Yüz Kusurlu Sürücü Geçici Hasarlı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Kapsamında Ödeme Alabilir Mi?

    Türk Borçlar Kanunu’nun temel ilkelerine göre “hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz.” Bu hukuki prensip gereğince, meydana gelen trafik kazasında yüzde yüz (%100) oranında asli kusurlu olan bir sürücü, kendi trafik sigortasından veya karşı tarafın sigortasından geçici iş göremezlik ya da sürekli sakatlık tazminatı talep edemez. Tazminat hukuku, zarara uğrayan masum tarafın veya daha az kusurlu tarafın zararını gidermeyi amaçlar. Bu nedenle geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama işlemleri yapılırken, hesaplanan kök tazminat miktarından her zaman tazminat talep edenin kusur oranı (örneğin %25 oranında kusurluysa 1/4 oranında) düşülür. Tamamen kusurlu olan tarafa ise hukuken hiçbir maddi ödeme yapılmaz.

    6.6. Adli Yargıda Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Kriterlerindeki TRH 2010 Tablosu Nedir?

    Yargıtay içtihatları doğrultusunda tazminat davalarında kişilerin bakiye (kalan) ömürlerinin tespitinde standart ve güncel yaşam tabloları kullanılır. Günümüzde mahkemeler tarafından aktif olarak kullanılan “TRH 2010 Yaşam Tablosu”, Türkiye’nin demografik yapısına uygun olarak hazırlanmış ulusal bir ölüm oranı tablosudur. Ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama süreci yürütülürken, kaza tarihinde vefat edenin yaşı bu tabloya vurularak şayet kaza olmasaydı ortalama kaç yıl daha yaşayacağı ve hak sahiplerine kaç yıl daha destek olacağı hukuken tespit edilir. Aynı şekilde, geride kalan hak sahiplerinin (eş, anne, baba) yaşları da TRH 2010 tablosuna göre incelenerek destek sürelerinin yasal üst sınırları aktüeryal olarak saptanır.

    6.7. Tedavi Aşamasındaki Geçici Hasarlı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Sürecinde SGK Ödemeleri Düşülür Mü?

    Evet, zorunlu olarak düşülür (mahsup edilir). Mağdur, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle tedavi gördüğü ve işe gidemediği geçici iş göremezlik (iyileşme) döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından raporlu sayılır. SGK, bu dönemde sigortalı mağdura “geçici iş göremezlik ödeneği” (halk arasındaki tabiriyle rapor parası) öder. Türk hukuk sisteminde zenginleşme yasağı ilkesi geçerlidir; yani mağdur aynı zarar için iki farklı kurumdan tahsilat yaparak kaza öncesi ekonomik durumunun üzerine çıkamaz. Bu nedenle, haksız fiil sorumlularından veya sigorta şirketinden talep edilecek bedel için geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama yapılırken, mağdurun o dönem çalışamadığı aylar için hesaplanan gelir kaybından SGK’nın ödediği tutarlar kuruşu kuruşuna çıkarılır. Kalan bakiye zarar talep edilir.

    6.8. Yüksek Maaş Alanlarda Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Nasıl İspatlanır?

    Aktüerya hesaplamalarında en sık ihtilaf yaşanan konulardan biri mağdurun kaza tarihindeki gerçek gelirinin ispatlanmasıdır. Mağdur asgari ücretin üzerinde bir maaşla çalışıyor ancak SGK primleri asgari ücret üzerinden yatırılıyorsa, gerçek gelirin mahkeme nezdinde ispatı zorunludur. Gerçek gelir üzerinden bir yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama yapılabilmesi için mağdurun;

    • İmzalı maaş bordrolarını,

    • Banka hesap dökümlerini (maaş ödemesi açıklamalı),

    • Kayıtlı olduğu meslek odasından (örneğin mühendisler odası, şoförler odası) alınacak emsal ücret araştırması yazılarını,

    • Ticari işletme sahibiyse vergi levhası ve bilanço kayıtlarını dosyaya hukuki delil olarak sunması gerekir. İspatlanamayan gelir iddialarında mahkeme asgari ücret üzerinden hesaplama yapar.

    6.9. Yasal Zamanaşımı Süreleri Trafik Kazası Tazminat Hesaplama İşlemlerini Nasıl Etkiler?

    Karayolları Trafik Kanunu madde 109 uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinde temel zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 (iki) yıldır. Ancak yasal olarak her halükarda kaza tarihinden itibaren 10 (on) yıl geçmekle tazminat hakkı mutlak olarak zamanaşımına uğrar. Kazaya neden olan eylem aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ediyorsa (taksirle yaralama veya taksirle öldürme gibi), ceza kanunundaki “uzamış ceza zamanaşımı” süreleri hukuk davalarında da uygulanır. Hak kayıplarının yaşanmaması adına, süreler dolmadan dava açılması veya sigorta başvurusunun yapılması şarttır. Zamanaşımına uğramış dosyalarda trafik kazası tazminat hesaplama işlemi yapılsa dahi, karşı tarafın itirazı halinde dava usulden reddedilir.

    6.10. Sayfada Bulunan Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Programı Kesin Karar Niteliği Taşır Mı?

    Sayfamıza entegre edilen tazminat hesaplama programı, güncel Borçlar Hukuku ilkeleri, TRH 2010 yaşam tabloları ve yerleşik Yargıtay aktüerya içtihatları temel alınarak özel olarak kodlanmıştır. Sisteme gireceğiniz kusur oranı, yaş, maluliyet yüzdesi ve net gelir gibi hukuki değişkenler kullanılarak objektif bir yasal ön kanaat oluşturulur. Ancak girilen verilerin resmi sağlık kurulu raporlarına veya kesinleşmiş bilirkişi raporlarına dayanmaması durumunda hesaplama sonuçları değişkenlik gösterebilir. Programın ürettiği sonuçlar, davanızın olası hukuki değerini gösteren güçlü bir aktüeryal simülasyon olup, sigorta şirketine veya mahkemeye sunulacak kesin raporların, adli tıptan ve aktüerya uzmanlarından alınacak resmi raporlarla birebir örtüşmesi yasal zorunluluktur.

    7. Sonuç

    Haksız fiil sorumluluğu kapsamında karayollarında meydana gelen bedensel ve maddi zararların hukuki yollarla telafi edilmesi süreci, son derece katı usul kurallarına ve hassas aktüeryal temellere dayanmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri ile Karayolları Trafik Kanunu’nun emredici kuralları bir arada uygulandığında, zararın ispatı ve kusur oranlarının tespiti adli yargılamanın en belirleyici unsuru haline gelmektedir. Bu bağlamda, mağdurların ve hak sahiplerinin yasal mülkiyet haklarına eksiksiz olarak kavuşabilmeleri için usulüne uygun bir trafik kazası tazminat hesaplama sürecinin işletilmesi mutlak bir hukuki zorunluluktur.

    Özellikle kalıcı bedensel sakatlıkların ortaya çıktığı durumlarda yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama parametreleri, mağdurun hayatının geri kalanındaki ekonomik güvencesini tayin ederken; vefat durumlarında tatbik edilen ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama ilkeleri geride kalan destekten yoksun hak sahiplerinin yaşamsal haklarını koruma altına alır. Kaza sonrası tedavi döneminde oluşan ekonomik kayıplar dahi geçici hasarlı trafik kazası tazminat hesaplama mekanizmalarıyla giderilmektedir.

    Poliçe teminat sınırları dâhilinde yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar olacağının hukuken netleştirilmesi, telafisi güç mağduriyetlerin önüne geçmekte büyük önem taşır. Ziyaretçilerimizin yasal haklarını objektif verilerle önceden analiz edebilmeleri adına sayfamıza eklenen hesaplama programı, dava ve başvuru süreçlerinde güçlü bir referans kaynağı olarak kullanılabilir. Yasal zamanaşımı süreleri dolmadan, sağlam hukuki delillere ve doğru maluliyet raporlarına dayanan resmi adımların atılması, adil bir yargılamanın en temel şartıdır.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Scroll to Top
    Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.