Karşılıksız Çek Cezası, Çek Ödenmezse Ne Olur?
Ticari hayatta nakit döngüsünün en önemli enstrümanlarından biri olan çek, kanuni şekil şartlarına tabi olan bir kambiyo senedidir. Bir ödeme aracı olarak işlev gören bu belgenin güvenilirliğinin korunması, ticari itibarın ve ekonomik istikrarın sürdürülebilmesi için hayati önem taşır. Bu noktada sıklıkla sorulan karşılıksız çek nedir sorusunun cevabı; üzerinde yazılı keşide tarihine göre yasal ibraz süresi içinde muhatap bankaya sunulan, ancak hesap bakiyesinin yetersiz olması sebebiyle kısmen veya tamamen tahsil edilemeyen ve arkasına “karşılıksızdır” şerhi düşülen kıymetli evraktır.
Alacaklıların zihninde beliren çek ödenmezse ne olur sorusu, hem icra hukukunu hem de ceza hukukunu ilgilendiren çok boyutlu bir süreci ifade eder. Türk Hukukunda karşılıksız çek düzenlemek, salt ticari bir ihtilaf (borcun ödenmemesi) değil, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca yaptırıma bağlanmış ekonomik bir suçtur. Çeki düzenleyen gerçek kişiler veya tüzel kişilerin mali işlerinden sorumlu yöneticileri, alacaklının usulüne uygun şikayeti üzerine çek bedeli kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalır. Verilen bu adli para cezalarının süresi içinde ödenmemesi, doğrudan hapis cezası yaptırımına dönüşür.
Bu süreçte alacaklılar açısından en kritik usul kuralı, kanunun emrettiği hak düşürücü sürelere harfiyen riayet edilmesidir. Kanunda açıkça düzenlenen karşılıksız çek şikayet süresi, karşılıksızdır işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda fiilin işlendiği (şerhin vurulduğu) tarihten itibaren 1 yıldır. Süresi içinde yetkili İcra Ceza Mahkemesine başvurulmaması, cezai takip hakkının tamamen düşmesiyle sonuçlanır. Hak kaybı yaşayan mağdurlar veya hakkında adli tahkikat başlatılan borçlular için, karşılıksız çek cezası yaptırımlarının telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması adına usul adımlarının doğru atılması mutlak bir gerekliliktir.
| İşlem / Aşama | Yasal Süre ve Kapsam | İlgili Kanun Hükmü |
|---|---|---|
| Kanuni İbraz Süresi (Aynı İl) | Keşide tarihinden itibaren 10 Gün | TTK m. 796/1 |
| Kanuni İbraz Süresi (Farklı İl) | Keşide tarihinden itibaren 1 Ay | TTK m. 796/2 |
| Karşılıksız Çek Şikayet Süresi | Öğrenmeden itibaren 3 Ay, fiilden itibaren 1 Yıl | İİK m. 347 |
| Görevli Mahkeme | İcra Ceza Mahkemesi | 5941 S.K. m. 5/1 |
| Ceza Yaptırımı Miktarı | Karşılıksız bedelden az olmamak üzere 1500 Güne Kadar Adli Para Cezası | 5941 S.K. m. 5/1 |
| Ödenmeyen Para Cezasının İnfazı | Doğrudan Hapis Cezasına Çevrilme (Kamuya yararlı çalışma uygulanmaz) | 5941 S.K. m. 5/11 |
| Etkin Pişmanlık Şartları | Karşılıksız tutarın ticari temerrüt faiziyle birlikte alacaklıya ödenmesi | 5941 S.K. m. 6 |
Yazı İçeriği
- 1. Karşılıksız Çek Nedir?
- 2. Çek Ödenmezse Ne Olur?
- 3. Karşılıksız Çek Cezası
- 4. Karşılıksız Çek Şikayet Süresi ve Şikayet Hakkı
- 5. İcra Ceza Mahkemesi Süreci ve Etkin Pişmanlık
- 6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 6.1. Hukuki Tanımıyla Karşılıksız Çek Nedir ve Nasıl Belgelenir?
- 6.2. Muhatap Bankaya İbraz Edilen Çek Ödenmezse Ne Olur?
- 6.3. Yargılama Neticesinde Verilen Karşılıksız Çek Cezası Ne Kadardır?
- 6.4. Kanunda Belirtilen Karşılıksız Çek Şikayet Süresi Ne Kadardır?
- 6.5. Şirket Kaşesiyle Kesilen Karşılıksız Çeklerde Kimler Ceza Alır?
- 6.6. Ciro Edilmiş Bir Çekte Şikayet Hakkı Kime Aittir?
- 6.7. Karşılıksız Çek Cezası Alan Bir Kişi İnfazı Nasıl Durdurabilir?
- 6.8. Çek Karşılıksız Çıktığında Bankanın Ödemekle Yükümlü Olduğu Tutar Nedir?
- 7. Sonuç
Karşılıksız Çek Nedir?
Türk Ticaret Kanunu (TTK) sistematiğinde kambiyo senetleri arasında yer alan çek, ticari hayatta nakit taşıma riskini ortadan kaldıran ve ödeme aracı olarak kullanılan bir evraktır. Çek, kanunda belirtilen sıkı şekil şartlarına tabidir. Üzerinde “çek” kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi havalesi, muhatap bankanın unvanı, düzenlenme tarihi, yeri ve keşidecinin imzası bulunmayan bir evrak hukuken çek niteliği taşımaz. Ticari güvenin temel taşı olan bu kıymetli evrakın vadesinde ödenmesi yasal bir zorunluluktur.
Hukuki ve cezai yaptırımların merkezinde yer alan karşılıksız çek nedir sorusunun yasal tanımı, 5941 sayılı Çek Kanunu ile şekillenmiştir. Üzerinde yazılı bulunan keşide (düzenleme) tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde muhatap bankaya sunulan, ancak çek hesabında yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle tahsil edilemeyen kıymetli evraka karşılıksız çek denir. Bir çekin karşılıksız sayılabilmesi için yetkili hamilin çeki yasal ibraz süresi içinde bankaya sunması mutlak bir şarttır.
TTK madde 796 uyarınca ibraz süreleri; çekin düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse 1 ay, farklı bir kıtada ödenecekse 3 ay olarak belirlenmiştir. Bu süreler geçirildikten sonra bankaya sunulan çekler kambiyo vasfını yitirmez ancak Çek Kanunu kapsamındaki cezai korumadan mahrum kalır. İbraz anında hesapta hiç para yoksa veya kısmi bir meblağ varsa, banka yasal yükümlülük miktarını ödedikten sonra kalan kısım için çekin arkasına “karşılıksızdır” şerhi düşer. Bu şerh, hem icra takiplerinin hem de ceza yargılamasının temelini oluşturan en önemli usuli işlemdir.
Çek Ödenmezse Ne Olur?
Çek bedelinin ibraz anında banka hesabında hazır bulundurulmaması salt bir borçlar hukuku ihlali değildir. Devlet, ticari hayattaki güveni tesis etmek amacıyla bu eylemi 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi ile suç olarak tanımlamıştır. Alacaklıların sıklıkla sorduğu çek ödenmezse ne olur sorusunun yanıtı, banka gişesinde başlayan ve İcra Ceza Mahkemesi salonlarına uzanan bir süreci kapsar. Çekin ibrazında karşılığının bulunmaması halinde muhatap banka, yasal yükümlülük miktarını hamile öder ve bakiye kısım için çekin arkasına işlem yapar. Banka görevlisi; ibraz tarihini, hesap durumunu ve karşılıksız kalan tutarı çekin arkasına yazarak yetkili hamil ile birlikte imzalar.
Bu şerhin vurulması, suçun “objektif cezalandırılabilme şartı” olarak adlandırılır. Ceza hukukunda objektif cezalandırılabilme şartı, fiilin suç sayılabilmesi için failin iradesi dışında gerçekleşmesi zorunlu olan dış bir etkendir. Banka tarafından usulüne uygun şekilde “karşılıksızdır” işlemi yapılmadığı sürece, keşideci ne kadar kusurlu olursa olsun cezalandırılamaz. Örneğin, çekteki imzanın banka sistemindeki imza ile uyuşmaması veya çek üzerinde tahrifat yapıldığı şüphesiyle bankanın ödeme yapmaktan kaçınması durumlarında, banka “karşılıksızdır” şerhi yerine farklı bir ibare düşebilir. Bu gibi durumlarda suçun maddi unsurları oluşmayacaktır.
[Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 27.01.2020 T., 2019/35817 E., 2020/415 K.]
“Çekin süresinde yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibrazında, şayet yeterli karşılığı bulunmamasına rağmen, banka tarafından ileri sürülen değişik gerekçelerle 5941 sayılı Kanun’un 3/4. maddesi gereği “karşılıksızdır” işlemi yapılmamışsa, çek hesabında yeterli karşılığı bulundurmakla yükümlü gerçek kişinin “karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme” suçundan dolayı cezalandırılmasının mümkün olmadığına, oy birliğiyle karar verildi.”
Karşılıksız Çek Cezası
Çek Kanunu’nun 5. maddesi, karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişiler hakkında son derece ağır ve istisnai yaptırımlar öngörmüştür. Ekonomik suçlara ekonomik ceza ilkesi çerçevesinde kanun koyucu, ilk aşamada hapis cezası yerine adli para cezası modelini benimsemiştir. Yargılama neticesinde sanık hakkında hükmedilecek karşılıksız çek cezası, her bir çek yaprağı için ayrı ayrı olmak üzere 1500 güne kadar adli para cezasıdır. Bu cezanın en belirgin ve istisnai özelliği, mahkemece hükmedilecek adli para cezasının miktarının, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından hiçbir şekilde az olamamasıdır.
Örneğin, karşılıksız kalan çek bedeli 1.000.000 TL ise, mahkeme günlüğü 100 TL’den 1500 gün adli para cezası (150.000 TL) verip dosyayı kapatamaz. Kanunun açık hükmü gereği verilecek ceza 1.000.000 TL’den az olamayacaktır. Yargılama sonucunda verilen adli para cezası kesinleştikten sonra infaz aşamasına geçilir. Hükümlüye cezasını ödemesi için ödeme emri gönderilir. Verilen sürede adli para cezasının Hazine’ye ödenmemesi durumunda, bu ceza kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı dahi verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir. Hapis cezası, adli para cezası tamamen ödenene kadar devam eder. Çek miktarı ne kadar yüksek olursa olsun, bir çek yaprağı için infaz edilecek hapis cezası süresi 3 yılı, birden fazla çek yaprağı söz konusu ise toplam hapis süresi 5 yılı geçemez.
Cezai yaptırımların diğer bir boyutu ise güvenlik tedbirleridir. Mahkeme, yargılama aşamasında veya hükümle birlikte fail hakkında “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” kararı verir. Bu yasak kararı Adalet Bakanlığı UYAP sistemi üzerinden MERSİS’e ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’ne bildirilir. Hakkında yasak kararı verilen kişi, elindeki tüm çek yapraklarını bankaya iade etmek zorundadır.
Tüzel kişiler adına keşide edilen çeklerde ceza sorumluluğu şirket tüzel kişiliğinin kendisine yöneltilemez. Tüzel kişilere hapis veya adli para cezası verilemeyeceği anayasal bir kuraldır. Çek Kanunu’na göre, tüzel kişinin karşılıksız çıkan çeki nedeniyle cezai sorumluluk; şirketin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesine aittir. Şirket içi görev dağılımında mali işler için özel bir yetkilendirme yapılmamışsa, yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişiler (limited şirketlerde müdürler, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri) adli para cezası ve sonrasında hapis cezası ile karşı karşıya kalır.
Karşılıksız Çek Şikayet Süresi ve Şikayet Hakkı
Karşılıksız çek keşide etme suçu, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından resen (kendiliğinden) soruşturulan suçlardan değildir. Yargılamanın başlayabilmesi için suçtan zarar görenin yasal süreler içerisinde usulüne uygun bir şikayette bulunması şarttır. Hak düşürücü nitelikteki karşılıksız çek şikayet süresi, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 347. maddesine atıfla belirlenmiştir. Kanuna göre şikayet hakkı, fiilin (karşılıksızdır işleminin) öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içinde kullanılmalıdır. Her halükarda, karşılıksızdır şerhinin vurulduğu tarihten itibaren 1 yıl geçmekle şikayet hakkı tamamen düşer. Üç aylık veya bir yıllık sürenin geçirilmesi halinde açılan dava, İcra Ceza Mahkemesi tarafından şikayet süresi yönünden reddedilir ve fail cezalandırılamaz.
Şikayet süresi kadar önemli olan bir diğer husus, şikayet hakkının kime ait olduğudur. Piyasada çekler defalarca ciro edilerek el değiştirebilir. Çek bankaya ibraz edildikten ve karşılıksızdır şerhi vurulduktan sonra da alacağın temliki yoluyla devredilmesi mümkündür. Ancak ceza hukuku anlamında şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve temlik yoluyla sonradan devredilemez. Yargıtay içtihatlarına göre şikayet hakkı; çeki süresinde bankaya sunan hamile ve çek bankaya sunulmadan önce ciro zincirinde yer alan önceki yasal cirantalara aittir. Karşılıksız işleminden sonra çeki bir şekilde eline geçiren üçüncü kişilerin şikayet hakkı bulunmamaktadır.
[Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 10.05.2018 T., 2018/3072 E., 2018/5874 K.]
“Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile “karşılıksızdır” işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda “karşılıksızdır” işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olacağına… oybirliğiyle karar verilmiştir.”
İcra Ceza Mahkemesi Süreci ve Etkin Pişmanlık
Karşılıksız çek davalarında görevli mahkeme, Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemeleri değil, doğrudan İcra Ceza Mahkemeleridir. Şikayetçi, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, hesap sahibinin (failin) yerleşim yeri veya şikayetçinin kendi yerleşim yeri mahkemelerinden herhangi birinde davasını açabilir. Bu geniş yetki alanı, alacaklının hukuki süreci kendi bulunduğu ilden yürütebilmesine büyük kolaylık sağlar.
İcra Ceza Mahkemesinde görülen yargılama süreci, sanık mazeretsiz olarak duruşmalara katılmasa dahi gıyabında devam eder ve neticelendirilir. Mahkeme, çekin ibraz süresini, karşılıksızdır şerhinin usulüne uygun olup olmadığını ve sanığın çeki keşide etmeye yetkili olup olmadığını inceler. Hukuki tahkikatın ardından suçun sabit görülmesi halinde mahkumiyet kararı tesis edilir.
Sanıklara tanınan en büyük yasal imkan “Etkin Pişmanlık” kurumudur. Çek Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca fail, karşılıksız kalan çek bedelini ve çekin ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizini şikayetçiye öderse ağır cezai yaptırımlardan kurtulur. Etkin pişmanlık müessesesi üç farklı aşamada uygulanabilir:
- Dava açılmadan veya yargılama aşamasında ödeme yapılırsa, İcra Ceza Mahkemesi davanın düşmesine karar verir.
- Mahkumiyet hükmü verildikten sonra ceza infaz aşamasındayken ödeme yapılırsa, mahkeme hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verir.
- Sanık, çek bedelinin karşılıksız kalan kısmının onda birini peşin öder ve kalan miktarı ikişer aylık taksitlerle en fazla 15 taksitte ödeyeceğini taahhüt ederse, infaz durdurulur. Taksitlerden birinin dahi ödenmemesi halinde durdurulan infaz kaldığı yerden devam eder ve hapis cezası derhal uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hukuki Tanımıyla Karşılıksız Çek Nedir ve Nasıl Belgelenir?
Hukuk ve ticaret sistematiğinde karşılıksız çek nedir sorusunun yanıtı, yasal unsurları tam olan bir kıymetli evrakın ödenmeme durumunu ifade eder. Üzerinde yazılı keşide tarihine göre kanuni süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilen, ancak hesabın müsait olmaması sebebiyle çek bedelinin tamamen veya kısmen ödenemediği senetlere karşılıksız çek denir.
Çekin karşılıksız olduğunun belgelenmesi yasal bir prosedüre tabidir. Hamil çeki bankaya ibraz ettiğinde, hesapta yeterli bakiye yoksa banka görevlisi çekin arkasına ibraz tarihini, hesap durumunu ve karşılıksız kalan tutarı yazmakla yükümlüdür. Bu işleme “karşılıksızdır şerhi” denir ve çekin arkasına yetkili hamil ile banka görevlisinin imza atmasıyla hukuki nitelik kazanır. Bu şerhin vurulması, suçun maddi unsurunun ve objektif cezalandırılabilme şartının oluştuğunu gösteren yegane resmi delildir.
Muhatap Bankaya İbraz Edilen Çek Ödenmezse Ne Olur?
Ticari alacaklıların en çok merak ettiği çek ödenmezse ne olur sorusunun cevabı, eşzamanlı yürüyen iki farklı hukuki mekanizmayı devreye sokar. İbraz anında hesapta yeterli bakiye yoksa, banka yasal garanti tutarını ödedikten sonra çeke karşılıksız şerhi vurarak asıl sureti hamile iade eder.
Bu andan itibaren hamil için iki yol açılır: Birincisi icra hukuku yoludur; hamil, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatarak borçlunun malvarlığına, hesaplarına ve taşınmazlarına haciz şerhi koydurabilir. İkincisi ise ceza hukuku yoludur; hamil, şikayet hakkını kullanarak İcra Ceza Mahkemesinde dava açar. Mahkeme süreci sonunda borçluya veya şirket yetkilisine adli para cezası verilir ve çek düzenleme yasağı getirilir. Dolayısıyla çekin ödenmemesi salt bir borç ilişkisinin ihlali değil, ağır yaptırımları olan bir ceza davasının başlangıcıdır.
Yargılama Neticesinde Verilen Karşılıksız Çek Cezası Ne Kadardır?
5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca, sanık hakkında İcra Ceza Mahkemesi tarafından verilecek karşılıksız çek cezası, her bir çek yaprağı için bin beş yüz (1500) güne kadar adli para cezasıdır. Bu yaptırımın en katı kuralı, mahkemece hükmedilecek adli para cezasının miktarının, çekin karşılıksız kalan tutarından kesinlikle az olamamasıdır.
Mahkemenin verdiği bu ceza kesinleştikten sonra infaz savcılığı tarafından borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Tebliğe rağmen yasal süresi içinde adli para cezasının devlete ödenmemesi halinde, kanunun açık hükmü gereği bu ceza hiçbir kamuya yararlı işte çalıştırma (denetimli serbestlik) alternatifine dönüştürülmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir. Bir çek yaprağı için hapis cezası üç yılı geçemez; birden fazla çek yaprağı söz konusu ise infaz edilecek toplam hapis cezası süresi beş yıl ile sınırlıdır.
Kanunda Belirtilen Karşılıksız Çek Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Ceza davasının açılabilmesi için kanun koyucu hak düşürücü nitelikte kesin süreler öngörmüştür. İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesine atıfla belirlenen karşılıksız çek şikayet süresi, şikayet hakkına sahip olan kişinin fiili (karşılıksızdır şerhini) öğrendiği tarihten itibaren 3 aydır.
Her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle şikayet hakkı tamamen ortadan kalkar. Bu sürelerin özelliği, mahkeme tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınmasıdır. Taraflar sürenin geçmediğini iddia etse dahi, dosyayı inceleyen İcra Ceza Hakimi sürenin bir gün dahi aşıldığını tespit ederse davayı şikayet süresinin geçirilmesi nedeniyle usulden reddeder. Bu bağlamda, çekin arkasına karşılıksızdır kaşesi vurulduğu andan itibaren vakit kaybetmeksizin hukuki işlemlerin başlatılması, ceza davasının geçerliliği için mutlak bir gerekliliktir.
Şirket Kaşesiyle Kesilen Karşılıksız Çeklerde Kimler Ceza Alır?
Limited veya anonim şirketler gibi tüzel kişilerin kendi adlarına düzenledikleri çeklerin karşılıksız çıkması durumunda, şirket tüzel kişiliğine (şirketin kendisine) hapis veya adli para cezası verilemez. Şirket tüzel kişiliğine verilebilecek tek yaptırım “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” koruma tedbiridir.
Cezai sorumluluk ise tamamen gerçek kişilere aittir. Çek Kanunu’nun 5. maddesi gereği, tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen bir yönetim organı üyesi varsa, adli para cezasını ve hapis tazyikini bu kişi çeker. Şirket içi görev dağılımında mali işler için özel bir temsilci atanmamışsa, şirketin yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişiler (tüm şirket müdürleri veya yönetim kurulu üyeleri) müştereken cezai yaptırıma tabi tutulur. Yetki devrinin Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edilmiş olması, sorumluluğun belirlenmesinde esas alınır.
Ciro Edilmiş Bir Çekte Şikayet Hakkı Kime Aittir?
Ticari piyasada bir çek, ödeme aracından daha fazlası olup birçok tacir arasında ciro edilerek el değiştirir. Ancak karşılıksız çek suçunda şikayet hakkı her elinde bulundurana ait değildir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre ceza davası açma ve şikayet hakkı, çeki yasal süresi içinde bankaya ibraz edip karşılıksızdır işlemini yaptıran yetkili hamil ile bu işlemden önce ciro zincirinde hukuka uygun olarak yer alan meşru cirantalara aittir. Karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra alacağın temliki yoluyla veya harici yollarla çeki teslim alan kişilerin ceza mahkemesinde şikayet hakkı bulunmamaktadır. Şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve çek alacağı devredilse dahi ceza davası açma yetkisi devredilemez.
Karşılıksız Çek Cezası Alan Bir Kişi İnfazı Nasıl Durdurabilir?
Hakkında mahkumiyet veya yakalama kararı çıkan bir kişinin hapis cezasından kurtulabilmesi “Etkin Pişmanlık” hükümlerinin yerine getirilmesiyle mümkündür. Çek Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca borçlu, karşılıksız kalan çek bedelini ve ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizini alacaklıya tamamen öderse hapis cezası bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Kanun, peşin ödeme yapamayan borçlulara taksitlendirme imkanı da tanımıştır. Mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra borçlu, çek bedelinin karşılıksız kalan kısmının onda birini (%10) alacaklıya peşin öderse hapis cezasının infazı mahkemece durdurulur. Kalan borç miktarının ikişer aylık dönemler halinde en fazla 15 taksitte ödenmesi taahhüt edilmelidir. Taksitlerden birinin dahi süresinde ödenmemesi halinde, durdurulan infaz kaldığı yerden derhal devam eder.
Çek Karşılıksız Çıktığında Bankanın Ödemekle Yükümlü Olduğu Tutar Nedir?
Çek hesabında hiç bakiye olmasa dahi kanun, çekin güvenilirliğini artırmak adına bankalara bir miktar ödeme yükümlülüğü getirmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından her yıl ocak ayında yayınlanan tebliğ ile muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemek zorunda olduğu kanuni garanti tutarı belirlenir. Hamil süresi içinde çeki ibraz ettiğinde, hesapta para olmasa bile banka bu kanuni yükümlülük tutarını hamile peşin olarak ödemek zorundadır. Hamilin bu kısmı tahsil etmesi, çekin karşılıksız çıkan asıl meblağı için icra takibi başlatmasına veya ceza davası açmasına engel teşkil etmez. Hamil, bankanın yapacağı bu kısmi ödemeyi almaktan imtina ederse, banka görevlisi “karşılıksızdır” işlemini yapmaz ve çek hamile iade edilir; bu durumda şikayet hakkı doğmaz.
Sonuç
Kambiyo senetleri hukukunun en katı ve şekilci enstrümanlarından biri olan çek, ihtiva ettiği ekonomik değerin ötesinde ticari güvenin yasal teminatıdır. Türk Hukukunda 5941 sayılı Çek Kanunu ile kurulan sistem, iyi niyetli alacaklıyı korumak ve ticari hayattaki ödeme zincirinin kırılmasını engellemek üzerine inşa edilmiştir. Bir çekin karşılıksız çıkması halinde yalnızca borçlar hukuku prensipleri değil, hürriyeti bağlayıcı ağır sonuçları olan ceza hukuku mekanizmaları da eşzamanlı olarak tetiklenir. Yargılama aşamasında hükmedilen yaptırımların doğrudan hapis cezasına çevrilebilme potansiyeli, bu sürecin ciddiyetini açıkça ortaya koymaktadır.
Hak arama hürriyetinin etkin bir şekilde kullanılabilmesi, kanun koyucunun belirlediği mutlak şekil şartlarına riayet edilmesine bağlıdır. İbraz sürelerinin bir gün dahi geciktirilmesi, karşılıksızdır şerhinin usulüne uygun vurdurulmaması veya şikayet hakkının yasal zamanaşımı süreleri içinde kullanılmaması, maddi anlamda tamamen haklı olunan bir dosyada dahi telafisi imkansız kayıplar yaratır.
Yetkili hamilin belirlenmesinden ticaret sicilindeki şirket yetkilisi tescillerinin incelenmesine, etkin pişmanlık taahhütlerinin yapılandırılmasından icra takiplerinin başlatılmasına kadar her aşama kusursuz bir yasal planlama gerektirir. Mahkemelerin resen gözettiği bu katı usul kurallarının, güncel içtihatlar ve mevzuat doğrultusunda objektif bir yasal disiplinle yürütülmesi, hukuki ve ekonomik mağduriyetlerin engellenmesi için yegane yoldur.