anayasa mahkemesi, aym nedir, anayasa mahkemesi bireysel başvuru, anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu, anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi

Anayasa Mahkemesi (AYM) Nedir, Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır? 2026

Hukuk sistemimizde temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla meydana getirilen en üst düzey yargısal denetim mekanizmalarından biri anayasa yargısıdır. Bu bağlamda kamuoyunda sıklıkla sorulan aym nedir sorusunun yasal cevabı; normların Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen ve bireylerin temel hak ihlali iddialarını nihai olarak karara bağlayan yüksek mahkemedir.

Türk hukuk sistemine 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum sonucunda kabul edilen 5982 sayılı Kanun ile giren anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkı, anayasal güvence altındaki hakların korunması için başvurulabilecek en üst düzey hak arama yoludur.

Bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla anayasa mahkemesi nezdinde süreç başlatılabilmesi için usul kurallarının yerine getirilmesi zorunludur. Anayasa’nın 148. maddesi uyarınca; herkes, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkını kullanabilir.

Bu müracaatın yapılabilmesi için, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya eyleme karşı kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının öncelikle tüketilmiş olması emredici bir şarttır.

Yargısal sürecin başlatılabilmesi, usulüne uygun şekilde hazırlanmış bir anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu ile mümkündür. İlgili formun eksiksiz, kanuni şartlara ve İçtüzük kurallarına uygun olarak doldurulması, dosyanın esastan incelenebilmesi için hayati önem taşır. Ayrıca, olağan kanun yollarının tüketilmesine dair nihai kararın öğrenilmesinin ardından kanunun öngördüğü 30 günlük anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi içinde işlemin tamamlanması kesin bir kuraldır. Yasal sürelerin kaçırılması veya usuli eksiklikler, başvurunun idari yönden reddedilmesine doğrudan yol açmaktadır.

Yargı Sistemimizde AYM Nedir ve Hangi İşlemler Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kapsamındadır?

Hukuk devleti ilkesinin en büyük teminatlarından biri olan anayasa yargısı bağlamında aym nedir sorusunun kurumsal yanıtı; yasama işlemlerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen ve temel hak ihlallerini nihai karara bağlayan en üst yargı merciidir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan anayasa değişikliği ile hukuk sistemimize dâhil olan anayasa mahkemesi bireysel başvuru kurumu, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen yargı kararları için faaliyete geçmiştir.

Bu hukuki yolun temel amacı, kamu gücünün hukuka aykırı işlem, eylem veya ihmalleri nedeniyle ihlal edilen anayasal hakların ulusal sınırlar içerisinde onarılmasıdır.

Bir ihlal iddiasının anayasa mahkemesi tarafından esastan incelenebilmesi için “ortak koruma alanı” kuralının gerçekleşmesi şarttır. İhlal edildiği iddia edilen hakkın, hem Anayasa’da güvence altına alınmış olması hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) veya Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamına girmesi zorunludur.

Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddialarını içeren başvurular, konu bakımından yetkisizlik nedeniyle doğrudan reddedilmektedir. Örneğin; Anayasa’da yer alan ancak AİHS kapsamında bulunmayan “çalışma hakkı” ihlallerine dayanan iddialar, Mahkeme’nin inceleme yetkisi dışındadır.

Her hukuki işlem veya eylem bireysel başvurunun konusu olamaz. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca; yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan anayasa mahkemesi bireysel başvuru yapılamaz. Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı idari veya yargısal işlemler de bu hukuki yola konu edilemez.

Yargı denetimi dışında olan ve bireysel başvuruya konu edilemeyecek başlıca işlemler şunlardır:

  • Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararları.

  • Spor uyuşmazlıklarındaki bağımsız tahkim kurulu kararları.

  • Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) meslekten çıkarma dışındaki disiplin kararları.

  • Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma kararları.

  • Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları

Temel hak ihlallerinin tespiti talebiyle mahkemeye müracaat edilebilmesi için yasada aranan ön şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Bir hakkın ihlal iddiasının Anayasa Mahkemesi tarafından esastan incelenebilmesi için “ortak koruma alanı” kuralının gerçekleşmesi şarttır.

Anayasa Mahkemesi, ortak koruma alanı kuralını şu emsal kararıyla son derece net bir biçimde çizmiştir:

[Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18.11.2025 T. Başvuru No: 2022/72927]

“…Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme’ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular, bireysel başvurunun kapsamında değildir. Bireyin dilediği alanda çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme’de düzenlenen haklardan değildir… Somut olayda başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği şekliyle ileri sürdüğü çalışma hakkının Anayasa ve Sözleşme ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma alanına girmediği anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”

İkinci ve en önemli şart, “olağan kanun yollarının tüketilmesi” kuralıdır. Mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar, daha sonra Anayasa Mahkemesi huzurunda ilk kez dile getirilemez. Yüksek Mahkeme, olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunluluğunu şu kararıyla netleştirmiştir:

[Anayasa Mahkemesi 11.10.2018 T. Başvuru No: 2015/3919]

“…Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ikincil nitelikte bir kanun yolu olup bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. Başvuru formu ve eklerinde, başvurucuların ayrımcılığa uğradıkları yönünde bir iddiayı derece mahkemeleri önünde ileri sürdüklerine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Anılan ihlal iddialarının derece mahkemeleri önünde ileri sürülmeksizin bireysel başvuruya konu yapıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının… başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”

Hukuk sistemimizde Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin kararlarını her yönden inceleyen bir dördüncü derece mahkemesi değildir. Yargıtay ve derece mahkemelerinin takdir yetkisine müdahale sınırı şu kararla ifade edilmiştir:

[Anayasa Mahkemesi 12.02.2013 T. Başvuru No: 2012/1027]

“…Anayasada yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece ya da açıkça keyfilik içermedikçe derece mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede, derece mahkemelerinin delilleri takdirinde açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz…“

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Süresi

Adli ve idari süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına en çok dikkat edilmesi gereken usul kuralı, anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi ile ilgilidir. İlgili mevzuata göre, başvuru süresi olağan kanun yollarının tüketildiği nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gündür. Yüksek Mahkeme içtihatlarında sürenin başlangıcı, resmi tebligatın yapıldığı tarihe değil, nihai kararın UYAP üzerinden “öğrenildiği” tarihe bağlanmıştır.

Yüksek Mahkeme, avukatların UYAP üzerinden evrak okumasının başvuru süresine etkisini şu emsal kararıyla son derece net bir biçimde çizmiştir:

[Anayasa Mahkemesi 21.07.2020 T. Başvuru No: 2017/15649]

“…Yargılama sürecinde nihai karar olan Yargıtay ilamına ilişkin olarak UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede de ilgili kararın başvurucu avukatı… tarafından 21/12/2016 günü saat 13.09.16’da açılarak okunduğu tespit edilmiş ve buna ilişkin olarak ekran çıktısı alınıp dosya arasına konulmuştur. Dolayısıyla bu işlemi yapan ilgililerden işlem sırasında nihai kararın sonucunu öğrenmeleri beklenir. Böyle bir durumda işlem yapılırken nihai kararın sonucunun öğrenildiği kabul edileceğinden bireysel başvuru süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerekir. Nitekim ilgili usul kuralları uyarınca sürenin münhasıran tebliğden itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiği uygulamaların aksine bireysel başvuru yolunda başvuru süresi, ihlalin öğrenilmesi esasına bağlanmıştır…”

Eğer asil (başvurucunun kendisi), kararı avukatından önce UYAP üzerinden okumuşsa, süre asilin okuduğu tarihten itibaren başlar. Genel Kurul, bu istisnai ve kritik durumu şu emsal kararıyla hükme bağlamıştır:

[Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 08.03.2023 T. Başvuru No: 2019/13338]

“…Bununla birlikte vekil ile işlemlerini takip ettiren başvurucular da UYAP üzerinden elektronik ortamda… nihai kararın gerekçesine erişmenin mümkün hâle geldiği andan itibaren kararın gerekçesini kesin olarak öğrenme imkânına sahiptir. Zira başvurucular nihai karardan vekillerine nazaran daha erken bir tarihte haberdar olmuştur. Buna bağlı olarak nihai kararın öğrenilmesi nedeniyle bireysel başvuru süresi bu tarihten itibaren başlar. …başvurucunun vekiline 6/4/2019 tarihinde tebliğ yapılmışsa da daha önce başvurucu asilin UYAP üzerinden 27/3/2019 tarihinde başvuruya konu karara erişim sağlayarak kararı öğrendiği görülmüştür… başvuru süresinin 27/3/2019 tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabul edilmesi gerekir…”

Bir diğer önemli kural, olağanüstü kanun yollarının veya itirazı kabil olmayan kararlara yapılan yersiz itirazların süreyi canlandırmamasıdır. Mahkeme, kanun yolunun ne zaman tüketilmiş sayılacağı hususunda şu kararı vermiştir:

[Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 30.11.2017 T. Başvuru No: 2014/221]

“…Somut olayda BİM’in 5/10/2012 tarihli kararı ile sorumlu kolluk görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi hususu kesin olarak karara bağlanmıştır… Dolayısıyla başvuru yolları 5/10/2012 tarihinde BİM’in kararı ile tüketilmiş olup başvurucunun anılan nihai karardan en geç… 13/2/2013 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. İtiraz yolu kapalı olan incelemeye yer olmadığına dair karara karşı Ağır Ceza Mahkemesine başvurucu tarafından itiraz edilmiş olması bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük sürenin yeniden başlaması sonucunu doğurmayacaktır.“

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Formu Nereden Alınır ve Başvuru Nasıl Yapılır?

Bir temel hak ihlalinin Mahkeme huzurunda tartışmaya açılabilmesi için resmi usullere uygun bir anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu tanzim edilmesi kanuni bir gerekliliktir. Hatalı veya mülga (yürürlükten kalkmış) formların kullanılmasını önlemek adına, güncel ve geçerli başvuru formuna doğrudan Anayasa Mahkemesi’nin resmi internet adresi olan www.anayasa.gov.tr üzerinden ulaşılmalıdır.

İndirilen bu formun eksiksiz olarak doldurulmasının ardından başvurular yapılabilir:

  • Fiziki Başvuru: Hazırlanan evraklar yerel mahkemelere, yurtdışı temsilciliklerine veya bizzat Anayasa Mahkemesi’ne fiziki olarak teslim edilerek yapılabilir. Bu yöntemler dışında posta, faks veya standart elektronik posta (e-mail) yollarıyla gönderilen belgeler Mahkeme tarafından kesinlikle kabul edilmez ve kayda alınmaz.

  • UYAP Avukat Portalı Üzerinden Elektronik Başvuru: Güncel yargı uygulamalarında avukatlar, anayasa mahkemesi bireysel başvuru işlemlerini tamamen elektronik ortamda yürütebilmektedir. 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla UYAP Avukat Portal sisteminde yürürlüğe giren yeni altyapı sayesinde, vekillerin matbu bir başvuru formunu dışarıda doldurup sisteme belge olarak yüklemelerine gerek kalmamıştır. Sisteme e-imza ile giriş yapan avukatlar; başvurucu bilgilerini, ihlale konu olay ve olguları, hak ihlali gerekçelerini ve tüketilen kanun yollarını bizzat sistem üzerindeki elektronik sekmelere adım adım işlerler. En fazla 150 adet ve dosya başı 40 MB sınırına uygun olarak vekaletname ile delil evrakları yüklenip harç ödemesi yapıldıktan sonra, sistem girilen tüm bu verileri birleştirerek anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu belgesini elektronik ortamda otomatik olarak oluşturur ve doğrudan Yüksek Mahkeme’ye iletir.

Başvurunun kayda alınmasının ardından yapılan ilk inceleme idari usul incelemesidir. Eğer sunulan anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu içerisinde veya eklerinde bir eksiklik tespit edilirse, Mahkeme başvuru sahibine bu eksiklikleri gidermesi için 15 günlük kesin bir ek süre verir.

Bu süre zarfında istenen belgelerin usulüne uygun şekilde Mahkemeye sunulmaması halinde, başvuru esasa geçilmeden doğrudan idari yönden reddedilir. Hak iddialarını temellendirirken başvurucunun maddi veya manevi tazminat talebi bulunuyorsa, bu talepler ile bunları destekleyici tüm bilgi ve belgeler en baştan form ekinde Mahkemeye sunulmalıdır.

Başvuru Durumunun e-Devlet Üzerinden Sorgulanması

Başvuru evraklarının Mahkemeye ulaşması ve kaydının yapılmasının ardından başvuru sahibine veya vekiline, üzerinde dosya numarasının yer aldığı bir “Bireysel Başvuru Alındı Belgesi” gönderilir. İlgili evrakların Mahkeme tarafından teslim alınmış olması, başvurunun kabul edilebilir bulunduğu anlamını taşımaz.

Hukuki sürecin şeffaf bir şekilde takip edilebilmesi için dijital altyapı hizmetleri kullanılmaktadır. Mahkeme, sürecin işleyişi hakkında kural olarak telefonla veya sözlü müracaatlarla bilgi vermemektedir. Bu nedenle başvuru sahipleri, dosyalarının hangi aşamada olduğunu (idari inceleme, komisyon, bölüm veya genel kurul safhası) e-Devlet sistemi üzerinde yer alan “Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Sorgulama” hizmetini kullanarak anlık ve güvenilir bir şekilde takip edebilirler.

Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması ve Yaptırımlar

Anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkının kullanımında dürüstlük kuralı esastır. Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, başvurunun reddedilmesinin yanı sıra iki bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Başvuru hakkının kötüye kullanılması sayılan başlıca eylemler şunlardır:

  • Mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya sahte belge sunulması.

  • Esaslı unsurlar hakkında kasten bilgi gizlenmesi.

  • Haklılığını ortaya koyma veya eleştiri sınırını aşarak kamu otoritesine veya Mahkemeye karşı hakaret, tehdit veya tahrik edici saldırgan bir üslup kullanılması.

  • İhlale uğrayan kişinin başvuru tarihinden önce vefat etmesine rağmen, sona eren vekalet ilişkisine dayanılarak merhum adına avukatı tarafından başvuru yapılması.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru İnceleme Süreci ve Verilebilecek Kararlar

Yüksek Mahkeme’ye intikal eden başvurular, titizlikle yapılandırılmış üç aşamalı bir inceleme süzgecinden geçirilir. İdari inceleme safhasını geçen dosyalar, “Kabul Edilebilirlik İncelemesi” için Komisyonlara sevk edilir.

İkişer üyeden oluşan altı farklı Komisyon; başvurunun otuz günlük yasal anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi içinde yapılıp yapılmadığını, olağan kanun yollarının tüketilip tüketilmediğini ve Mahkeme’nin yetki alanına girip girmediğini denetler. Komisyonlar, başvurunun anayasal veya kişisel bir önem taşımadığı, dayanaktan yoksun olduğu durumlarda oybirliğiyle “kabul edilemezlik” kararı verebilir.

Kabul edilebilirlik testini başarıyla geçen dosyalar, esasa ilişkin inceleme yapılmak üzere Bölümlere gönderilir. Bir başkanvekili ve dört üyeden oluşan Bölümler, olayda temel bir hakkın ihlal edilip edilmediğini, devletin anayasal pozitif ve negatif yükümlülüklerine uygun davranıp davranmadığını inceler ve kararlarını salt çoğunlukla alır. İçtihat farklılıklarının giderilmesi veya son derece önemli hukuki meselelerin çözümü ise bir başkan, iki başkanvekili ve on iki üyeden oluşan Genel Kurul tarafından yine salt çoğunlukla karara bağlanır.

Esas incelemesi sonucunda bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verilirse, Mahkeme ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için nelerin yapılması gerektiğine hükmeder.

  • İhlal, doğrudan derece mahkemesinin kararından kaynaklanıyorsa, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama süreci kural olarak dosya üzerinden ve hızlı bir şekilde yürütülür.

  • Yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmuyorsa, Mahkeme tespit edilen ihlal için uygun bir tazminata hükmedebilir.

  • Tazminat miktarının tespiti, daha karmaşık ve ayrıntılı bir incelemeyi gerektiriyorsa, başvurucunun tazminat talebini genel mahkemelerde dava yoluyla ileri sürmesine karar verilebilir.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kabul edilmezlik kararları veya esasa ilişkin ihlal kararları kesindir. Tüm bu inceleme süreci ve verilecek kararlar, aym nedir sorusunun Anayasal düzendeki kurumsal otoritesini ve insan hakları koruma mekanizmasının hukuki kesinliğini ortaya koymaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Hukuk Sistemimizde AYM Nedir ve Kararları Kimleri Bağlar?

En üst yargı mercilerinden biri olan Anayasa Mahkemesi ile ilgili aym nedir sorusu büyük önem taşır. Yasal düzenlemelere göre Anayasa Mahkemesi, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü tarafından ihlal edilip edilmediğini denetleyen nihai karar organıdır. Anayasa’nın 153. maddesinin son fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları; Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri kesin olarak bağlar. Bu nedenle, verilen ihlal kararlarının uygulanması tüm kişi ve kurumlar için anayasal bir mecburiyettir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Süresi Ne Kadardır ve Ne Zaman Başlar?

Hak arama hürriyetinin kullanılmasında anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi 30 gündür. Bu sürenin başlangıcı, ihlale neden olan işlemin veya olağan kanun yollarının tüketildiğine dair nihai kararın öğrenilmesi anına bağlanmıştır. Ceza yargılamasında erişilebilir durumda olan kararın makul sürede öğrenildiği kabul edilmektedir. Uygulamada, avukatların veya asil kişilerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden nihai kararı elektronik ortamda okudukları an itibarıyla kararın öğrenildiği kabul edilir ve anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi işlemeye başlar.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Formu Nereye ve Nasıl Teslim Edilmelidir?

Usulüne uygun olarak hazırlanan anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu, fiziki olarak doğrudan yerel mahkemelere, yurtdışı temsilciliklerine veya bizzat Anayasa Mahkemesi’ne teslim edilebilir. Bu yöntemler dışında posta, faks veya elektronik posta yollarıyla gönderilen belgeler Mahkeme tarafından kesinlikle kabul edilmez ve kayda alınmaz.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Formu Üzerinde Eksiklik Olursa Ne Olur?

Mahkeme tarafından yapılan ilk idari inceleme sırasında anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu üzerinde veya eklerinde bir eksiklik tespit edilirse, başvurucuya yazı gönderilerek eksikliğin giderilmesi istenir. Başvuru sahibine bu bilgi ve belgeleri tamamlaması için 15 günlük ek süre verilir. Verilen bu kesin süre zarfında eksikliklerin tamamlanmaması durumunda başvuru idari yönden doğrudan reddedilir.

Yabancı Uyruklu Kişiler Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Yapabilir Mi?

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre, kural olarak yabancılar da hak ihlali iddialarıyla Yüksek Mahkeme’ye müracaat edebilirler. Ancak kanun bu hakka bir istisna getirmiştir. Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkını kullanamazlar. Seçme ve seçilme hakkı bu duruma somut bir örnektir.

Açıkça Dayanaktan Yoksunluk Nedeniyle Ret Kararı Ne Anlama Gelir?

Anayasa Mahkemesi, incelediği dosyalar arasında hiçbir hak ihlali ihtimali barındırmayan başvuruları esasa girmeden reddeder. Bir ihlalin olmadığının açık olduğu başvurular, temellendirilmemiş başvurular, sadece derece mahkemesinin delil değerlendirmesini eleştiren (kanun yolu şikayeti niteliğindeki) başvurular ve karmaşık/zorlama başvurular “açıkça dayanaktan yoksunluk” gerekçesiyle kabul edilemez bulunur. Anayasada yer alan haklar ihlal edilmediği sürece veya açıkça keyfilik içermedikçe derece mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar anayasa mahkemesi bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz.

Bireysel Başvuruda Hakların Ortak Koruma Alanı Ne Demektir?

Bir hak ihlalinin Mahkeme tarafından incelenebilmesi için, ilgili hakkın hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda güvence altına alınmış olması hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) veya Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında yer alması gerekir. Bu duruma “ortak koruma alanı” denir. Örneğin; Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde düzenlenen bireyin dilediği alanda çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı, Sözleşme’de düzenlenen haklardan olmadığı için ortak koruma alanına girmez ve bu iddiaları içeren bir anayasa mahkemesi bireysel başvuru konu bakımından yetkisizlik nedeniyle reddedilir.

Başvuruda Anayasal ve Kişisel Önemden Yoksunluk Nedir?

6216 sayılı Kanun uyarınca; başvurunun Anayasa’nın uygulanması, yorumlanması veya temel hakların kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımadığı ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı durumlarda kabul edilemezlik kararı verilebilir. Kişisel önem koşulu, somut olayın başvurucu üzerinde yarattığı olumsuz etkinin, yani mağduriyetin derecesi ile ilgilidir. Başvurucunun hatırı sayılır bir dezavantaja veya mağduriyete uğramamış olması durumunda Mahkeme dosyayı esastan incelemeyi reddedebilir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru İşlemlerinin Ücreti Ne Kadardır?

Adli süreçlerde yargılama harçları yıllara göre değişiklik göstermektedir. Örnek vermek gerekirse, 2026 yılı için belirlenen anayasa mahkemesi bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL’dir. Bununla birlikte, bireysel başvuru yollarında başvurucular aleyhine karşı vekalet ücreti veya nisbi harç uygulanmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi İhlal ve Tazminat Kararı Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Mahkeme tarafından esasa ilişkin inceleme sonucunda bir hak ihlali kararı verildiğinde, bu ihlalin doğrudan derece mahkemesinin kararından kaynaklandığı tespit edilirse dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama kural olarak dosya üzerinden ve hızlı bir biçimde yapılır. Eğer ihlalin tespiti durumunda yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar yoksa, Mahkeme tespit edilen hak ihlali için uygun bir tazminata hükmedebilir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararlarında yer alan vekalet ücreti ve tazminat tutarları, karar sonrasında Maliye Bakanlığı tarafından 4 ay içinde ödenmektedir.

Sonuç

Hukuk devletinin en büyük güvencelerinden olan anayasa yargısı, temel hak ve özgürlüklerin kamu otoriteleri karşısında korunmasını sağlayan hayati bir denetim mekanizmasıdır. Yazımızda aym nedir sorusunun kurumsal çerçevesini ve bir hakkın ihlali durumunda anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkının nasıl kullanılması gerektiğini usul kuralları eşliğinde detaylandırdık.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) standartları ile ulusal Anayasa metninin kesiştiği ortak koruma alanında gerçekleşen bu yargısal denetim, bireylerin mağduriyetlerini uluslararası mahkemelere gitmeden iç hukukta çözmeyi hedeflemektedir.

Bununla birlikte, Yüksek Mahkeme’ye müracaat süreci son derece katı usul kurallarına bağlanmıştır. Başvuru hakkının doğabilmesi için olağan idari ve yargısal kanun yollarının eksiksiz olarak tüketilmiş olması bir ön şarttır. Nihai kararın öğrenilmesinin ardından başlayan 30 günlük anayasa mahkemesi bireysel başvuru süresi mutlak bir süre olup, kaçırılması halinde tüm anayasal hak taleplerinin reddedilmesine neden olmaktadır.

Aynı şekilde, eksiksiz ve dürüstlük kuralına uygun olarak doldurulmuş bir anayasa mahkemesi bireysel başvuru formu ile Mahkeme huzuruna çıkılması zorunludur. İdari red veya kabul edilemezlik kararlarıyla hak kaybına uğramamak adına, bu karmaşık ve teknik bilgi gerektiren yargısal sürecin tüm aşamalarında, kanunun emredici sürelerine ve şekil şartlarına harfiyen uyulması hukuki güvenliğin en temel şartıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık
Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.