ehliyetsiz araç kullanma cezası, ehliyetsiz motor kullanma cezası, 18 yaş altı ehliyetsiz araç kullanma cezası, ehliyetsiz araba kullanmanın cezası, ehliyetsiz araç kullanmanın cezası

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2026

Karayolları Trafik Kanunu Madde 36 uyarınca, motorlu bir aracın sürücü belgesi bulunmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi yasaktır. İlgili kanun hükmü, yalnızca fiili gerçekleştiren sürücüyü değil, aracın mülkiyetine sahip olan kişileri de doğrudan ilgilendiren idari yaptırımlar içermektedir. Karayolu güvenliğini sağlamak ve olası can kayıplarının önüne geçmek amacıyla uygulanan ehliyetsiz araç kullanma cezası, ihlalin türüne, tekrarına ve sürücünün yaşına göre farklı idari süreçlere tabidir. Uygulamada en sık karşılaşılan ihlallerin başında, yasal yaş sınırını doldurmamış kişilerin trafiğe çıkması nedeniyle tebliğ edilen 18 yaş altı ehliyetsiz araç kullanma cezası gelmektedir. Benzer şekilde, trafik denetimlerinde otomobiller kadar motosiklet sürücüleri de denetlenmekte olup, ehliyetsiz motor kullanma cezası da kanunda otomobillerle aynı hukuki statüde değerlendirilerek yaptırıma tabi tutulmaktadır.

Sürücü belgesi bulunmadan veya geçici olarak el konulmuşken trafiğe çıkılması durumunda, hem aracı kullanan kişiye hem de aracın tescil plakası üzerinden ruhsat sahibine ayrı ayrı idari para cezası tatbik edilmektedir. Yasadaki bu çifte yaptırım uygulaması, ehliyetsiz araba kullanmanın cezası ile karşı karşıya kalan araç maliklerinin, fiilden haberdar olmadıkları veya araçlarının rıza dışı kullanıldığı gerekçesiyle yasal itiraz süreçlerini başlatmasına neden olmaktadır. Kesilen idari para cezalarının usul veya esastan hatalı olduğu durumlarda, cezanın tebliğinden itibaren yasal süresi içinde Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde itiraz yoluna gidilebilmektedir. Sürelerin kaçırılmaması ve itiraz dilekçelerinin Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay emsal kararları ışığında hukuki gerekçelerle sunulması, hukuka aykırı olarak düzenlenmiş ehliyetsiz araç kullanmanın cezası işleminin iptal edilebilmesi için zorunludur.

2026 Yılı Ehliyet ve Trafik İhlalleri Yaptırım Tablosu
İhlal Türü (Madde) Muhatap 2026 Ceza Tutarı Trafikten Men / Puan Ek Hukuki Yaptırımlar
Hiç sürücü belgesi olmadan araç kullanmak (36/3-a) Sürücü 40.000 TL
(İndirimli: 30.000 TL)
Araç Men Edilir Belgesi olmadığı için ceza puanı uygulanamaz, araç otoparka çekilir.
Aracı ehliyetsiz kişiye kullandırmak (36/3-a) Ruhsat Sahibi 40.000 TL
(İndirimli: 30.000 TL)
- Kusursuz sorumluluk halleri (çalıntı, kiralama) hariç iptal edilemez.
Ehliyeti geçici / tedbiren alınmışken araç kullanmak (36/3-b) Sürücü 200.000 TL
(İndirimli: 150.000 TL)
Araç Men Edilir Geri alınma süresi uzatılır, adli işlem yapılabilir.
Ehliyeti yasal olarak iptal edilmişken kullanmak (36/3-c) Sürücü 200.000 TL
(İndirimli: 150.000 TL)
Araç Men Edilir Aday (stajyer) sürücü iptalleri de buraya girer. Kursa yeniden yazılma şartı.
Yetersiz ehliyetle (Farklı sınıf) araç kullanmak (39/1-a) Sürücü 11.629 TL
(İndirimli: 8.721,75 TL)
Geçici Men + 20 Puan Uygun ehliyetli biri gelene kadar yola devam edilemez.
İlk defa alkollü araç kullanmak (48/5) Sürücü 25.000 TL
(İndirimli: 18.750 TL)
6 Ay Ehliyete El Koyma 1.00 promil üstü TCK 179 Hapis Cezası istemli dava.
Ehliyeti olduğu halde denetimde bulundurmamak (44/1-b) Sürücü 2.719 TL
(İndirimli: 2.039,25 TL)
Men Edilmez Kolluk kuvvetleri sistemden teyit alır, araç yola devam eder.

Hukuki Çerçeve ve Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesi, motorlu kara taşıtlarının sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sevk ve idare edilmesini kesin bir biçimde yasaklamaktadır. İlgili kanun maddesi, trafik güvenliğini tehlikeye atan bu fiilin gerçekleşmesi durumunda uygulanacak idari yaptırımları düzenlerken, eylemin niteliğine göre farklı alt bentler oluşturmuştur. Yasal düzenleme kapsamında ehliyetsiz araç kullanma cezası, salt sürücü belgesi almamış kişileri değil, çeşitli hukuki nedenlerle sürücü belgesinden mahrum kalan kişileri de kapsamaktadır.

Kanun koyucu, sürücü belgesi bulunmadan trafiğe çıkma fiilini üç ana başlık altında sınıflandırarak yaptırıma bağlamıştır:

  • Sürücü belgesi alma hakkına sahip olmadığı halde veya henüz belgeyi almadan araç kullananlar,
  • Mahkemelerce, Cumhuriyet savcılıklarınca veya kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanlar,
  • Sürücü belgesi yasal şartların kaybedilmesi nedeniyle tamamen iptal edilenler.

Yukarıda sayılan her üç durumda da kolluk kuvvetleri tarafından yapılacak denetimlerde, fiili gerçekleştiren sürücüye maktu bir idari para cezası tatbik edilir. İlgili ceza miktarları her yıl Yeniden Değerleme Oranı (YDO) baz alınarak güncellenmektedir. İdari yaptırımın uygulanması aşamasında, failin kastı veya taksiri aranmaz; kolluk kuvvetleri tarafından fiilin maddi olarak tespit edilmesi, tutanağın düzenlenmesi için yeterli kabul edilmektedir. İdari işlemin doğası gereği, kesilen ceza kesinleşmeden tahsil aşamasına geçilemese de, trafikten men gibi feri nitelikteki tedbirler derhal uygulanarak aracın karayolundaki seyri durdurulur.

18 Yaş Altı Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası ve Veli Sorumluluğu

Uygulamada trafik kolluğunun en çok karşılaştığı ihlallerin başında, reşit olmayan bireylerin motorlu taşıtlarla trafiğe çıkması gelmektedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 11. maddesi, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocukların idari para cezası sorumluluğunun bulunmadığını hüküm altına almıştır. Bu doğrultuda, 15 yaşından küçük bir çocuğun araç kullanırken yakalanması halinde, bizzat çocuğun şahsına idari para cezası kesilmesi hukuka aykırıdır. Ancak 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını tamamlamış küçükler yönünden durum farklıdır. 15-18 yaş grubundaki bireylere yönelik 18 yaş altı ehliyetsiz araç kullanma cezası tatbik edilirken, cezanın muhatabı hukuken küçük olsa da, tahsilat aşamasında Medeni Kanun hükümleri gereği veli veya vasinin mali sorumluluğu devreye girmektedir.

Küçüklerin trafiğe çıkması durumunda asıl hukuki ihtilaf, aracın yasal sahibine uygulanan cezalarda ortaya çıkmaktadır. Yargıtay içtihatları, ruhsat sahibinin aracını yaşı tutmayan veya sürücü belgesi bulunmayan bir kişiye teslim etmesi halinde kusursuz sorumluluk ilkesinin geçerli olamayacağını, somut olayın özelliklerine göre aracın “izinsiz” alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.

[Yargıtay 19. Ceza Dairesi, T. 17.12.2018, 2018/7748 E., 2018/13263 K.] 

“…….. Sulh Ceza Hâkimliğince, kabahatlinin 17 yaşını tamamlamış olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesine göre kusurluluğun ortadan kalktığı gerekçesiyle idari para cezasının iptaline karar verilmiş ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ‘Sorumluluk’ başlıklı 11. maddesindeki ‘Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.’ hükmü karşısında, 17 yaşını tamamlamış kabahatli hakkında yazılı şekilde cezanın iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kararın kanun yararına bozulmasına hükmedilmiştir.“

Ehliyetsiz Motor Kullanma Cezası

Karayolları Trafik Kanunu sistematiğinde motorlu bisiklet (moped) ve motosikletler, hususi otomobillerle aynı idari yaptırım rejimine tabidir. 50 cc motor hacminin üzerindeki tüm iki tekerlekli motorlu taşıtların karayolunda idaresi için sınıfına uygun (A1, A2 veya A sınıfı) sürücü belgesi zorunludur. Denetimler sırasında geçerli bir sürücü belgesi ibraz edemeyen motosiklet sürücülerine uygulanan ehliyetsiz motor kullanma cezası, miktar ve hukuki sonuçları itibarıyla otomobil sürücülerine uygulanan yaptırımlarla birebir aynıdır.

Motosiklet sürücülerinin karşılaştığı yasal problemler genellikle “yetersiz ehliyet” ile “ehliyetsiz araç kullanma” kavramlarının birbirine karıştırılmasından kaynaklanır. Kanunun 39. maddesi, kişinin geçerli bir sürücü belgesi (örneğin B sınıfı otomobil ehliyeti) bulunmasına rağmen, belgesinin yetkili kılmadığı bir aracı (örneğin A sınıfı gerektiren yüksek motor hacimli bir motosiklet) kullanmasını farklı bir idari yaptırıma bağlamıştır. Ancak, hiçbir sürücü belgesi bulunmayan bir kişinin motosiklet kullanması doğrudan 36. madde kapsamında ehliyetsiz araç kullanmanın cezası ile cezalandırılır.

Motosikletin ruhsat sahibinin, sürücüden farklı bir kişi olması durumunda tescil plakasına da ayrıca idari para cezası tutanağı düzenlenir. Motosikletin bağlanarak yediemin otoparkına çekilmesi, ehliyetsiz kullanım tespitinin zorunlu bir sonucudur. Aracın otoparktan çıkarılabilmesi için idari para cezasının ödenmesi şartı aranmaz; ancak aracın ruhsat sahibi tarafından bizzat veya noter onaylı vekâletname ile yetkilendirilmiş, geçerli sürücü belgesine sahip bir kişi tarafından teslim alınması yasal bir zorunluluktur.

İdari Para Cezasının Çift Yönlü Uygulanması ve Ruhsat Sahibinin Sorumluluğu

2918 sayılı Kanun’un 36. maddesinin amir hükmüne göre, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir. Kanun koyucunun buradaki amacı, araç maliklerini araçlarını teslim ettikleri kişilerin ehliyet durumlarını kontrol etmeye zorlamak ve trafik güvenliğini tesis etmektir. Ancak bu “çifte ceza” uygulaması, geçmiş yıllarda Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay incelemelerine konu olmuş ve idarenin kusursuz sorumluluk yaratamayacağı ilkesi çerçevesinde sınırlandırılmıştır.

[Yargıtay 7. Ceza Dairesi, T. 26.04.2014, 2014/5045 E., 2014/13679 K.] 

“Dosya kapsamına göre, … plakalı aracın, … tarafından ehliyetsiz olarak kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, araç sahibi muterize de aracını sürücü belgesiz kullandırdığından bahisle 07/07/2013 tarihinde idari para cezası kesilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi’nin 29/11/2012 tarih ve 2012/106 esas sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun’un 36. maddesinin “Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir.” biçimindeki cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiş olması karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.”

Araç sahibinin, aracın sürücü belgesi olmayan kişi tarafından kullanılmasına açık veya zımni bir rızasının bulunmadığı durumlarda ceza kesilmesi hukuka aykırıdır. Özellikle araç kiralama şirketleri (Rent a Car) veya bünyesinde çok sayıda ticari araç barındıran tüzel kişilerin karşılaştığı bu sorun, Yargıtay içtihatlarıyla belirli bir çerçeveye oturtulmuştur.

[Yargıtay 19. Ceza Dairesi, T. 22.04.2015, 2015/149 E., 2015/748 K.] 

“Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesine izin verilme eyleminden kabahatli… Ulaştırma Şti. hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36/3-a maddesine aykırılıktan… ceza tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, kabahatli şirketin araç kiralama işiyle iştigal ettiği ve eylem tarihi ve saati itibariyle aracı kiralayan kişinin dosya arasında bulunan kiralama sözleşmesi ile sabit olduğu dikkate alındığında, kabahatli aleyhine sonuç doğuracak biçimde yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Bu karar, tüzel kişi veya gerçek kişi araç sahiplerinin, aracın ehliyetsiz kişilerce kullanıldığı anlarda kontrol imkanının (illiyet bağının) bulunmadığını ispat etmesi halinde, plakaya kesilen idari para cezalarının iptal edileceğini net bir biçimde ortaya koymaktadır.

Ehliyetsiz Araba Kullanmanın Cezası İçin İtiraz Süreci ve Sulh Ceza Hakimliği

Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen trafik idari para cezası tutanakları, usul ve yasaya aykırı olduğu durumlarda yargı denetimine açıktır. Tebliğ edilen ehliyetsiz araba kullanmanın cezası işlemine karşı başvurulacak yasal merci, cezanın kesildiği yer (tutanakta belirtilen ihlal yeri) Sulh Ceza Hakimliğidir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca, idari para cezası kararının tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilmemesi halinde karar kesinleşir ve icra edilebilir hale gelir.

Sulh Ceza Hakimliği nezdinde açılacak iptal davasında (idari yaptırıma itiraz başvurusunda), dilekçenin hukuki temellere oturtulması ve delillerin eksiksiz sunulması gerekir. Başvuru sırasında mahkemeye sunulacak itiraz dilekçesinde bulunması gereken asgari unsurlar şunlardır:

  • İtiraz eden tarafın kimlik ve tebligat bilgileri,
  • İdari yaptırım kararını veren kurumun adı (Örn: Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü),
  • Karar tutanağının tarih ve sıra numarası,
  • İptal talebini destekleyen hukuki gerekçeler (Örn: Aracın rıza dışı kullanılması, kiralama sözleşmesi varlığı, kimlik tespitinde hata yapılması),
  • Tutanağın tebliğ edildiği tarihi gösteren belge ve diğer yazılı deliller.

Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itiraz başvuruları kural olarak duruşmasız (evrak üzerinden) incelenir. Hakim, idari para cezasını veren kurumdan savunma ve tutanak asıllarını talep eder; tarafların sunduğu delilleri ve Yargıtay emsal içtihatlarını inceleyerek kararını verir. Hakimliğin vereceği karar kural olarak kesindir; ancak Kanun Yararına Bozma yolu her zaman açıktır. Cezanın yasal süresi içinde %25 indirimli olarak ödenmiş olması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. İtirazın haklı bulunarak cezanın iptal edilmesi halinde, peşin olarak ödenmiş olan tutar, vergi dairesinden iade alınmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ehliyetsiz Araç Kullanmanın Cezası Ne Kadar Sürede Ödenmelidir, İndirim Hakkı Var Mıdır?

Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen ehliyetsiz araç kullanmanın cezası, kararın muhataba tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairesi müdürlüklerine veya yetkili bankalara ödenmelidir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde peşin ödenmesi durumunda ceza tutarı üzerinden dörtte bir (%25) oranında indirim uygulanır. Cezanın yasal süresi içinde itiraz edilmek üzere mahkemeye taşınması, ödeme yükümlülüğünü durdurmamaktadır. 15 günlük yasal itiraz süresi içinde indirimli ödeme yapıp, sonrasında mahkemeden iptal kararı alınması halinde ödenen tutar vergi dairesinden tamamen iade alınabilmektedir.

18 Yaş Altı Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası Hukuken Kime Kesilir ve Ödeme Yükümlüsü Kimdir?

Türk Hukukunda idari yaptırımların muhatabı failin yaşına göre değişiklik gösterir. 15 yaşını doldurmamış çocukların idari para cezası sorumluluğu yasal olarak bulunmamaktadır; bu nedenle bu yaş grubundaki sürücülere doğrudan ceza yazılamaz. Ancak 15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşını tamamlamış küçükler söz konusu olduğunda 18 yaş altı ehliyetsiz araç kullanma cezası bizzat aracı kullanan küçüğün adına düzenlenir. Tahsilat aşamasında ise, küçüğün kendi malvarlığı veya gelirinin bulunmaması fiili durumundan yola çıkılarak Türk Medeni Kanunu’nun velayet hükümleri devreye girer. Bu idari para cezasının ödenmesinden, küçüğün bakım ve gözetiminden sorumlu olan veli veya vasisi müştereken ve müteselsilen mali sorumluluk taşımaktadır.

Ruhsat Sahibinin Bilgisi Dışında Araba Kullanıldığında Ehliyetsiz Araba Kullanmanın Cezası İptal Edilebilir mi?

Evet, iptal edilebilir. 2918 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca tescil plakasına (ruhsat sahibine) kesilen idari para cezaları kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmaz. Aracın çalınması, emniyeti suiistimal edilerek rıza dışı alınması veya ticari kiralama faaliyeti çerçevesinde kiralanması durumlarında, araç sahibi ile haksız fiil (ehliyetsiz kullanım) arasındaki illiyet bağı kesilir. Bu gibi durumlarda, çalıntı kaydı, karakol tutanağı veya geçerli bir rent-a-car kiralama sözleşmesi delil gösterilerek Sulh Ceza Hakimliğine yapılacak başvuru ile, araç sahibine haksız yere kesilen ehliyetsiz araba kullanmanın cezası işleminin iptali sağlanmaktadır.

Otomobil Ehliyeti ile Motosiklet Kullanıldığında Ehliyetsiz Motor Kullanma Cezası mı Tatbik Edilir?

Motorlu taşıt sürücü belgeleri, kullanılabilecek araçların cinsine ve motor hacmine göre kanunda sınıflandırılmıştır. Yalnızca B sınıfı otomobil ehliyetine sahip bir kişinin, A, A1 veya A2 sınıfı sürücü belgesi gerektiren bir motosikleti kullanması durumu, 36. madde kapsamındaki “ehliyetsiz” araç kullanma fiilini değil; 39. madde kapsamındaki “yetersiz ehliyetle (sürücü belgesinin sınıfına uymayan) araç kullanma” fiilini oluşturur. Yetersiz ehliyetle araç kullanmanın idari para cezası, hiç ehliyet olmadan trafiğe çıkmaya oranla çok daha düşüktür. Ancak sürücünün hiçbir belgeye sahip olmaması durumunda, doğrudan ehliyetsiz motor kullanma cezası maddesi işletilerek en ağır maktu para cezası ve aracın trafikten men edilmesi yaptırımı uygulanır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası Süresinde Ödenmezse Yasal Olarak Ne Olur?

Trafik idari para cezaları, süresi içinde ödenmediğinde her ay için %5 oranında gecikme zammı işlemeye başlar. Ancak hesaplanacak toplam gecikme zammı, ceza aslinin iki katını geçemez. Kesinleşen ve ödenmeyen idari para cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında vergi daireleri tarafından icra takibine alınır. Borcun ödenmemesi durumunda, araç sahibinin veya ceza muhatabının banka hesaplarına e-haciz konulabilir, maaşına haciz işlemi başlatılabilir. Ayrıca, borcu bulunan aracın muayenesinin (TÜVTÜRK) yapılması ve noter üzerinden satış veya devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi sistem tarafından yasal olarak engellenir.

Sürücü Belgesini Yanında Bulundurmamak ile Hiç Ehliyet Sahibi Olmamanın İdari Yaptırımı Aynı Mıdır?

Hayır, bu iki fiil hukuken birbirinden tamamen farklıdır. Sürücü kursunu başarıyla tamamlamış, ehliyetini nüfus müdürlüğünden teslim almış ancak denetim esnasında fiziki belgeyi evde veya başka bir yerde unutmuş kişilere ehliyetsiz araç kullanma cezası kesilemez. Bu kişilerin durumu, kolluk kuvvetlerinin sistemden yapacağı T.C. Kimlik Numarası sorgulaması ile anında teyit edilir. Sadece fiziki belgeyi ibraz edememek, Karayolları Trafik Kanunu Madde 44/1-b kapsamında değerlendirilir ve çok daha cüzi bir miktar olan “sürücü belgesini yanında bulundurmama” cezası tatbik edilir. 36. madde, ancak ve ancak resmiyette geçerli bir sürücü belgesi hakkı bulunmayanlara uygulanmaktadır.

Alkol veya Uyuşturucu Etkisi Altında Ehliyetsiz Araç Kullanılmasının Hukuki Yaptırımı Nedir?

Bir kişinin hem sürücü belgesi olmadan hem de yasal sınırın üzerinde alkollü veya uyuşturucu madde etkisi altında trafiğe çıkması, hukuki yaptırımların en ağır biçimde birleşmesine yol açar. Bu durumda sürücüye hem 36. madde uyarınca idari para cezası kesilir hem de 48. madde uyarınca alkollü/uyuşturuculu araç kullanmaktan dolayı ikinci bir idari yaptırım uygulanır. İdari işlemlerin yanı sıra, eylem Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenen “Trafik Güvenliğini Kasten Tehlikeye Sokma” suçunu oluşturacağından, fail hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılarak hapis cezası istemiyle kamu davası açılır.

Yabancı Ülke Sürücü Belgesi ile Türkiye’de Araç Kullanılabilir mi?

Türkiye’de Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine göre, Türk vatandaşları veya yabancı uyruklu kişiler, dış ülkelerden aldıkları geçerli sürücü belgeleri ile Türkiye’ye giriş yaptıkları tarihten itibaren en fazla 6 ay süreyle araç kullanabilirler. 6 aylık süre dolduktan sonra araç kullanılmaya devam edilebilmesi için yabancı sürücü belgesinin Türk sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur. Belirtilen yasal sürenin aşılmasına rağmen belgesini değiştirmeden trafiğe çıkan sürücülere, ehliyeti hiç yokmuş gibi 36. madde kapsamında idari işlem tesis edilir.

Sonuç

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen idari yaptırımlar, trafik düzeninin sağlanması ve kamu güvenliğinin korunması adına tavizsiz bir biçimde uygulanan kurallar bütünüdür. İdari para cezasının salt fiili gerçekleştiren sürücüye değil, tescil plakası üzerinden aracın mülkiyet sahibine de sirayet etmesi, mülkiyet hakkı ile kusur sorumluluğu arasında hassas bir hukuki çizgi yaratmaktadır. Kolluk kuvvetlerince tanzim edilen trafik idari yaptırım kararlarının, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarına veya Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırılık taşıdığı durumlarda yargı yoluna başvurulması anayasal bir haktır. İhlalin mahiyeti, sürücünün yaş grubu ve aracın teslim koşulları göz önüne alınarak 15 günlük kesin hak düşürücü süre içerisinde Sulh Ceza Hakimliklerine yapılacak usulüne uygun itirazlar, hukuka aykırı tesis edilen yaptırımların iptali için tek ve yasal çözüm yoludur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık
Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.