tehiri icra, tehiri icra ne demek, tehiri icra nedir, tehiri icra nasıl yapılır, tehiri icra kararı nasıl alınır

Tehiri İcra Nasıl Yapılır ve Şartları Nelerdir?

Mahkeme kararlarının icra dairesi aracılığıyla infaz edilmesi, yargılama sürecinin doğal bir aşamasıdır. İlk derece mahkemeleri tarafından verilen ilamların icraya konulabilmesi için kural olarak kesinleşmesi gerekmez. Bir karara karşı istinaf veya temyiz kanun yollarına başvurulması, yasal istisnalar dışında icra takibini kendiliğinden durdurmamaktadır. Bu noktada borçlunun müracaat edebileceği en etkili hukuki müessese, uygulamada icranın geri bırakılması olarak adlandırılan kurumdur. Sıklıkla merak edilen tehiri icra nedir sorusunun yanıtı; yerel mahkeme kararına karşı üst mahkemeye yapılan başvuru sonuçlanıncaya dek, borçlunun malvarlığı üzerindeki haciz, muhafaza ve satış gibi icrai işlemlerin geçici olarak durdurulmasını sağlayan yasal bir koruma mekanizmasıdır.

Hakkında ilamlı icra takibi başlatılan kişilerin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına tehiri icra ne demek konusunun sınırlarının iyi bilinmesi gerekir. İlk derece mahkemesi kararının üst mahkemece bozulması ihtimaline karşı borçluyu koruyan bu sistem, İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Hukuki sürecin doğru işletilebilmesi için kanunda öngörülen usul kurallarına kati surette riayet edilmesi şarttır.

Sürecin teknik boyutu göz önüne alındığında, tehiri icra nasıl yapılır hususu birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşmaktadır. Kanun yoluna başvurulduğuna dair derkenar alınması, icra dairesinden süre (mehil vesikası) talep edilmesi ve borç miktarını karşılayacak yasal teminatın dosyaya depo edilmesi bu aşamaların temelini oluşturur. Hak kayıplarının önüne geçebilmek için tehiri icra kararı nasıl alınır sorusunun cevabı oldukça nettir: Tüm usulü işlemlerin eksiksiz tamamlanmasının ardından, dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan icranın durdurulması yönünde somut bir karar tesis edilmesi talep edilir. İlgili üst derece mahkemesinden alınan karar icra dosyasına sunulana kadar, takibin ilerlemesini engelleyecek yasal bir dayanak bulunmamaktadır.

Yazı İçeriği

    1. İcranın Geri Bırakılması Şartları ve Hukuki Niteliği

    Hukuk sistemimizde, ilk derece mahkemelerinin tesis ettiği kararların icra edilebilirliği kural olarak kesinleşme şartına bağlanmamıştır. Bir ilamın icra dairesi vasıtasıyla infaz edilmesi sürecinde, borçlunun üst mahkemeye müracaat etmiş olması icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 36 kapsamında düzenlenen bu müessese, tamamen ilamlı icra takiplerine özgü bir koruma tedbiridir. İlamsız takiplerde bu prosedürün işletilmesi hukuken mümkün değildir.

    Bir ilamlı icra dosyasında icranın geri bırakılması kararının alınabilmesi, kanun koyucu tarafından belirli maddi ve şekli şartların bir arada bulunmasına tabi tutulmuştur. Şartların eksikliği halinde icra müdürü takibi durduramaz ve haciz işlemlerine devam edilir. Sürecin temel şartları şunlardır:

    • İlamlı Bir İcra Takibinin Bulunması: Mahkeme ilamına dayanan bir takibin başlatılmış olması ve borçluya icra emrinin tebliğ edilmesi gerekir.
    • Kanun Yoluna Başvuru: Kararı veren ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı yasal süresi içerisinde İstinaf veya Temyiz kanun yollarından birine başvurulmuş olması zorunludur.
    • Teminat Gösterilmesi: İcra dosyasındaki güncel borç bakiyesini ve kanun yolu incelemesi süresince işleyecek faizi karşılayacak miktarda teminatın icra dairesine depo edilmesi mecburiyettir.
    • Süre (Mehil) Talebi: Borçlunun bizzat icra müdürlüğüne başvurarak, üst mahkemeden karar getirebilmek adına süre talep etmesi gerekir.

    [Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, T. 02.04.2019, 2018/750 E., 2019/383 K.]

    “…ilâmın icrasını durdurabilmek için teminat karşılığında Yargıtay’dan icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alması gerekir (HUMK m.443/1; İİK m.36). Hükmü temyiz etmiş olan borçlu teminat gösterirse, icra müdürü borçluya üst mahkemeden icranın geri bırakılması kararı getirebilmesi için uygun bir süre verir ve bu süre içinde ilâmın icrasını durdurur.”

    2. Tehiri İcra Kararı Nasıl Alınır: Adım Adım Başvuru Süreci

    İcra hukukunda usul kurallarının katı işleyişi sebebiyle prosedürün kronolojik olarak eksiksiz yürütülmesi şarttır. Herhangi bir aşamadaki eksiklik haciz baskısının devam etmesine yol açar. Süreç dört temel safhada tamamlanır:

    • Derkenar Talebi ve Alınması: Yerel mahkemeye başvurularak dosyanın tehiri icra talepli olarak üst mahkemeye gönderildiğini tevsik eden “derkenar” alınır.
    • İcra Dairesine Teminatın Depo Edilmesi: Derkenar icra müdürlüğüne sunulur, dosya kapak hesabı çıkartılır. Belirlenen meblağ nakit, banka teminat mektubu veya gayrimenkul rehni olarak icra kasasına depo edilir.
    • Mehil Vesikasının Düzenlenmesi: Teminatın uygun görülmesiyle icra müdürü borçluya üst mahkemeden karar getirmesi için 60 veya 90 günlük mehil vesikası (süre) verir. Bu belgeyle birlikte haciz işlemleri fiilen durur.
    • Üst Mahkemeden Kararın İstenmesi: Alınan mehil vesikası, Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’ın ilgili dairesine sunularak “icranın geri bırakılması” kararı talep edilir. Tesis edilen karar icra dosyasına sunulduğunda takip kanun yolu incelemesi sonuna kadar durdurulur.

    3. Mehil Vesikası Nedir ve Teminat Türleri Nelerdir?

    Mehil vesikası, borçluya üst yargı merciinden koruma kararı getirebilmesi için tanınan geçici yasal mühlettir. Verilen 60 veya 90 günlük süre zarfında üst mahkemeden karar çıkmaması halinde borçlunun icra dairesine başvurarak “ek mehil” talep etmesi hakkı doğar.

    İİK madde 36 ve HMK madde 87 uyarınca mehil vesikası alınabilmesi için kabul edilebilir teminat türleri şunlardır:

    • Nakit Para: Kapak hesabı tutarının icra müdürlüğü banka hesabına nakit olarak yatırılmasıdır.
    • Banka Teminat Mektubu: Kurumsal firmaların en yaygın başvurduğu yöntemdir. İcra dairelerine sunulacak teminat mektuplarının mutlaka “kesin ve süresiz” olması yasal zorunluluktur.
    • Devlet Tahvili ve Hazine Bonoları: Nominal değerleri üzerinden hesaplama yapılarak kabul işlemi gerçekleştirilir.
    • Taşınır ve Taşınmaz Rehni (İpotek): Borçluya veya üçüncü kişiye ait gayrimenkulün, dosya borcunu karşılayacak değerde olması şartıyla dosyaya ipotek edilmesidir.

    [Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, T. 07.06.2023, 2022/12294 E., 2023/3703 K.] 

    “…borçlu tarafından dosya borcunu karşılar tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubunu sunduğu, teminat mektubunun icra hakimliğince kabul edildiği ve mehil vesikası düzenlenerek tehiri icra kararı verildiği, böylelikle borçlu tarafından yatırılan teminat, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşıladığından, mevcut hacizlerin aşkın hale geldiği kuşkusuz olup kaldırılması gerekir.”

    4. Kesinleşmeden İcraya Konulamayan İlamlar ve İstisnalar

    İcra hukukunun genel kuralı, kararların kesinleşmeden icraya konulabilmesi olsa da, bazı hukuki uyuşmazlıklar bu kuralın istisnasıdır. Bu kararlar kesinleşmeden icra edilemez; dolayısıyla borçlunun mehil vesikası veya tehiri icra talep etmesine, teminat yatırmasına gerek yoktur.

    • Aile Hukukuna İlişkin Kararlar: Boşanma, velayet, soybağının reddi gibi kararlar kesinleşmeden infaz edilemez. (Nafaka alacakları bu kuralın istisnasıdır, derhal icra edilebilir).
    • Kişiler Hukukuna İlişkin Kararlar: İsim değişikliği, yaş tashihi, vesayet kararları kesinleşmeden nüfus siciline işlenemez ve icra edilemez.
    • Taşınmazın Aynına İlişkin Kararlar: Tapu iptal ve tescil, müdahalenin men’i gibi gayrimenkulün mülkiyetine ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. 

    [Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, T. 23.03.2017, 2017/9818 E., 2017/4206 K.] 

    “6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK’nun 443/4 (HMK’nun 367/2) maddesi gereğince, gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulun aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru. İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212)

    Somut olayda, takibe konu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/8 Esas- 2015/347 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Mahkemece, taşınmazın bedelinin davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Mahkemece taşınmazın aynına ilişkin bir karar verilmeyip, para alacağına hükmedildiğine göre iş bu hükmün infazı için kesinleşmesi zorunlu değildir. Mahkemece, bu nedenle borçlunun bu yöndeki şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.”

    5. Kanun Yolu İncelemesinin Sonuçlanması ve Teminatın Akıbeti

    Üst mahkemenin esastan incelemesi neticesinde vereceği karar, icra dosyasına yatırılan teminatın akıbetini doğrudan belirler:

    • Üst Mahkemenin Kararı Bozması: Yargıtay veya BAM’ın kararı borçlu lehine bozması durumunda, icra takibi İİK m. 40 gereğince olduğu yerde durur. İcra dairesine depo edilmiş olan nakit teminat veya banka teminat mektubu alacaklıya ödenmez, borçluya iade edilir.
    • Üst Mahkemenin Kararı Onaması: Kararın onanması halinde, borçlunun kanun yolu müracaatı haksız bulunmuş demektir. Tehiri icra kararı kendiliğinden kalkar. Alacaklı, başkaca bir bildirime gerek kalmaksızın, dosyaya yatırılan teminatın doğrudan paraya çevrilerek (tazmini) alacağının ödenmesini talep eder.

    6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    6.1. Tehiri İcra Nedir, Borçlu Açısından Tehiri İcra Ne Demek? 

    Bir mahkeme kararının icra müdürlüğü vasıtasıyla yerine getirilmesi işlemine ilamlı icra denir. Karar aleyhine İstinaf veya Temyiz yoluna başvurulması, kural olarak bu takibi durdurmaz. Tehiri icra; borçlunun, üst mahkemeye yaptığı itiraz incelemesi bitene kadar malvarlığının haczedilmesini engellemek için dosyaya teminat sunarak icra işlemlerini geçici olarak durdurmasıdır.

    6.2. İcra Müdürlüğünde Yasal Süreç Nasıl İşler, Fiiliyatta Tehiri İcra Nasıl Yapılır?

    İlk derece mahkemesinden kanun yoluna başvurulduğuna dair onaylı derkenar belgesi alınır. Bu derkenar dilekçesi icra dairesine sunularak dosyanın güncel borç hesabı çıkartılır. Belirlenen meblağ nakit, banka teminat mektubu veya gayrimenkul rehni olarak icra kasasına depo edilir ve icra müdüründen 60 veya 90 günlük “mehil vesikası” talep edilir.

    6.3. İcra Dairesinden Mehil Vesikası Alındıktan Sonra Üst Mahkemelerden Tehiri İcra Kararı Nasıl Alınır? 

    Alınan mehil vesikası, bir talep dilekçesi ekinde dosyayı inceleyecek olan Bölge Adliye Mahkemesi’nin veya Yargıtay’ın ilgili dairesine gönderilir. Üst mahkeme; yerel mahkemenin kararını, kanun yolu başvurusunu ve yatırılan teminatı inceleyerek yürütmenin durdurulması kararını tesis eder. Kararın dosyaya girmesiyle takip kesin olarak durdurulur.

    6.4. Borç Miktarının Tamamı Yerine Kısmi Teminat Yatırılarak İcra Takibi Durdurulabilir mi? 

    Hayır. İcra müdürü tarafından yapılan dosya kapak hesabında ortaya çıkan meblağın tamamının kuruşu kuruşuna depo edilmesi şarttır. Borcun yalnızca bir kısmının karşılanması halinde mehil vesikası talebi doğrudan reddedilir ve haciz işlemleri devam eder.

    6.5. Teminat Yatırılıp Mehil Vesikası Alınmadan Önce Konulan Hacizler, Teminat Yatırılınca Kaldırılır mı? 

    Dosya borcunun tamamını fer’ileriyle birlikte karşılayacak nitelikte nakit para veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu dosyaya sunulmuşsa, borçlunun talebi üzerine önceden konulmuş olan hacizlerin tamamı fek edilir (kaldırılır). Yatırılan teminat mektubu, uygulanan mevcut hacizleri aşkın haciz konumuna düşürür.

    6.6. Nafaka İlamları ile İşçi Alacaklarına İlişkin Kararlarda İcranın Geri Bırakılması Talep Edilebilir mi? 

    Birikmiş nafaka alacakları hariç, cari aylık nafaka ödemelerinde icranın geri bırakılması talep edilemez. Ancak işçi alacakları standart bir para alacağı hükmünde olduğundan, işveren statüsündeki borçlu teminat yatırarak takibi durdurabilir.

    6.7. Banka Teminat Mektubu Almak İçin Ödenen Komisyon Masrafları Alacaklıdan Talep Edilebilir mi? 

    Borçlu haklı çıkar ve karar bozulursa mektup iade edilir. Ancak ödenen banka komisyon masrafları icra dosyası üzerinden doğrudan yargılama gideri olarak alacaklıdan tahsil edilemez. Haksız takip nedeniyle genel mahkemelerde ayrı bir tazminat davası açılması gerekir.

    6.8. Üst Derece Mahkemesinin İcranın Geri Bırakılması Talebini Reddetmesi Halinde Sonuçlar Nelerdir? 

    İstinaf veya Temyiz dairesi talebi reddederse, borçluya verilmiş olan mehil vesikasının koruması anında kalkar. Alacaklı, doğrudan icra müdürlüğüne başvurarak dosyada mevcut olan teminatın (nakit veya teminat mektubunun) paraya çevrilmesini talep eder.

    6.9. Kararın Bozulması Durumunda Nakdi Teminat Nasıl İade Edilir, Ticari Faiz İşletilir mi? 

    Bozma kararı ile birlikte borçlu, icra dairesine dilekçe vererek nakit tutarın iadesini talep eder. Nakit olarak yatırılan teminatlar, Adalet Bakanlığı’nın belirlediği vadeli hesaplarda nemalandırılır. İade aşamasında anapara ile birlikte bu yasal nema borçluya ödenir, piyasa koşullarındaki ticari faiz oranları uygulanmaz.

    6.10. Mehil Süresi İçerisinde Karar Gelmezse Ne Yapılmalıdır, “Ek Mehil” Nasıl İşler? 

    60 veya 90 günlük yasal mühlet içerisinde ilgili daireden karar çıkmaması halinde borçlu, süre dolmadan önce yeniden icra dairesine müracaat ederek dosyanın halen incelemede olduğunu UYAP üzerinden belgeleyip “ek mehil” talep etmelidir. Aksi halde alacaklıya haciz isteme hakkı doğar.

    7. Sonuç

    Yargılama makamlarının tesis ettiği ilamların kesinleşmeden infaz edilebilirliği, uyuşmazlıklarda alacaklının menfaatini koruyan temel bir kuraldır. Ancak, yerel mahkeme kararının bozulma ihtimali karşısında borçlunun telafisi imkansız ekonomik yıkımlar yaşamasına sebebiyet vermemek maksadıyla tasarlanan icranın geri bırakılması müessesesi, mülkiyet hakkının en güçlü hukuki teminatlarındandır.

    Hukuki süreçlerin teknik boyutunu oluşturan tehiri icra aşamaları; mahkemeden derkenar evrakının temin edilmesinden başlayıp, icra dairesine borç tutarını karşılayacak muteber bir teminatın depo edilmesine ve akabinde mehil vesikası düzenlenmesine kadar uzanan katı usul kurallarına tabidir. Yasal adımların herhangi birisinde yapılacak usuli bir hata, koruma kalkanını ortadan kaldırarak haciz ve muhafaza işlemlerinin önünü doğrudan açar. Tüm yargılama ve infaz süreçlerinin, kanunun öngördüğü süre ve şekil şartlarına kati surette riayet edilerek, teknik ve stratejik bir adımla yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçilmesinde yegane etkendir.

    Yorum bırakın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Scroll to Top
    Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.