Kat İrtifakı Nedir? Tapu Süreçlerinde Yaşanan Sıkıntılar

Gayrimenkul hukuku ve inşaat sektörü uygulamalarında, henüz tamamlanmamış veya inşasına başlanacak olan bir yapı üzerinde hak sahibi olmanın en temel yasal yolu “kat irtifakı” tesis edilmesidir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) hükümleri çerçevesinde düzenlenen bu hukuki müessese, müteahhitler, arsa sahipleri ve konut veya iş yeri alıcıları arasındaki ilişkileri düzenleyen kilit bir mekanizmadır. Özellikle “topraktan” veya “projeden” ev alma olarak bilinen işlemlerde, alıcının hukuki güvencesi doğrudan kat irtifakı tapusunun varlığına ve doğruluğuna dayanmaktadır.

Hukuki tanımıyla kat irtifakı; bir arsa üzerinde ileride yapılacak veya halihazırda yapılmakta olan bir veya birden fazla yapının bağımsız bölümleri (daire, dükkan vb.) üzerinde, o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından kurulan özel bir irtifak hakkıdır. Bu hak, henüz ortada fiziki bir yapı olmasa dahi, mülkiyetin gelecekteki sınırlarını ve pay oranlarını şimdiden resmiyete kavuşturur. Ancak teorik çerçevesi ne kadar net görünse de, kat irtifakının kurulması, devamı ve nihai aşama olan kat mülkiyetine geçiş (iskan) süreçleri, uygulamada tapu dairelerinde ve mahkemelerde sıklıkla ciddi hukuki ihtilaflara sahne olmaktadır.

Hazırlanan bu kapsamlı yasal rehberde; kat irtifakının ne olduğu, nasıl kurulduğu, arsa payı hesaplamalarındaki hataların sonuçları ve bu süreçte yaşanan en yaygın hukuki sıkıntılar objektif bir dille incelenmektedir. Gayrimenkul yatırımlarında telafisi imkansız hak kayıplarının yaşanmaması adına, bu yasal statünün sınırlarının ve risklerinin doğru bilinmesi elzemdir.

[Yargıtay HG. Hukuk Genel Kurulu 10.09.2025 T. 2023/648 E. 2025/512 K.]

“…(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/1 md.) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü madde hükmü saklıdır.

(Değişik üçüncü fıkra: 23/6/2009-5912/1 md.) Kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapının tamamı için düzenlenecek yapı kullanma izin belgesine dayalı olarak, bu Kanunda gösterilen şartlar uyarınca kat mülkiyetine resen çevrilir. Bu işlem, arsa malikinin veya kat irtifakına sahip ortak maliklerden birinin istemi ile dahi gerçekleştirilebilir” hükmü yer almaktadır.

Anılan maddede kat mülkiyeti veya kat irtifakının, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme hâlinde ise, bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulacağı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hâllerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibinin arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hükme bağlanmıştır.

Kat mülkiyeti düzeninde arsa payının belirlenmesi gerçekten önemlidir; çünkü kat maliklerince aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri dışında kalan tüm yönetim giderlerine katılmada arsa payı esas tutulur (md. 20). Yöneticinin atanmasında (md.34), anataşınmazın ortak yerlerinde faydalı yenilik ve eklemeler yapılmasında ve merkezi ısınmanın doğalgazlı bireysel ısınmaya dönüştürülmesinde arsa payı çoğunluğu aranmaktadır (md. 42). Anayapının kamulaştırılması durumunda bağımsız bölümlere ilişkin kamulaştırma parasının belirlenmesinde arsa payı göz önünde tutulur (md. 40). Kat malikleri anataşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında -ortak mülkiyet hükümlerine göre- maliktirler ve kullanma hakkına sahiptirler (md. 16). Arsa payı kat mülkiyetinden ve kat irtifakından ayrı olarak devredilemez; kat mülkiyetinin ya da kat irtifakının başkasına geçmesi, ancak ona bağlı arsa payı ile birlikte mümkündür (md. 5/1). ( Mahir Ersin, Germeç: Kat Mülkiyeti Hukuku, Ankara 2020, s.81).”

Yazı İçeriği

    1. Kat İrtifakı Nasıl Kurulur ve Resmi Tapu Şartları Nelerdir?

    Bir inşaat projesinde kat irtifakı kurulabilmesi için sürecin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) hükümlerine harfiyen uygun olarak yürütülmesi zorunludur. Hukuki olarak bu hak, arsa malikinin veya tüm ortak maliklerin Tapu Sicil Müdürlüğüne yapacağı resmi bir talep ile kurulur. Kat irtifakı tesisi, sıradan bir beyanla değil, kanunun aradığı katı şekil şartlarına ve teknik belgelere dayanılarak gerçekleştirilir.

    Tapu müdürlükleri nezdinde kat irtifakı kurulması için sunulması gereken zorunlu resmi belgeler şunlardır:

    • Onaylı Mimari Proje: İnşa edilecek yapının dış cephesi, iç taksimatı, bağımsız bölümlerin numaraları ve ortak alanları gösteren, yetkili belediye tarafından onaylanmış mimari proje.

    • Yönetim Planı: İleride tamamlanacak anagayrimenkulün yönetim tarzını, kullanım amacını ve maliklerin hak ile borçlarını düzenleyen hukuki sözleşme.

    • Arsa Payı Dağılım Tablosu: Her bir bağımsız bölüme (daire, dükkan vb.) özgülenen arsa paylarının matematiksel olarak gösterildiği resmi liste.

    Bu belgelerin eksiksiz sunulması halinde, tapu memuru tarafından bir “resmi senet” düzenlenir. Arsa maliklerinin bu resmi senedi imzalamasıyla birlikte, ana taşınmazın tapu kütüğündeki sayfasına “kat irtifaklı” şerhi düşülür. Artık ortada fiziki bir bina olmasa bile, her bir bağımsız bölümün hukuki varlığı tapu sicilinde tescil edilmiş olur.

    [Yargıtay HG. Hukuk Genel Kurulu 31.05.2022 T. 2019/363 E. 2022/786 K.]

    “Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında kabul edildiği üzere aslolan belediye tarafından onaylanan projedir. Eğer tapu müdürlüğüne sunulan proje ile belediyede bulunan projeler arasında bir çelişki olursa belediyede bulunan onaylı proje esas alınmalıdır.

    Hâl böyle olunca öncelikle Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak taşınmazda kat irtifakının kuruluşuna esas alınan mimari proje (onay tarihi ve sayısı açıkça belirtilerek) ve varsa bu projeden sonra yapılan onaylı tadilat projeleri de dahil olmak üzere belediye işlem dosyası getirtildikten sonra dosyada bulunan projelerle birlikte uzman bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılarak, mimari proje ve varsa tadilat projesine aykırı bir durum olup olmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde saptanmalı, ortak alanda yapılan inşaat ve imalatlara ilişkin alınan kat malikleri kurulu kararları gözetilmeli, belediyede bulunan mimari proje ile tapu müdürlüğünden gelen mimari proje arasında çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin nereden kaynaklandığı net bir şekilde ortaya konulmalı, davacı vekilinin belediyede bulunan mimari projede tahrifat yapıldığına ilişkin iddiaları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.”

    2. Arsa Payı Hesaplamasında Yapılan Hatalar ve İptal Davaları

    Tapu süreçlerinde yaşanan sıkıntılar incelendiğinde, en yaygın ve en tehlikeli hukuki problemlerin başında “arsa payı” hataları gelmektedir. Kat irtifakı kurulurken, her bir bağımsız bölüme o bölümün konumu, büyüklüğü, manzarası ve ticari değeri ile orantılı bir arsa payı tahsis edilmek zorundadır. Adli veri analizleri ve gayrimenkul hukuku istatistiklerine göre, inşaat projelerindeki uyuşmazlıkların yaklaşık yüzde kırkı arsa paylarının adaletsiz dağıtılmasından kaynaklanmaktadır.

    Müteahhitler veya arsa sahipleri, bazen kendi uhdelerinde tutacakları dairelere daha yüksek arsa payı yazarak hukuka aykırı menfaat sağlayabilmektedir. Arsa payının hatalı veya adaletsiz belirlenmesinin yarattığı kesin hukuki sonuçlar şunlardır:

    • Kentsel Dönüşüm Zararları: Bina ileride kentsel dönüşüme girdiğinde, hak sahiplerinin yeni projeden alacağı pay veya müteahhitle yapacağı sözleşmedeki oy hakkı, doğrudan arsa payı oranına göre belirlenir. Düşük arsa payı, doğrudan mülkiyet kaybı demektir.

    • Ortak Gider Dağılımı: Yönetim planında aksi belirtilmedikçe, apartman veya site aidatları, çatı tamiratı gibi ortak giderler arsa payı oranında paylaştırılır.

    • Oy Hakkı Dengesizliği: Kat malikleri kurulunda alınacak stratejik kararlarda, arsa payı büyük olan maliklerin oy ağırlığı hukuka aykırı şekilde artar.

    Arsa paylarının bağımsız bölümlerin gerçek değerleriyle orantılı olmaması durumunda, mağdur olan kat irtifakı sahibi, Asliye Hukuk Mahkemelerinde “arsa payının düzeltilmesi davası” açmalıdır. Bu dava, iyi niyet kuralları çerçevesinde her zaman açılabilir ve hak düşürücü bir süreye tabi değildir.

    3. Kat İrtifakı Sahibinin Yasal Hakları ve Tapu Devir İşlemleri

    Topraktan veya temelden gayrimenkul satın alan kişiler, çoğu zaman mülkiyetin doğuracağı hukuki haklara yapının tamamlanmasından sonra sahip olacaklarını düşünürler. Bu hukuki bir yanılgıdır. Kanun koyucu, kat irtifakı tapusunu da ayni (eşyaya bağlı ve herkese karşı ileri sürülebilen) bir hak olarak tanımlamıştır. Henüz inşaat halinde olan bir projeden kat irtifakı tapusu alan kişi, bağımsız bölümü üzerinde geniş çaplı tasarruf yetkilerine sahip olur.

    Mevzuatımız çerçevesinde bir kat irtifakı sahibinin yasal hakları şunlardır:

    • Tapu Devri ve Satış: Kat irtifakı sahibi, sahip olduğu bağımsız bölümü (ve ona bağlı arsa payını) dilediği zaman, diğer maliklerin iznine veya onayına gerek duymaksızın üçüncü bir kişiye satabilir ve tapuda devredebilir.

    • İpotek Tesis Etme: İlgili bağımsız bölüm üzerinde, bankalardan kullanılacak konut kredileri veya ticari borçlar karşılığında geçerli bir ipotek hakkı tesis edilebilir.

    • Haciz Uygulaması: Borçlunun malvarlığı olarak kabul edilen kat irtifakı payı, alacaklılar tarafından icra müdürlükleri vasıtasıyla haczedilebilir ve satılarak paraya çevrilebilir.

    • Miras Yoluyla İntikal: Hak sahibinin vefatı durumunda, kat irtifakı doğrudan yasal mirasçılara intikal eder.

    Ancak bu haklar mutlak değildir. Kat irtifakı tapusu sahipleri, arsa üzerinde yapılmakta olan inşaatın sözleşmeye, mimari projeye ve ruhsata uygun şekilde tamamlanması için birbirlerine karşı yasal olarak sorumludur. İnşaatın tamamlanmasını haksız yere engelleyen bir paydaşın mülkiyet hakkı, mahkeme kararıyla diğer paydaşlara devredilebilir.

    4. Müteahhidin İnşaatı Yarım Bırakması ve İrtifakın Sona Ermesi

    İnşaat sözleşmelerinde arsa malikleri ve konut alıcıları için en büyük hukuki risk, müteahhidin finansal krize girmesi, iflas etmesi veya haksız yere inşaatı yarım bırakmasıdır. Bu tür “inşaatın durması” senaryolarında, tapu sicilinde kayıtlı olan kat irtifakı durumu ciddi bir mülkiyet çıkmazı yaratır. Yarım kalan bir bina üzerinde yüzlerce kişinin kat irtifakı hakkının bulunması, arsa sahibinin yeni bir müteahhitle anlaşıp inşaatı tamamlatmasını hukuken imkansız hale getirebilir.

    Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 49, bu tür tıkanıklıkları aşmak için özel bir iptal mekanizması öngörmüştür. Kanuni düzenlemelere göre kat irtifakı şu hallerde sona erer veya iptal edilebilir:

    • Arsanın Tamamen Yok Olması: Heyelan, deprem veya kamulaştırma gibi nedenlerle ana gayrimenkulün niteliğini kaybetmesi durumunda irtifak hakkı kendiliğinden düşer.

    • Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre: Kanuna göre, kat irtifakı kurulduktan sonra plan ve projeye uygun olarak 5 yıl içerisinde yapının tamamlanması zorunludur.

    • Hakimin Müdahalesi ile İptal: Eğer 5 yıllık yasal süre geçmesine rağmen inşaat haklı bir sebep olmaksızın tamamlanmamışsa, arsa maliklerinden birinin Sulh Hukuk Mahkemesine başvurması üzerine hakim kat irtifakı sicilinin terkinine (silinmesine) karar verir.

    Bu mahkeme kararıyla birlikte arsa, eski “ham” niteliğine (arsa paylı mülkiyete) geri döner. Bu aşamada, projeden ev alan ve kat irtifakı iptal edilen üçüncü kişilerin, ödedikleri bedelleri geri alabilmek için müteahhide karşı sebepsiz zenginleşme veya tazminat davası açmaları zorunludur.

    5. İskan Aşaması: Kat İrtifakından Kat Mülkiyetine Geçiş Sorunları

    İnşaat sürecinin nihai ve en sorunlu aşaması, yapının fiziken tamamlanmasının ardından hukuken de “tamamlanmış” sayılmasıdır. Bir binanın ruhsatına ve onaylı mimari projesine uygun olarak inşa edildiğini gösteren resmi belgeye Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskan) denir. Yasal mevzuatımız gereği, iskan belgesi alınmadan kat irtifakı tapusundan, bağımsız bölümün asıl hukuki statüsü olan “kat mülkiyeti” tapusuna geçiş yapılamaz.

    Güncel yasal düzenlemeler (2009 tarihli KMK değişikliği), iskan belgesi alındıktan sonra tapu müdürlüğünün re’sen (kendiliğinden) kat mülkiyetine geçiş işlemini yapmasını öngörmektedir. Ancak uygulamada, müteahhitlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle on binlerce bina kat irtifakı statüsünde kalmaya mahkum olmaktadır. İskan alınamamasının ve tapu süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların başlıca sebepleri şunlardır:

    • Mimari Projeye Aykırılık: Müteahhidin fazladan bir kat çıkması, sığınak veya otopark gibi ortak alanları dükkana veya daireye çevirmesi (kaçak yapılaşma) durumunda belediye iskan vermez.

    • SGK ve Vergi Borçları: İnşaatta çalışan işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinin ödenmemesi veya inşaat firmasının vergi borçlarının bulunması, iskan belgesinin önündeki en büyük bürokratik engeldir.

    • Eksik İmalat: Asansör, yangın merdiveni, çevre düzenlemesi gibi ruhsatta yer alan fiziki donatıların eksik bırakılması.

    Bir binanın kat irtifakı tapusuyla kalması, o binanın hukuken hala “inşaat” statüsünde görülmesine neden olur. Bu durum, daire sahiplerinin konut kredisi kullanımını zorlaştırır, binaya şantiye tarifesi üzerinden yüksek faturalı elektrik/su bağlanmasına yol açar ve gayrimenkulün piyasa değerini doğrudan düşürür.

    6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    6.1. Kat İrtifakı ile Kat Mülkiyeti Arasındaki Hukuki Fark Nedir?

    Gayrimenkul hukukunda en sık karıştırılan iki kavram olan kat irtifakı ve kat mülkiyeti, aslında bir inşaat projesinin birbirini izleyen iki farklı yasal aşamasıdır. Kat irtifakı, henüz ortada tamamlanmış bir bina yokken veya inşaat devam ederken, arsa üzerinde ileride yapılacak bağımsız bölümler (daire, iş yeri) için kurulan geçici ve arsa payına bağlı bir irtifak hakkıdır. Yani hukuken satın alınan şey bir “ev” değil, o evin yapılacağı arsa üzerindeki paydır. Kat mülkiyeti ise, inşaatın ruhsata ve projeye uygun olarak tamamen bitirilmesi ve yetkili idareden (belediyeden) “iskan” (yapı kullanma izin belgesi) alınmasıyla kurulan, mülkiyetin doğrudan fiziksel yapıya geçtiği nihai ve bağımsız mülkiyet hakkıdır. Özetle; irtifak inşaat aşamasının, mülkiyet ise tamamlanmış yasal yapının tapusudur.

    6.2. Müteahhit İskan Almazsa Kat İrtifakı Sahipleri Ne Yapabilir?

    İnşaat sözleşmelerinde müteahhidin en temel asli edimi, binayı eksiksiz tamamlamak ve iskan belgesini alarak tapuları kat mülkiyetine çevirmektir. Müteahhidin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi (temerrüde düşmesi) durumunda, kat irtifakı sahiplerinin kanuni seçimlik hakları doğar. Paydaşlar, Tüketici Mahkemelerinde veya Asliye Hukuk Mahkemelerinde “aynen ifa ve gecikme tazminatı” talepli davalar açabilirler. Ayrıca hukukumuzda “nama ifa” adı verilen bir müessese mevcuttur. Malikler, mahkemeden yetki alarak binadaki iskan eksikliklerini kendi ceplerinden harcama yaparak tamamlayabilir, iskanı alabilir ve yaptıkları tüm resmi masrafları müteahhidin malvarlığına veya arsadaki uhdesinde kalan dairelere haciz koydurarak tahsil edebilirler.

    6.3. Kat İrtifakı Tapusu Olan Bir Daire İçin Banka Kredisi Çekilebilir Mi?

    Evet, çekilebilir. Tüketicilerin “topraktan” projelerde kredi kullanamayacağına dair yaygın bir yanlış inanış bulunmaktadır. Bankalar, mülkiyetin güvencesi olarak kat irtifakı tapusunu geçerli bir yasal teminat (ipotek aracı) olarak kabul etmektedir. Ancak burada belirleyici olan unsur, inşaatın fiziki tamamlanma seviyesidir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) uygulamaları ve bankaların iç mevzuatları gereği, bir kat irtifakı tapusuna konut kredisi onaylanabilmesi için ilgili projenin (inşaatın) en az %70 veya %80 oranında tamamlanmış olması şartı aranır. Bankanın atayacağı lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı (eksper), inşaat seviyesini tespit eder ve onay verirse, kat irtifakı payı üzerine ipotek tesis edilerek kredi kullandırılır.

    6.4. İnşaat Hiç Başlamazsa veya Yarım Kalırsa Kat İrtifakı Tapum İptal Olur Mu?

    Evet, hukuken iptal edilme riski mevcuttur. Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) Madde 49 hükümleri, mülkiyetin süresiz olarak belirsizlikte kalmasını engellemek için tasarlanmıştır. Yasal düzenlemeye göre, bir arsa üzerinde kat irtifakı kurulduktan sonra plan ve projesine uygun olarak 5 (beş) yıl içerisinde inşaata başlanmazsa veya başlanıp da haksız yere yarım bırakılırsa, arsa maliklerinden herhangi birinin talebi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi irtifak hakkının iptaline (terkinine) karar verebilir. Bu iptal kararıyla birlikte arsa, irtifak kurulmadan önceki “ham” ve paylı mülkiyet haline geri döner. Bu durum, projeden bağımsız bölüm alan üçüncü kişiler için ciddi bedel iadesi (sebepsiz zenginleşme) davalarının açılmasını gerektiren zorlu bir hukuki sürecin başlangıcıdır.

    6.5. Arsa Payımın Eksik veya Yanlış Hesaplandığını Nasıl Anlarım?

    Bir bağımsız bölüme özgülenen arsa payı, o bölümün kat irtifakı kurulduğu tarihteki konumu, büyüklüğü (metrekaresi), cephesi ve manzarası gibi ticari değerini etkileyen unsurlarla orantılı olmak zorundadır. Örneğin; binanın en üst katındaki 150 metrekarelik manzaralı bir daire ile giriş kattaki 80 metrekarelik karanlık bir dairenin arsa payları eşit olamaz. Eğer tapu senedinizdeki pay, dairenizin gerçek değeriyle bariz bir orantısızlık içindeyse veya kentsel dönüşüm sürecinde haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, Asliye Hukuk Mahkemesinde “arsa payının düzeltilmesi davası” açabilirsiniz. Bu davalarda hakim, uzman bilirkişi heyeti vasıtasıyla binanın projesini yeniden inceletir ve hukuka aykırı dağıtımı iptal ederek adil bir yeni paylaştırma tablosu oluşturur.

    7. Sonuç

    Gayrimenkul sektörü, ekonomik hacmi ve içerdiği yüksek mali riskler sebebiyle mülkiyet haklarının en sıkı yasal güvencelerle korunması gereken alanların başında gelir. Henüz tamamlanmamış inşaat projelerinde mülkiyetin hukuki temelini oluşturan kat irtifakı, arsa sahiplerine ve konut alıcılarına ayni (mutlak) bir hak sağlasa da, beraberinde titizlikle yönetilmesi gereken zorlu süreçleri de getirmektedir. Arsa paylarının mimari projeye ve hakkaniyete uygun olarak dağıtılmasından, inşaatın yasal süresi olan beş yıl içinde ruhsata uygun şekilde tamamlanmasına ve nihayetinde iskan belgesinin alınarak kat mülkiyetine geçilmesine kadar her bir aşama, taraflar için kritik hukuki yükümlülükler barındırır.

    Tapu sicilindeki bir kat irtifakı kaydı, tek başına mülkiyetin sorunsuz bir şekilde elde edildiği anlamına gelmez. Hatalı arsa payı tespitleri kentsel dönüşümde telafisi imkansız metrekare kayıplarına yol açarken; iskanı alınmamış binalar mülkiyeti sürekli “inşaat” statüsünde bırakarak gayrimenkulün ekonomik değerini düşürmektedir. İnşaat sözleşmelerinin tanziminden, tapudaki tescil işlemlerine ve müteahhidin temerrüdü (gecikmesi) halinde açılacak tapu iptal, tescil veya tazminat davalarına kadar tüm süreçlerin, gayrimenkul ve eşya hukuku alanında uzman, teknik bir hukuki destekle yürütülmesi yasal bir zorunluluktur. Hak kayıplarının önüne geçebilmenin tek yolu, yasal adımları doğru zamanda ve eksiksiz atmaktır.

    Yorum bırakın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Scroll to Top