Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK Madde 166/3)

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve sürdürülemez hale gelmesi durumunda, eşlerin boşanmanın hukuki ve mali sonuçları üzerinde tam bir uzlaşı sağlayarak evliliği sonlandırması “anlaşmalı boşanma” olarak adlandırılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bu müessese, çekişmeli boşanma süreçlerinin getirdiği psikolojik ve ekonomik yıpranmayı en aza indiren, usul ekonomisine uygun bir hukuki yoldur.

Ancak bu sürecin hızlı, kesin ve sorunsuz bir biçimde tamamlanabilmesi için, tarafların iradelerini şüpheye yer bırakmayacak ve hukuka uygun bir biçimde yansıtan bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanması yasal bir zorunluluktur. Eksik, muğlak veya kanunun emredici hükümlerine aykırı düzenlenen bir protokol, mahkeme (hakim) tarafından reddedilebileceği gibi, ilerleyen yıllarda telafisi güç hak kayıplarına ve yeni hukuki ihtilaflara (nafaka, velayet, mal rejimi davaları vb.) zemin hazırlayabilir. Bu rehberde, TMK Madde 166/3 kapsamında hukuken geçerli bir protokolün taşıması gereken zorunlu unsurlar detaylandırılmış ve okuyuculara yol göstermesi amacıyla temel bir sözleşme örneğine yer verilmiştir.

Yazı İçeriği

    1. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği

    (Aşağıdaki metin, tarafların üzerinde uzlaşabileceği temel maddeleri içeren taslak bir örnektir. Her evliliğin hukuki ve mali dinamiği farklı olduğundan, protokolün somut olayın özelliklerine göre özelleştirilmesi hukuki bir gerekliliktir.)

    • Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneğini Word (.docx) Formatında İndirmek İçin Tıklayınız
    • Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneğini PDF Formatında İndirmek İçin Tıklayınız

    BOŞANMA PROTOKOLÜ

    1. PROTOKOLÜN TARAFLARI:

    TARAF-1

    Ad Soyad : ……………………………………………………… (T.C. Kimlik No : ………..)

    Adres        : ………………………………………………………………………………………

    TARAF-2

    Ad Soyad : ………………………………………………………. (TC Kimlik No : ………..)

    Adres         : ……………………………………………………………………………………………..

    İşbu protokol kapsamında …………………………. ve …………………………. ../../…. yılında akdetmiş oldukları evlilik birliğini devam ettirememiş ve bunun bilincinde olarak, tamamen özgür iradeleri ile evlilik birliğini anlaşmalı bir şekilde sona erdirmek için Medeni Kanun’un 166/3 maddesi uyarınca aşağıda şartlarda işbu anlaşmaya varmış bulunmaktadırlar.

    2. PROTOKOLÜN BOŞANMAYA ŞARTLARI:

    Taraflar evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeni ile bu birliği anlaşmalı boşanma ile sona erdirmeye karar vermişlerdir. Her iki taraf da mahkemece boşanma kararı verilmesini talep etmektedir.

    İş bu protokol ile taraflar; aralarındaki evliliği anlaşmalı biçimde sonlandırmayı ve bu kapsamda mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıkları işbu protokol kapsamında tasfiye etmeyi amaçlamaktadırlar

    3. VELAYETE İLİŞKİN ANLAŞMA ŞARTLARI:

    a. Tarafların evliliklerinden ../../…. doğum tarihli ……….. TC kimlik numaralı ….. ……… isimli müşterek çocukları bulunmaktadır. Taraflar, müşterek çocuğun velayeti hususunda; velayetin anne/baba ……………………….’na verileceği yönünde taraflar anlaşmışlardır.

    b. Müşterek çocuklar ile anne/baba ……………….. Arasında her hafta sonu Cumartesi günü saat 10:00 ile Pazar günü saat 10:00 arasında yatılı; …. yılı itibari ile okul Şubat yarıyıl tatilinin haftası Pazartesi günü saat 10:00 ile 2. haftası Pazartesi günü saat 10:00 arası yatılı; Kasım ve Nisan ayında mevcut olan bir haftalık ara tatillerde; ara tatilin başlangıcı olan Cumartesi saat 10:00 ile Salı akşamı 17:00 arasında üçer gün yatılı; her sene yaz tatilinde Temmuz ayının 1’inden 31’ne kadar olmak üzere yatılı; her sene Ramazan Bayramı arefe günü sabah saat 09:00’dan 3.günü akşam 21:00’e kadar yatılı; dini bayramların dahil edildiği resmi tatil günlerinin 4 günden fazla olması halinde en az 2 gün yatılı; babalar günü görüşme gününe isabet etmemesi halinde saat 10:00 ile 19:00 arası; babanın görüşme günü Anneler Gününe isabet etmesi halinde çocukların annenin yanında kalacağı şekilde şahsi ilişki kurulacaktır.

    c. Her iki taraf müşterek çocukların her türlü özel gününde, çocuğun doğum günü ve özel gün kutlamalarında birbirlerine gereken kolaylığı gösterecektir.

    d. Çocuğun anne ve baba ile yapacağı seyahatler için taraflar birbirini haberdar etmeyi ve yurtdışı çıkışları için makul süre öngörülerek gerekli muvafakati vermeyi peşinen kabul etmektedirler.

    e. Okul veli görüşmeleri ve özel gösterim günlerinde her iki taraf birbirine haber verilerek katılımı sağlanacaktır. Okul kayıt yenileme dönemlerinde her iki ebeveynin kişisel erişim bilgileri okul yönetimine verilmeye devam edilecektir.

    f. Taraflar, çocukla şahsi münasebet kurar iken, çocuğun sağlığına, ruhsal yapısına, bakımına, kişisel gelişimine, örf ve adetlere, aile yapısına, Yasanın ebeveynlere yüklediği edimlere azami derecede dikkat gösterecek ve önemli gelişmelerden birbirini haberdar ederek bir bütünlük içinde hareket edeceklerdir.

    g. Taraflar; müşterek çocuğun, tüm öğrenim hayatı boyunca lisans hayatı bitene kadar, tüm eğitim, okul ücretleri, okul harcamalarını (okul giyimi, kitap, kırtasiye, iletişim vb) tarafların birlikte belirleyecekleri ve ortaklaşa karar verilmek suretiyle, kayıt yaptırılmaya karar verilmesi halinde özel okul ücretlerini, özel kurs ücretlerini, özel ders ücretlerini, servis ücretlerini ve okul yemek bedelleri ile sağlık masrafları olmak üzere tüm masrafların %60’nı anne/baba ………………….…; %40’ını anne/baba …………………….. ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.

    h. Anne/Baba ………………………….. (g) bendinde belirtilen masraf paylaşımının haricinde müşterek çocuk için aylık ……………… TL iştirak nafakasını her ayın 1 (bir) ila 10’u (on) arasında anne/baba ………………………’nun TR…………………………… nolu iban numaralı ……. Bankası hesabına ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Kararlaştırılan bahse konu nafaka tutarı; boşanma kararının kesinleşmesinden bir yıl sonra ilk artış yürürlüğe girmek üzere gelecek yıllarda da TÜİK tarafından belirlenen ÜFE endeksindeki 12 aylık ortalama oranında artırılacaktır.

    4. ANLAŞMA ŞARTLARI:

    a. Tarafların birbirlerinden halihazırda ve ileriye dönük olacak şekilde tedbir ve/veya yoksulluk adı altında herhangi bir nafaka talepleri bulunmamaktadır. Her bir taraf, nafaka talebinde bulunmamanın kendisini yoksulluğa düşürmeyeceğini, ileride herhangi bir şekilde yoksulluk/yardım/tedbir nafakası adı altında birbirlerinden nafaka talebinde bulunmayacaklarını kabul ve beyan etmişlerdir.

    b. Tarafların evlilik birliğinin doğumu ve sona ermesine bağlı olarak maddi, manevi tazminat veya her ne ad altında olursa olsun birbirlerinden hiçbir şekilde herhangi bir alacak haklarının olmadığı; halihazırda ve ileriye dönük olarak birbirlerine yönelik maddi-manevi tazminat anlamında alacak taleplerinin olmadığı/olmayacağı, bu konuda birbirlerine dava açmayacakları hususunda taraflar mutabık olup bu hususta her iki taraf da birbirini karşılıklı olarak en geniş anlamda gayrikabili rücu olmak üzere ibra etmektedir.

    c. Evlilik birliği içerisinde alınan …………. İli ……… ilçesi ……. Mahallesi …. parsel, ….. ada numaralı taşınmaz üzerinde, …… no’lu bağımsız bölüm …………………………adına kayıtlı olup; taşınmazın taraflardan …………………………’nda kalması hususunda taraflar anlaşmıştır. …………………………, boşanma sonrasında söz konusu taşınma üzerinde herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini, taşınmaz ile ilgili olarak ileride ………………………… aleyhine yasal yollara başvurmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir.

    d. Mal rejiminin tasfiyesi kapsamında; evlilik birliği içerisinde satın alınan …………… Plakalı …. model, ………………………… araç ………………………… adına kayıtlı iken söz konusu aracın mal paylaşımı sonrasında …………………………’na devredileceği hususunda taraflar anlaşmıştır. ………………………… adına kayıtlı olan …………… Plakalı aracı en geç boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde…………………………’na devir ve teslim etmeyi ………………………… kabul ve taahhüt etmiştir.

    e. İşbu “Protokol” uyarınca mal paylaşımı yapılmış olması itibari ile tarafların evlilik birliğinin sonlanması ve işbu Protokol hükümlerinin yerine getirilmesi akabinde; 4721 Sayılı Türk Medeni Yasası’nın Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi hükümleri gereğince, geçmişten/ileriye dönük ve hiçbir şekilde birbirlerinden evlilik içinde edinilen menkul ve gayrimenkuller kapsamında; KATILMA ALACAĞI (ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI), KATKI PAYI ALACAĞI, (DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI), EKLENECEK DEĞERLER ALACAĞI v.b. ile MAL TASFİYESİ anlamında herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığı, birbirlerine karşı mal tasfiyesi hükümlerine ilişkin herhangi bir dava açmayacaklarını, taleplerinin olmadığı, bu yönde oluşmuş ya da oluşacak hiçbir hak ve alacaklarının bulunmadığını kabul, beyan ve taahhüt etmekle birlikte bu konuda birbirlerini karşılıklı olarak gayrı kabili rücu olmak üzere ibra etmişlerdir. 

    f. Taraflardan …………………………’na nişan ve düğün esnasında takılan ziynetlerin tamamı, adı geçende kalacak olup …………………………’ndan bu nedenle ziynet eşyalarına karşılık olarak maddi içerikli hiçbir istemde bulunulmayacaktır.

    g. Taraflardan ………………………… müşterek evden ayrılacak olup kendisine ait özel eşya ile menkul niteliğindeki tüm eşyalarını almış bulunmaktadır. Taraflar birbirlerinde; herhangi bir menkul malı, nakit parası, kişisel/özel eşyası, takı ve ziynet eşyalarının olmadığını, müşterek evden bütün özel eşyalarını, takı ve ziynet eşyalarının tamamını teslim aldıklarını beyan ve kabul ederler.

    Ayrıca,…………………………’nun evlilik birliğinden kaynaklı olarak vaat edilen herhangi bir mehir alacağının olmadığını beyan etmekle birlikte; taraflar evlilik birliğinin sonlanmasından kaynaklı olarak menkul eşya, ziynet eşyası, takı, kişisel/özel eşya ve mehir alacağı adı altında birbirlerinden ileride herhangi bir şekilde hak ve alacak talebinde bulunmayacaklarını kabul ve beyan etmekte olup taraflar birbirlerini gayri kabili rücu ibra etmişlerdir.

    f. Vekalet ücreti ve masraf talepleri; Taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden boşanma davası kaynaklı yargılama masrafı ve avukatlık vekalet ücreti talep etmeyeceklerdir.

    g. Taraflar, aralarındaki mal rejiminin tasfiye edildiğini, boşanmanın mali sonuçları hakkında aralarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, işbu Protokol’de belirtilenlerin dışında birbirlerinden başkaca bir maddi-manevi talepte bulunmadıklarını ve bulunmayacaklarını; kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir

    h. Taraflar işbu protokolün BOŞANMA KARARINA dercini talep edeceklerdir.

    Yukarıda açıklanan tüm hususlar üzerinde, taraflar serbest iradeleri ile mutabakata varmış olup, 4 (dört) sayfadan ibaret işbu Protokol, mahkeme dosyasına sunulmak üzere 3 (üç) nüsha halinde imzalanmıştır. İşbu Protokol Türk Medeni Kanunu’nun 184. Maddesinin 5. fıkrası gereğince Mahkeme tarafından onaylanması ile birlikte geçerli hale gelecektir. ../../….

                          TARAF-1                      TARAF-2

               (Ad, Soyad, İMZA)    (Ad, Soyad, İMZA)


    2. TMK 166/3 Çerçevesinde Anlaşmalı Boşanmanın Temel Şartları

    Türk hukuk sisteminde anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi, kanun koyucu tarafından sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Tarafların kendi aralarında sadece bir anlaşmalı boşanma protokolü imzalamaları, evlilik birliğinin sona ermesi için tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasına göre mahkemenin bu yönde bir karar tesis edebilmesi için şu temel şartların bir arada bulunması zorunludur:

    • Süre Şartı: Evlilik birliğinin resmi olarak kurulduğu (nikah) tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar en az bir (1) yıl geçmiş olmalıdır.
    • İrade Beyanı: Eşlerin mahkemeye birlikte başvurmaları veya bir eşin açtığı boşanma davasının diğer eş tarafından tüm sonuçlarıyla kabul edilmesi gerekir.
    • Hakim Huzurunda Beyan: Tarafların duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak (avukatları olsa dahi) boşanma iradelerini hakime sözlü olarak beyan etmeleri emredici bir kuraldır.
    • Uzlaşı Şartı: Tarafların, boşanmanın tüm mali sonuçları ve varsa çocukların durumu hakkında tam bir mutabakata vararak mahkemeye bir anlaşmalı boşanma protokolü sunmaları ve hakimin bu düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

    3. Geçerli Bir Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hangi Unsurları Kapsamalıdır?

    Hazırlanacak metin, sıradan bir sözleşme değil, mahkeme ilamına (kararına) dönüşecek olan resmi bir belgedir. Bu nedenle bir anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenirken, ileride yoruma açık hiçbir boşluk bırakılmamalıdır. Hukuken geçerli ve eksiksiz bir protokolde bulunması gereken zorunlu unsurlar şunlardır:

    • Boşanma İradesi: Tarafların evlilik birliğini sona erdirme konusundaki kesin iradeleri net bir şekilde ifade edilmelidir.
    • Maddi ve Manevi Tazminat: Tarafların birbirlerinden tazminat talebi olup olmadığı, varsa miktarı ve ödeme şekli belirtilmelidir. Talep yoksa “tarafların birbirlerinden tazminat talebi yoktur ve bu konuda birbirlerini ibra etmişlerdir” şeklinde kesin bir hüküm konulmalıdır.
    • Nafaka Düzenlemeleri: Yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarı, artış oranları ve ödeme tarihleri şüpheye yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır.
    • Çocukların Durumu: Velayetin kime verileceği ve diğer eşin çocukla hangi gün ve saatlerde kişisel ilişki kuracağı belirlenmelidir.

    4. Çocukların Durumu: Velayet ve İştirak Nafakası Düzenlemeleri

    Aile hukukunun en hassas ekseni, müşterek çocukların durumudur. Eşler bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken velayet ve nafaka konusunda serbestçe anlaşabilirler. Ancak kanun, burada mutlak bir “irade serbestisi” tanımaz. Tüm düzenlemelerde gözetilmesi gereken tek kural, “çocuğun üstün yararı” ilkesidir.

    Velayeti kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması yasal bir zorunluluktur. Bu katılım payına “iştirak nafakası” denir. Protokolde iştirak nafakası talep edilmese dahi, velayet sahibi eş ilerleyen yıllarda çocuğun ihtiyaçlarının artması sebebiyle yeniden nafaka davası açma hakkına sahiptir. Çünkü çocuğun nafaka hakkından feragat edilmesi hukuken geçerli kabul edilmez.

    5. Maddi Sonuçlar: Mal Paylaşımı ve İbra Kurumu

    Adli istatistiklere ve mahkeme kayıtlarına yönelik yapılan analizler, anlaşmalı boşanma sonrasında taraflar arasında açılan yeni davaların büyük bir çoğunluğunun “mal rejiminin tasfiyesi” (katılma alacağı, değer artış payı) kaynaklı olduğunu göstermektedir. Bu uyuşmazlıkların temel nedeni, mahkemeye sunulan anlaşmalı boşanma protokolü metninde mal paylaşımının açıkça düzenlenmemesi veya baştan savma maddeler kullanılmasıdır.

    Protokolde “tarafların eşyalar konusunda anlaştığı” şeklindeki genel geçer bir ifade, ileride açılacak davaları engellemez. Evlilik birliği içinde edinilmiş ev, araç, banka hesapları ve ziynet eşyalarının kime, hangi oranda kalacağı kalem kalem yazılmalıdır. Ayrıca, “taraflar mal rejiminden kaynaklanan tüm alacakları yönünden birbirlerini gayrikabili rücu ibra etmiştir” şeklindeki hukuki terimlerin metne dahil edilmesi, sonradan doğabilecek hukuki ihtilafların kesin olarak önüne geçecektir.

    [Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 03.05.2018 T. 2016/2660 E. 2018/12125 K.]

    “…boşanma davasında davalı olan kadınının boşanmanın fer’ilerinden olan maddi, manevi tazminat vb. açıkça feragat ettiği sabit ise de, mal rejiminin tasfiyesine konu olan evlilik birliği içinde edinilen taşınır veya taşınmazlardan kaynaklanan haklarından ve ziynet talebinden feragat ettiği kabul edilemez. Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin bulunması ve bu yöndeki anlaşmanın geçerli olabilmesi için düzenlemenin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tek tek ve ismen sayılmak suretiyle açıkça belirlemiş olmaları gerekir. Uyuşmazlık konusu protokolün bu haliyle TMK 226 ve 226/1 maddesi uyarınca eşlerden birinin diğerinde bulunan ziynetlerin talebini ve mal rejiminin tasfiyesini de kapsamadığı görülmekte bulunan dava yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Hangi hususları içerdiği muğlak olan protokolün TMK’nun 166/3 maddesine uygunluğu kabul edilemeyeceğinden, davacının boşanma davasına ilişkin anlaşma protokolü ve yargılama oturumundaki beyanları esas alınarak aleyhine karar verilemez.”

    6. Hakim Onayı ve Protokolün Mahkemede Değiştirilmesi İhtimali

    Tarafların bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlayıp imzalamaları, sürecin kesin olarak bu şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez. TMK Madde 166/3, hakime bu protokolü denetleme ve gerektiğinde müdahale etme yetkisi vermiştir. Hakim, protokolde yer alan maddeleri (özellikle çocukların velayeti, kişisel ilişki süreleri ve nafaka miktarları yönünden) tarafların ve çocukların menfaatlerine aykırı bulursa, bu maddelerde resen değişiklik yapabilir.

    Hakimin öngördüğü bu değişiklikler ancak taraflarca duruşmada açıkça kabul edilirse boşanma kararı verilebilir. Taraflardan biri, hakimin yaptığı değişikliği kabul etmezse, anlaşmalı boşanma şartları ortadan kalkar ve dava usulden reddedilir veya eşlerin talebi doğrultusunda çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Bu sebeple protokol, yasal normlara ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak, profesyonel bir hukuki süzgeçten geçirilerek hazırlanmalıdır.

    [Yargıtay HG. Hukuk Genel Kurulu 11.03.2021 T. 2020/303 E. 2021/242 K.]

    “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı  hükmü uygulanmaz.”

    7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    7.1. Anlaşmalı Boşanma Protokolü İmzalandıktan Sonra Davadan Vazgeçilebilir Mi?

    Hukuk sistemimizde, tarafların irade serbestisi esastır. Eşlerin kendi aralarında bir anlaşmalı boşanma protokolü imzalayarak mahkemeye sunmaları, bu karardan geri dönülemeyeceği anlamını taşımaz. Mahkeme hakimi önünde duruşmada boşanma iradesi sözlü olarak teyit edilene kadar, taraflardan her biri tek taraflı olarak bu iradesinden vazgeçebilir. Hatta mahkeme kararı verilmiş olsa dahi, karar kesinleşinceye (istinaf süreci bitene) kadar taraflar feragat dilekçesi vererek boşanmaktan vazgeçme hakkına sahiptir. Vazgeçme durumunda protokol tamamen hükümsüz hale gelir.

    7.2. Protokolde Belirlenen Nafaka ve Velayet Kararları İleride Değiştirilebilir Mi?

    Aile hukukunda bazı hususlar kesin hüküm teşkil etmez; zamanın ve şartların değişmesine bağlı olarak yeniden düzenlenmeye açıktır. Mahkemece onaylanmış bir anlaşmalı boşanma protokolü ile karara bağlanan iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve velayet düzenlemeleri “değişen şartlara uyarlama” davalarına konu edilebilir. Örneğin; velayeti alan tarafın çocuğun üstün yararını ihlal edecek eylemlerde bulunması halinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Benzer şekilde, enflasyon oranları veya tarafların ekonomik durumlarındaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle nafakanın artırılması, azaltılması veya tamamen kaldırılması talebiyle mahkemeye başvurulması hukuken mümkündür.

    7.3. Bir Yıllık Evlilik Süresi Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlanabilir Mi?

    Türk Medeni Kanunu Madde 166/3 hükmü, anlaşmalı boşanma davaları için bir yıllık evlilik süresini mutlak bir dava şartı olarak belirlemiştir. Bu süre, resmi nikahın kıyıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen zamanı ifade eder. Bir yıl dolmadan mahkemeye sunulan bir anlaşmalı boşanma protokolü, içerik olarak ne kadar eksiksiz olursa olsun, dava hakim tarafından usulden reddedilecektir. Bu gibi durumlarda, sürenin dolması beklenebilir veya eşlerin mutabakatı var ise kanundaki diğer boşanma sebeplerine (şiddetli geçimsizlik vb.) dayalı olarak ve iddiaların tanıklarla ispatlandığı bir çekişmeli boşanma davası yolu tercih edilebilir.

    7.4. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Avukat Olmadan Hazırlanabilir Mi?

    Mevzuatımız gereği, kişilerin kendi davalarını avukat olmaksızın açmaları ve takip etmeleri mümkündür; dolayısıyla taraflar kendi hazırladıkları bir anlaşmalı boşanma protokolü ile mahkemeye başvurabilirler. Ancak, bu metinler standart birer matbu evrak değildir. Her ailenin ekonomik yapısı, mal varlığı ve hukuki durumu parmak izi gibi benzersizdir. İnternetten kopyalanan taslak metinlerle hazırlanan sözleşmeler, çoğunlukla mal rejiminin tasfiyesi ve tazminat ibraları yönünden eksiklikler barındırmakta; bu da boşanmadan aylar veya yıllar sonra tarafları on binlerce liralık yeni davalarla karşı karşıya bırakmaktadır.

    8. Sonuç

    Evlilik birliğinin sonlandırılması, taraflar ve varsa müşterek çocuklar için psikolojik açıdan yeterince yıpratıcı bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu Madde 166/3, bu sürecin adliye koridorlarında yıllarca sürecek husumetlere dönüşmesini engellemek amacıyla “anlaşmalı boşanma” müessesesini öngörmüştür. Ancak bu hukuki imkanın amacına ulaşması, kusursuz ve öngörülebilir bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanmasına bağlıdır.

    Velayet hakkı, nafaka yükümlülükleri, maddi-manevi tazminat talepleri ve evlilik süresince edinilen malların tasfiyesi gibi tarafların hayatını doğrudan etkileyecek hususlar, bu protokol ile kalıcı bir hukuki statüye kavuşmaktadır. Yetersiz veya hatalı ifadelerle mahkemeye sunulan metinler, uyuşmazlıkları bitirmek yerine sadece erteler. Bu nedenle, eşlerin üzerinde uzlaştığı şartların hukuki bir forma dönüştürülmesi aşamasında yasal sınırların ve emredici kuralların titizlikle gözetilmesi şarttır. Adaletin tecellisi ve hak kayıplarının önlenmesi, atılacak her yasal adımda ciddiyet ve hukuki öngörü gerektirmektedir.

    Avukat Çağlar Çelik

    İstanbul Barosu levhasına kayıtlı olarak Çelik Avukatlık Bürosu bünyesinde hukuki danışmanlık hizmeti sunan Av. Çağlar Çelik, Ticaret Hukuku ve şirketler hukuku uyuşmazlıkları, bilişim hukuku mevzuatı ve dijital varlıkların korunması başta olmak üzere hukukun her alanında faaliyet göstermektedir. Sektörel dinamiklere hakimiyeti ve çözüm odaklı yaklaşımıyla; şirketlere, ticari işletmelere ve bireysel müvekkillerine yasal sınırlar çerçevesinde nitelikli ve kapsamlı hukuki destek sağlamaktadır.

    Yorum bırakın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Scroll to Top
    Bu içeriğin tüm telif hakları Çelik Avukatlık Bürosu'na (caglarcelik.av.tr) aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve kullanılamaz.